Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert

“Sevr ya da Lozan, Esaret ya da Bağımsızlık!”

ÖNDER Haber / A.Kemal KAŞKAR -

“Sevr ya da Lozan, Esaret ya da Bağımsızlık!”
Bu içerik 331 kez okundu.

Atatürkçü Düşünce Derneği Milas Şubesi’nden yapılan açıklamada, Lozan Antlaşması’nın 95’inci yıldönümü nedeniyle, ADD’nin geleneksel anma töreninin, Köyceğiz İsmet İnönü anıtı önünde 24 Temmuz Salı günü gerçekleştirileceği, tüm Atatürkçülerin ve basının katılımı için saat 14’te Milas köy garajından Milas Belediyesi’nin katkılarıyla 35 kişilik servis kaldırılacağı bildirildi.

Açıklamada, tören programına ilişkin verilen bilgiye göre, saat 17’de ADD Köyceğiz Şubesinde buluşmanın ardından adım adım ayrıntılar şöyle:

17:15 pankartlarla anıta yürüyüş/ 17:30 Çelenk sunumu/ 17:35 saygı duruşu ve İstiklal Marşı/ 17:45 Köyceğiz Şube Başkanının açış konuşması/ 17:50 Ortaca Şube Başkanından İnönü anıtı tarihçesi/ 17:55 Eşgüdüm şube başkanının konuşması/ 18:00 Katılmaları halinde milletvekillerinin konuşmaları/ Bilim Danışma Kurulu Üyesinin konuşması/ 18:10 Çay ikramı ve kapanış.

‘ADD Genel Merkezi’ açıklaması

ADD Milas Şubesi tarafından gazetemize iletilen 19 Temmuz tarihli ve “Sevr ya da Lozan, Esaret ya da Bağımsızlık” başlıklı ‘ADD Genel Merkezi’ açıklaması ise şöyle …

Türkiye Cumhuriyetinin “tapu senedi” Lozan Antlaşmasının imzalanmasının 95. yılını kutluyoruz. Kan ve can pahasına Ulusal Kurtuluş Savaşımız sonrası Türk diploması tarihinde 224 yıllık bir boyun eğme döneminden sonra kazanılan en büyük uluslararası siyaset zaferini kutluyoruz.

Lozan zaferimize dudak büken “aydınlarımız” yanında, ülkemizi Sevr esaretine götürenlerin günümüzdeki takipçileri, oturdukları “yönetici” koltuklarından Lozan Zaferimizi tartışmaya açıp zaferin “yenilgi” olduğu iddiasına kadar ilerliyorlar. Dahası bu işi Ulusal Kurtuluş Savaşımızda karşımıza sürülen kukla kuvvetlerin ülkesinde yapacak kadar ileri noktaya götürüp Lozan’ı tartışmaya açıyorlar.

Osmanlı devleti 1699 Karlofça Antlaşması ile birlikte hiçbir diplomasi masasından başı dik kalkamadı. Ta ki, Mustafa Kemal Paşa önderliğindeki Ulusal Kurtuluş Savaşımızın zafere ulaşmasına kadar. Buna rağmen Türk ulusunun başının yerden kalkmamasına neden olanların günümüzdeki temsilcileri Türk Ulusunun tarihten ve Anadolu topraklarından silinmesi demek olan Sevr paçavrasını yırtıp atan Lozan’ı “yenilgi” olarak gösterme cüretinde bulunuyorlar.

Ulusal Kurtuluş Savaşının önderleri hakkında idam fermanları çıkaranlar, Paris’in Sevr kasabasında 10 Ağustos 1920 günü imzalanan Sevr Antlaşmasının hiçbir maddesine itiraz edemezken, boynunda idam fermanı olanlar, Sevr paçavrasından sadece 2 yıl 20 gün sonra 30 Ağustos 1922 günü Dumlupınar’da Türk ulusunun zaferini ilan ettiler. Zaferden kısa süre sonra imzalanan Mudanya Ateşkes Antlaşması sonrası Lozan’da başlaması planlanan barış görüşmelerine ihanet içindeki İstanbul Hükümetinin çağrılmasına Türkiye Büyük Millet Meclisi 1 Kasım 1922 günü saltanatın kaldırıldığını ilan ederek yanıt verdi.

Muzaffer Büyük Millet Meclisi ordularının Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa önderliğindeki Türk heyeti Lozan’daki görüşmelere başı dik olarak katıldı. Çok sert geçen tartışmalar çıkmaza girdiğinde toplantıyı yarıda keserek ülkesine döndü. Özellikle ekonomik bağımsızlığımızı ilgilendiren kapitülasyonlar konusunda hiçbir ödün verilmedi. Sonuçta Sevr esaret belgesinin üzerinden 3 yıl bile geçmeden Türkiye Cumhuriyetinin “tapu senedi” Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923 günü imzalandı.

Lozan zaferinden 95 yıl sonra, Lozan’ı küçümsemek, tartışmaya açmak, Lozan yerine Sevr esaretini kabul etmektir. Tarihi geri döndürmeye hiç kimsenin gücü yetmez. Tarihteki her olay o günün koşullarında değerlendirilir. Lozan ile Sevr arasında başka bir seçenek yoktur. Ya Sevr paçavrasına teslim olursunuz ya da Lozan Zaferine sarılırsınız.

Ya esarete boyun eğersiniz ya da Ulusal Bağımsızlığınıza sonsuza kadar sahip çıkarsınız. Lozan Zaferi sonrası, siyasal bağımsızlığımızı ekonomik bağımsızlıkla pekiştirmeyi beceremeyip emperyalizmin boyunduruğuna girmeye razı olanlar, sonunda, Lozan Zaferini tartışmaya açmaya kadar savrulurlar.

Türk Ulusu Lozan Zaferine sahip çıkmaya devam edecek, sonsuza dek yaşatacaktır.

Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X