Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert

CHP Milas İlçe Örgütü hem Lozan’ı hem de Gazetecilerin gününü kutladı

ÖNDER Haber / Adem KANKAYNAR

CHP Milas İlçe Örgütü hem Lozan’ı hem de Gazetecilerin gününü kutladı
Bu içerik 332 kez okundu.

CHP Milas İlçe Örgütü, Türk basınında sansürün kaldırılışının 110’uncu yıldönümü nedeniyle, ilçemizdeki basın mensuplarıyla bir araya geldi. Halk arasında ‘Basın Bayramı’ olarak kabul edilen günü kesilen bir pasta ile kutlayan CHP Milas İlçe Başkanı Hüseyin Çöllüoğlu, “Türk basınında sansür 110 yıl önce kalkmış ancak günümüzde sansür bütün şiddetiyle basının üzerinde duruyor” dedi.

İlçemizdeki tüm basın kuruluşlarının temsilcilerinin katıldığı etkinlikte konuşan CHP Milas İlçe Başkanı Hüseyin Çöllüoğlu; “Aslında bu etkinliği bugün sabah yapmayı planlamıştık ancak Büyükşehir Belediyemizin sizler için bir kahvaltı etkinliği düzenlemesi, akşam için de Milas Belediyemizin yine sizlerle bir akşam yemeğinde bir araya geliyor olması bizlere de bu etkinliği bu saatte yapma zorunluluğunu doğurdu” diyerek söze başladı ve şöyle devam etti:

“24 Temmuz tarihi bizim için son derece önemli bir yere sahiptir. Sevr’in yırtılıp atıldığı, Ülkemizin Tapusu dediğimiz Lozan Barış Antlaşmasının 95’inci yıldönümüdür 24 Temmuz.Ve aynı zamanda basında sansürün kaldırılışının 110’uncu yıldönümüdür … Sizlerin bugününü kutluyoruz ama bize göre bugün, anlamını yitirmiş görünüyor.Çünkü basın, sansürün kaldırıldığı günü bayram diye kutlarken, başka bir sansürün altında ezildiğini görüyoruz. Sizler, günlük ya da haftalık yayın yapan gazeteler olarak elinizden geldiği kadar objektif olmaya gayret gösteriyorsunuz. Bunca ekonomik sıkıntılarla boğuşan, adeta yaşam mücadelesi veren yerel basının işinin ne kadar zor olduğunun farkındayız. Sizler yaşam mücadelesi verirken, ülke genelindeki ulusal basın diye adlandırdıklarımız artık ‘tek ses, tek söz, tek ağızdan çıkacak kararları’ yazar duruma getirildi. Geriye kalan basın kuruluşlarının da ne yazık ki satın alma yoluyla ele geçirilmesinden sonra ülkemiz, 110 yıl önce kaldırmış olduğu sansürün daha beterini bugünlerde yaşamak zorunda bırakıldı.

Ülkemizde, yöneticileri eleştirmek adeta suç… İdarecilerimizin eksiklerini veya işledikleri suçları yazmak adeta bir cezalandırmaya dönüştü. Bu cezalandırma, mahkemeye vermekten başlayıp, sokak ortasında öldürülmeye, fiziki saldırılara maruz kalmaya kadar devam ediyor. Ülkemiz adına gerçekten üzgünüz. Cumhuriyetle birlikte elde ettiğimiz kazanımları birer birer kaybetmekte… Sözde, kaldırılmış olan OHAL, aslında çıkartılan kararnamelerle kalıcı hale getirildi.Bu kararnamelerle valilere olağanüstü yetkiler verildi.Örneğin belediyeleri istedikleri gibi açma-kapama, kayyum atama gibi baskı altına aldılar.Bütün dernek, oda ve hatta son dönemde televizyon, gazeteleri kapatma yoluyla ne yazık ki ülkemiz, yaşadığımız o özgürlük ortamını mumla arar duruma geldi.Korkarım ki gelecekte, bugünleri de arar duruma geleceğiz.Gerek devlet ilanlarından mahrum bırakılarak, gerekse dolaylı baskılarla yerel gazetelerin sıkıntı içerisinde olduğunu gerçekten çok iyi bir şekilde gözlemliyoruz. Yaşam mücadelesi vermenize rağmen toplumu bilgilendirme adına vermiş olduğunuz mücadeleden dolayı sizleri kutluyor, önümüzdeki yıllarda tüm sorunlarınızın ortadan kaldırıldığı 24 Temmuzları birlikte kutlamak dileğiyle, hepinize davetimize katıldığınız için teşekkür ediyoruz.”

 

“Bu bir kaza ya da kader değildir… Bal gibi cinayettir”

CHP Milas İlçe Başkanı Hüseyin Çöllüoğlu, 31 Temmuz’da ilçe örgütü olarak bir yemek düzenleyeceklerini de belirterek, tüm basın mensuplarını o yemeğe davet etti.

Öte yandan, geçen hafta Yatağan Termik Santrali’nde meydana gelen, iki işçinin hayatını kaybettiği, 9 işçinin de yaralandığı göçük olayına da değinen Çöllüoğlu; “Özelleştirmenin doğurduğu bir sonuçtur. Çünkü özel sektör bir an önce kâr elde etmek için yapılması gereken birçok şeyi yapmaz ya da eksik yapar. Böyle bir olay devlete ait olan tesislerde meydana gelebilir ancak özel sektöre göre olma ihtimali daha düşüktür.Açıkça, meydana gelen bu olayı bir iş kazası olarak görmüyoruz. Buna kader deyip geçiştiremeyiz. Bu, bal gibi cinayettir. Üzücü olan ise henüz bu olayla ilgili sorumlu olanların, ihmali bulunanların belirlenmiş olmamasıdır” diyerek, hayatını kaybeden işçilere Allah’tan rahmet, yaralı olanlara da acil şifa dileklerini iletti.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X