Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert

ADD Genel Merkezi’nden Türk Milletine ve yöneticilerine açık mektup

ÖNDER Haber / Adem KANKAYNAR -

ADD Genel Merkezi’nden  Türk Milletine ve  yöneticilerine  açık mektup
Bu içerik 194 kez okundu.

Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Sekreteri Hüseyin Emre Altınışık imzasıyla “Uyarıyoruz” başlıklı yazılı bir açıklama yapıldı.

Açıklamada, “Birçok konuda (Stadlar, köprüler, Üniversiteler) toplumumuza iyi ve olağan bir iş ya da hizmet yapılıyor algısı verilmeye çalışılsa da, ‘Atatürksüz bir Türkiye, Atatürksüz bir tarih’ yaratma gayretleri açıktır” denilmektedir.

 

Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Sekreteri Hüseyin Emre Altınışık imzasıyla yapılan açıklama şöyle:

“Genel Merkez Yönetim Kurulu görevini üstlendiğimiz günden itibaren, ülke ve dünya gündemini daha yakından takip etmekteyiz.

“Yeni Türkiye Yeni Tarih” zihniyetiyle hareket eden; Atatürk Devrimi’nin tüm kazanımlarını yok etmek çabasındaki siyasi anlayışın hızlı adımlarla yol aldığını görmekteyiz.

Birçok konuda (Stadlar, köprüler, Üniversiteler) toplumumuza iyi ve olağan bir iş ya da hizmet yapılıyor algısı verilmeye çalışılsa da, “Atatürksüz bir Türkiye, Atatürksüz bir tarih” yaratma gayretleri açıktır.

Bunun en son ve en somut örneği, 3.Havaalanı projesi ve özellikle bu “yeni havaalanının adı” konusudur.

3. Havaalanıyla İstanbul Atatürk Havaalanının kapatılacağını ve Millet Bahçesine dönüştürüleceğini bizzat Cumhurbaşkanı söylemiştir. Gerekçe olarak da; İstanbul Atatürk

Havaalanı’nın ihtiyaçlara cevap veremediği ve yetersiz kaldığı ileri sürülmektedir.Bu durumda, yeni bir havaalanına geçişe diyecek bir şey olmayabilir.Ancak, bu bir taşınma, bir geçiş ve bir yer değişikliğidir.Bu nedenle isim değiştirilemez, başka bir isim verilemez, yeni bir isim aranamaz.

Kaldı ki, Sayın Cumhurbaşkanının, basın ve yayın araçlarında da yer alan, “havaalanına ad verme konusundaki yetkinin, havaalanını yapan firmaya ait olduğu” yönündeki açıklaması ise, hem hukuksal, hem siyasal anlamda, hiç kuşkusuz, bir yanlış anlamanın ya da yanlış bilgilendirilmenin sonucudur.

Nitekim 3. Havaalanı’nın isminin yine İstanbul Atatürk Havaalanı olarak korunması, siyasi olduğu kadar, hukuki, hatta ahlaki bir zorunluluktur.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusunun, mazlum ulusların efsanevi kahramanının, Türk

Milleti’nin kurtarıcısının adının, ülkenin en büyük havaalanına verilmesinden daha doğal ne olabilir?

1981 de UNESCO’nun 152 ülkenin oybirliğiyle yapmış olduğu uluslararası Atatürk tanımını yeniden anımsamakta yarar görüyoruz:

“Atatürk kimdir? Atatürk, Uluslararası anlayış, işbirliği, barış yolunda çaba göstermiş üstün kişi, olağanüstü devrimler gerçekleştirmiş bir devrimci, sömürgecilik ve yayılmacılığa karşı savaşan ilk önder, insan haklarına saygılı, dünya barışının öncüsü, bütün yaşamı boyunca insanlar arasında renk, dil, din, ırk ayrımı yapmamış eşi olmayan devlet adamı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusudur.”

Bu nedenle, “yeni yerindeki havaalanına” başka bir ad verilmeye çalışılması, Türk Milletinin kahir ekseriyeti tarafından, kesinlikle “bir hakkın kullanılması ya da siyasal bir gereklilik” olarak değil, tam anlamı ile “Tarihin yeniden yazılması” ve “Atatürksüz bir tarih yaratma” çabasının yeni adımı olarak kabul edilecektir.

Siyasi iktidarı uyarıyoruz.Atatürk Havaalanı adı aynen kalmalıdır.Vicdan, ahlak, vefa, hukuk bunu gerektirir. Aksi durumda Anayasal ve Demokratik haklarımızı kullanacağımızın; tüm örgütümüz ve üyelerimizle, bize inanmış milyonlarla, böyle bir yanlışı kabul etmeyeceğimizin bilinmesini istiyoruz.

29 Ekim 2018 de, Cumhuriyetimizin ilanının 95.Yıldönümünde, Türkiye Cumhuriyeti kendisine yakışanı yapmalıdır.

Saygılarımızla.”

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X