Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert

“30 Ağustos Emperyalizmin Yenilgisidir...”

ÖNDER Haber / Adem KANKAYNAR -

“30 Ağustos Emperyalizmin Yenilgisidir...”
Bu içerik 209 kez okundu.

Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Merkezi tarafından bu sene 96’ncı yıldönümünü kutlayacağımız 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yazılı bir açıklama yapıldı. Yapılan açıklamada, “Türk Kurtuluş Savaşı bütün mazlum uluslara güç ve umut kaynağı olmuştur. Mustafa Kemal Atatürk’ün eşsiz liderliğinde emperyalist güçlerin yenilgiye uğratılması dünya tarihinde bir ilktir” ifadelerine yer verildi.

 

Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Merkezince yapılan açıklama şöyle:

“Türk Kurtuluş Savaşı bütün mazlum uluslara güç ve umut kaynağı olmuştur. Mustafa Kemal Atatürk’ün eşsiz liderliğinde emperyalist güçlerin yenilgiye uğratılması dünya tarihinde bir ilktir. Bu nedenle ADD olarak, iktidarın son yıllarda özel çaba harcadığı “Yeni Türkiye Yeni Tarih” çalışmalarına karşı olduğumuzu her fırsatta dile getirmekteyiz. “Yeni Türkiye Yeni Tarih” anlayışı, Kurtuluş ve Kuruluş sürecinin, verilen büyük savaşın ve mücadelenin inkârı demektir. Kurtuluş ve Kuruluş değerlerimize, Cumhuriyet kazanımlarımıza sahip çıkabildiğimiz ölçüde üzerimize oynanan oyunları boşa çıkarabilir, Ulusal Kimliğimizi ve varlığımızı koruyabiliriz. Bu nedenle 30 Ağustos bir büyük uyanışın günü olmalıdır. 1922’nin Zaferi, günümüzün uyanış ve şahlanışının ilk temel taşıdır. Türkiye Cumhuriyeti ne giden yolda 30 Ağustos önemli bir dönüm noktasıdır.

30 Ağustos 1922 Zafer, 30 Ağustos 2018 şahlanış ve uyanıştır. Selâm olsun Tek Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’e ve Silah Arkadaşlarına!

Bayrak bizde nöbet bizde dava emin ellerde...

Büyük Zafer Bayramı Kutlu olsun.”

 

‘Atatürk Devrimi’ni sürdürelim…

30 Ağustos Zafer Haftası nedeniyle genel merkez gibi Atatürkçü Düşünce Derneği Milas Şubesi de yazılı bir açıklama yaptı. Şube Başkanı Gülçin Erşen imzasıyla yapılan açıklama şöyle:

“30 Ağustos Zaferi, Malazgirt’te Türklere kapıları ardına dek açılan bu ülkenin kapılarının, yurttan atılan düşmana kapatılmasıdır... Ama askeri ve sonra da diplomatik açılardan yendiğimiz düşmanlar, ekonomik, siyasal, ticari yollarla Türkiye’ye girip, yerli işbirlikçileriyle kalelerimizi, (fabrikalarımızı, madenlerimizi, ulaştırma, eğitim, sağlık alanlarını) ele geçirmektedir. Siyasi iktidar sahipleri hamasi söylemlerle yetinmektedir...

Yurtsever, Atatürkçü her yaş, cinsiyet ve kesimden halk, - siyasi görüşü ve dinsel inancı ne olursa olsun - içtenlikle yurdunu korumaya, savunmaya hazırdır. Ancak, bazı yönetici, siyasetçi ve aydınların (hatta askerlerin) aynı içten yurt ve yurttaş sevgisini taşıdığından kuşku duymaktayız. Siyasi iktidar öncellikle bu kuşkuları ve halktaki endişe ve karamsarlığı ortadan kaldıracak ciddi uygulamaları ivedilikle yaşama geçirmelidir.

Son yılların moda deyimiyle, Türkiye’nin fabrika ayarlarına dönmesi yeterli değildir. Mustafa Kemal Atatürk’ün sonsuzluğa uçmasıyla, tamamlanamayan, geriye giden, siyasi, ekonomik, toplumsal, yaşamsal önemde ve gereklilikte her şey gerçekleştirilmeye başlanmalıdır. Gerekli ve yeterli özdeksel ve tinsel (maddi ve manevi) kaynağımız, inancımız, enerjimiz, şevkimiz yüreğimizde yurt ve insan sevgimiz vardır. İşte Atatürk’ün kastettiği damarlarımızdaki “asil kan” budur.

Gelin Atatürk’ün birbirini tamamlayan 6 ilkesinden biri olan “Devrimcilik” ruhunu harekete geçirelim.

Hepimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun!

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X