Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert

Milas, büyük bir gururu yaşadı, yaşattı…

ÖNDER Haber / Adem KANKAYNAR

Milas, büyük bir gururu yaşadı, yaşattı…
Bu içerik 323 kez okundu.

30 Ağustos Zafer Bayramı kutlama programı çerçevesinde gündüz yapılan törenlerin ardından aynı gün akşam, Milas Belediyesi tarafından Fener Alayı ve Zafer Konseri düzenlendi. Coşkulu ve kalabalık bir grubun fener alayı yürüyüşünün ardından binlerce Milaslı Atapark’ta buluştu. Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat, kalabalığa hitaben yaptığı konuşmada; “30 Ağustos’u kutlamak hem ödevimiz, hem de görevimizdir. Milas her zamanki gibi yine üzerine düşeni yaptı. Bu gururu yaşattığınız için sizlere teşekkür ediyorum” dedi.

 

Milas Belediyesi Ek Hizmet Binası önünde, ellerinde bayraklarla toplanan kalabalık, marşlar eşliğinde; Milas Belediyesi Çocuk Kütüphanesi, Barış Caddesi, Lozan Caddesi ve Atatürk Bulvarı üzerinden devam edip Atapark’a ulaştı. Fener Alayı Yürüyüşü’ne katılanları daha fazla kalabalık ise yine ellerindeki bayraklarla Atapark’ta karşıladı.

Grup Pusula üyelerinin sahnedeki yerini almalarıyla Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat, kalabalığa hitap etmesi için anons edildi. Alkışlarla ve sloganlarla sahneye çıkan Başkan Tokat, meydandaki muhteşem kalabalığa teşekkür ederek konuşmasına başladı ve şöyle devam etti:

“Bu meydanı dolduran bütün Cumhuriyet âşıklarını, Atatürk Sevdalılarını, vatanını-milletini seven çok değerli hemşehrilerimi saygı ile selamlıyorum. Hepinizin önünde saygı ile eğiliyorum.

Yürüyüşümüz ve meydan gösteriyor ki Milas, tarihin bu en şanlı zaferlerinden birisini yine yüreğinde hissedip, sahiplenip, kutlama coşkusuyla ateşlenmiş durumda. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Biz her zaman atalarına, gazilerine, şehitlerine saygılı olmuş, onlara vefa göstermiş bir insan topluluğuyuz. Bu anlamda Milas’ın duyarlılığını herkesin takdir ettiğini de biliyoruz. Bu hassasiyetinizden ve bu güzel yaklaşımınızdan dolayı hepinizi yürekten kutluyorum.

‘Ayın altında kağnılar gidiyordu.

Kağnılar gidiyordu Akşehir üstünden Afyon’a doğru.

Toprak, öyle bitip tükenmez,

dağlar öyle uzakta,

Sanki gidenler hiçbir zaman

hiçbir menzile erişmeyecekti.

Kağnılar yürüyordu yekpare meşeden tekerlekleriyle.’

Değerli hemşehrilerim. Tarihin en parlak zaferlerinden birisi olan büyük zaferin 96’ncı yıldönümünü büyük bir coşku ile kutluyoruz. Böyle bir zaferi gerçekleştiren bir ulusun ferdi olmaktan hepimiz onur ve gurur duyuyoruz.

Bu, öyle bir zaferdir ki, sadece biz Türkler değil, tüm insanlığın büyük zaferidir. Çünkü ‘Sömürgeciliğin yıkılmaya mahkûm olduğunu gösteren milletlerden birisi de benim milletimdir’ diyor büyük ozan ve üstat Nazım Hikmet…

Yurdumuzu karış karış işgal eden emperyalist devletlere, yokluklar içindeki bir ulusun ‘Ya İstiklâl, Ya Ölüm’ diyerek toplu kalkışması ve mutlak zaferinin destanıdır 30 Ağustos…

Tabi ki ‘Ordular; İlk hedefiniz Akdeniz’dir ileri’ komutuyla yüreklerimize ve beynimize işlemiş bir destan…

Uluslararası tüm otoritelerin ortak görüşüne göre, Mohaç Meydan Savaşı’ndan beri Türk Ulusu’nun en büyük meydan zaferidir. Ve hatta 2’nci Viyana Kuşatması’nın zafere dönüştüğü, makûs talihin yenildiği bir dönüm noktasıdır. Bir milletin yurt ve bağımsızlık anlayışıyla birleşen Mustafa Kemal’in üstün dehasının başarısıdır. Onun için tüm dünyanın gözünde Mustafa Kemal, gerçek, kahraman ve ebedi bir başkomutandır.

8-10 gün içinde yaya ve savaşarak bir orduyu 500 km götürüp denize dayamak, her babayiğidin harcı değildir. Yokluklar içindeki bir orduyu dünyada eşi benzeri görülmemiş manevralarla, düşmanın gözünden kaçırıp, dünyanın en kararlı ordusu haline getirmek tarihte çok az rastlanan bir durumdur. Eğer kurtulmuşsak, eğer bugünleri yaşıyorsak 30 Ağustos’a borçluyuz. 30 Ağustos 1924 tarihinde yani zaferin ikinci yıldönümünde Dumlupınar Çal Tepesi’nde Şehit Asker Anıtı temel atma töreninde bakınız büyük önderimiz bizlere nasıl sesleniyor:

‘Efendiler; Afyonkarahisar, Dumlupınar Meydan Savaşı ve onun safhası olan 30 Ağustos Savaşı, Türk Milleti’nin en önemli dönüm noktasını oluşturur. Milli tarihimiz çok büyük ve çok parlak zaferlerle doludur. Fakat Türk Milleti’nin burada kazandığı zafer kadar kesin sonuçlu, yalnız bizim tarihimizde değil, dünya tarihine yön vermekte kesin etkili bir meydan savaşı hatırlamıyorum. Hiç şüphe etmemelidir ki, Yeni Türk Devleti’nin, Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli burada sağlamlaştırılmış oldu. Sonsuz hayatı burada taçlandırıldı. Bu sahada akan Türk kanları, bu gökyüzünde uçan şehit ruhları devlet ve cumhuriyetimizin sonsuz koruyucularıdır. Harpler, yalnız karşı karşıya gelen iki ordunun çarpışması değildir. Meydan muharebesi milletlerin bütün varlığıyla, ilim ve fen alanlarındaki yükselmeleriyle, ahlaklarıyla, kültürleriyle kısaca bütün maddi ve manevi kudret ve faziletleriyle çarpıştığı bir imtihan meydanıdır.

Efendiler; son sözlerimi özellikle memleketimizin gençliğine yöneltmek istiyorum: Gençler; cesaretimizi destekleyen ve devam ettiren sizsiniz. Siz, almakta olduğunuz eğitim ve anlayış ile insanlık yüksek karakterinin, vatan sevgisinin, düşünce hürriyetinin en kıymetli örneği olacaksınız.

Ey yükselen yeni nesil, gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve devam ettirecek sizsiniz.’

Değerli dostlarım; atalarımıza, cumhuriyetimize, zaferlerimize, laikliğimize, demokrasimize ve devrimlerimize bağlıyız. Bu değerlere yönelen her türlü saldırının karşısına dimdik dikiliriz. Yakın dönemlerde bunların çok acı örneklerini yaşadık. Cumhuriyet değerleri, demokrasi, milli egemenlik, bağımsızlık gibi kazanımlarımıza yönelen her türlü darbe ve dikta girişimini lanetliyoruz. Bir daha bu acıların yaşanmaması için çok iyi düşünmemiz gerektiğini düşünüyorum. 30 Ağustos’un bizim için ve insanlık için neyi ifade ettiğini biliyor, değerini anlıyor ve yüreğimizde hissediyor, sahipleniyoruz. Bizim için var olma, kurtuluş, özgürlük, bağımsızlık, onur, tüm mazlum milletlere örnek olma anlamına gelen 30 Ağustos’u tabiî ki yürekten kutlayacağız. Bu bizim hem ödevimiz, hem görevimiz, hem de hakkımızdır. Bu zaferi önemsizleştirmek, içini boşaltmak, halka kutlanmasını bir zûl gibi göstermek hiç kimseye bir yarar sağlamaz.

İşte Milas halkı… Yine gurur tablosunu gösterdi. Atasına ve zaferine sahip çıktı… Sizlerle gurur duyuyor, yürekten teşekkür ediyorum.

30 Ağustos Zafer Bayramınızı yürekten kutluyorum. Bu kutsal ve tarihi gün vesilesiyle; başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, silah ve dava arkadaşları, aziz şehitlerimiz ve gazilerimize şükranlarımı sunuyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum.”

Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat’ın konuşmasının ardından Grup Pusula, zafer gecesine yakışır birbirinden güzel şarkılarıyla, alandaki binlerce Milaslıyı, kelimenin tam anlamıyla coşturdu.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X