Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert

“ÖZEL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ ZEKÂ İLE İLGİLİ BİR PROBLEM DEĞİLDİR”

ÖNDER Haber / Adem KANKAYNAR

“ÖZEL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ ZEKÂ İLE İLGİLİ BİR PROBLEM DEĞİLDİR”
Bu içerik 323 kez okundu.

Milas İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından, şube müdürü Akın Coşkun başkanlığında, velilere Disleksi ( Özel Öğrenme Güçlüğü) konulu bir konferansı düzenlendi. Rehberlik Danışmanı Halime Karaca Önel tarafından verilen konferansta velilere, özel öğrenme güçlüğünün belirtileri ve velilerin dikkat etmesi gerekenler aktarıldı.

Milas Halk Eğitimi Merkezi Toplantı Salonu’nda gerçekleşen konferansta Halime Karaca Önel, özel öğrenme güçlüğü hakkında örnekli geniş açıklamalarda bulundu. Rehberlik Danışmanı Önel; “Disleksi’nin 3 farklı değişik özelliklerde tezahür eden türleri vardır. Bunlar; Disleksi (Okuma Bozukluğu), Disgrafi ( Yazma Bozukluğu), Diskalkuli (Matematik Bozukluğu) şeklindedir. Bu durum bir hastalık değil, normal ve normalin üzerindeki zekâya sahip bireylerde de bu tanı koyulabiliyor ve bu rahatsızlığı yaşayanlar zekâ geriliğine sahip değiller, sadece öğrenmede güçlük yaşıyorlar. Birçok ünlü isim özel öğrenme güçlüğü tanısı almış. Bunlardan bazıları: Albert Einstein, Thomas Edison, Mozart ve daha bir sürü ünlü isim var. Tabii bunlar hem üstün yetenekli olup, hem özel öğrenme güçlüğü olan bireyler. Normal bireylerde de özel öğrenme güçlüğü tanısı konuluyor.

Özel öğrenme güçlüğü olan kişilerde sözlü ya da yazılı dili anlamada, dikkati toplamada,  matematik işlemlerini yapmada güçlükler yaşanıyor, özel öğrenme güçlüğü, beraberinde bedensel olarak hareketlerde de eksikliklere neden olabilmekte ve küçük yaşlarda bu tanı konuluyor. Bu küçüklük dönemi genelde okula başladığı dönem olarak görülüyor. Harfleri karıştırma, bazı harflerin yerine ona benzeyen diğer harfi okuma, kelimeleri ters okuma, zayıf dinleme becerisi gibi bazı anormal durumların olmasıyla, tanı genelde 1. sınıfta ya da 2. sınıfın başında konuluyor.

Okul öncesinde ise anlamlı bir bütün halinde cümle kuramama en belirgin özelliklerdendir. Bu dönemlerde tanı konulmazsa geç kalınmış oluyor. Tanı konulduktan sonra tedavisi için çocuk psikiyatrisine yönlendiriliyor. Öğrenme yeteneği ile zekâ arasında farklar olabiliyor. Yani zekâsı çok iyi ama öğrenemeyen kişiler oluyor. Diyoruz ki ‘benim çocuğum çok zeki neden öğrenemiyor?’ Özel öğrenme güçlüğünün zekâyla ilgili hiçbir problemi yok hatta dediğim gibi çokta zeki olabilirler. Aynı zamanda otizm ya da zihinsel engel tanısı alıp, bu tanıyı alamazlar, çünkü özel öğrenme güçlüğü zekâsal bir problem değil, zekâsı normal ve normalin üstünde bireylerde görülebilen bir şey. Birçok alanda sorun yaşayabilirler ama sadece bir alanda da sorun yaşayabilirler ya da bir alanda çok çok iyi olabilirler. Örneğin birçok şeyi yapamayıp, sadece çok iyi matematik becerisine sahip olabilirler.

Onlara yönelik tedavi olarak ise özel eğitim vermek gerekiyor. Öğrenmeleri için ekstra yöntemler ile eğitim verilmelidir. Neleri yapıp yapamadıklarını tespit ederek eğitim verebilirsek sorunlarına daha iyi yönelebiliriz.

Bunların yanı sıra fiziksel özelliklerinde de problemler olabiliyor; koordineli davranışları yapamama (ip atlayamama, gömlek düğmelerini ilikleyememe) gibi durumlar olarak görülüyor“ diyerek, özel öğrenme güçlüğü ile ilgili pek çok konuya değindi.

Konferansta bazı velilerin çocukları ile ilgili sorularını dinleyip, çözümler için de tavsiyelerde bulunan Önel, konferans sonunda Disleksi ile ilgili kitap ve film tavsiyelerinde bulundu. Konferansın son bölümünde ise disleksi rahatsızlığı yaşayan oyuncu Ebru Cündübeyoğlu’nun deneyimlerinin anlatıldığı bir video izletildi.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X