​​​​​​​Kömürün gölgesinde yaşayan Milas için rapor açıklandı

İkizköylüler: “Milaslılar kömür değil güvenceli, yeşil işler istiyor”

​​​​​​​Kömürün gölgesinde yaşayan Milas için rapor açıklandı
  • 10 May 2023, Wednesday 11:09

Milas'ta yaklaşık 650 gündür çadır nöbeti tutarak termik santrallerin kömür madenlerine karşı Akbelen ormanlarını ve zeytinliklerini koruma mücadelesi veren köylüler bugün yaptıkları açıklamada “Milaslılar kömür değil, güvenceli yeşil işler istiyor” dediler. Bölgede yaşanan facianın raporu açıklandı.

KARDOK Başkanı Nejla Işık “Biz Akbelen Ormanı’nda 2 yıldır, nefes aldığımız topraklarımızı kömüre feda etmemek için mücadele veriyoruz. Önümüzde tek bir yol var: kimsenin işsiz kalmadığı, kömürsüz bir geleceği bugünden hep birlikte inşa etmek. Kömüre yatırım yapılan her gün geleceğimizden çalıyor, çünkü dünyada kömürün vadesi doldu” dedi.

Muğla’nın Milas ilçesinde yaklaşık 650 gündür çadır nöbeti tutarak termik santrallerin kömür madenlerine karşı Akbelen ormanlarını ve zeytinliklerini koruma mücadelesi veren köylüler,  yaptıkları açıklamada; “Milaslılar kömür değil, güvenceli yeşil işler istiyor” dediler.

Konu ile ilgili basın açıklaması yapan Karadam Karacahisar Mahalleleri Doğayı Doğal Hayatı Koruma Güzelleştirme ve Dayanışma Derneği (KARDOK), Milas Kent Konseyi, Avrupa İklim Eylem Ağı (CAN Europe) ve İklim İçin 350 Derneği’nin hazırladığı ‘‘Kömürün Ötesinde Milas’’ isimli rapor, Milas’ta kömürden çıkışın istihdam üzerindeki olası olumsuz etkilerini ortadan kaldıracak yerel ekonomik alternatifleri barındıran ‘‘kömürden adil bir çıkışın’’ yol haritasını sunan raporu açıkladı.

Raporda şu görüşlere yer verildi:

“MİLAS 40 YILDIR KÖMÜRÜN GÖLGESİNDE YAŞIYOR”

1) 40 yıldır kömürün gölgesinde yaşayan Milas için hazırlanan yeni rapora göre, halk geleceğinin kömüre bağlı olmadığı bir adil geçiş istiyor Milas’ın sahip olduğu doğal ve kültürel değerlerle bu mümkün. Rapor, özellikle coğrafi işaretli Milas zeytinyağı ve çam balının güvenceli, doğayı koruyan yeşil işler yaratarak kömüre alternatif olabileceğini ortaya koyuyor.

2)Milas’ta kömürlü iki termik santralin faaliyette olması ve kömür madenlerinin sürekli genişlemesi bir yandan ciddi bir ekosistem tahribatına yol açıyor, diğer yandan hak ihlallerini beraberinde getiriyor. Akbelen Ormanı’nda köylüler tam 661 gündür orman alanlarının kömür madenine feda edilmemesi için hem nöbet tutuyor hem hukuki mücadele veriyor.

 3)Rapor kapsamında Milas’ta yapılan görüşmelerde, hava kirliliği, tarımsal verim kaybı, zeytin ağaçlarının verimsizleşmesi, kanser ve solunum yolu hastalıklarının artması, susuzluk gibi pek çok sorunun kömürden kaynaklandığı dile getiriliyor. İstimlak yoluyla köylülerin yerlerinden edilmesi ise kömürle ilgili en kaygı uyandıran sorun.

 4)Bu görüşmelerde, kömürden çıkış neredeyse halkın tamamı tarafından talep ediliyor olmasına rağmen, istihdam belirleyici faktör. Bu yüzden raporda, bölgede maden ve termik santrallere alternatif olacak sektörlerin, insanlara ve diğer canlılara zarar verebilecek yöntemlerden uzak, yalnızca ekonomik olarak değil, güvenceli olma ve gençler için cazip olma özellikleri de taşıması gerektiği belirtiliyor.

5)Bu bağlamda, raporda bölgede alternatif istihdam kolları olarak Türkiye’deki tek Avrupa Birliği coğrafi işaretine sahip Milas zeytinyağı ve coğrafi işaretli çam balı arıcılığı öne çıkıyor.”

KÖMÜRE ALTERNATİF İSTİHDAMLAR AÇIKLANDI

Raporda kömüre alternatif istihdamla ilgili öne çıkan noktalar şöyle:

“Milas’ta zeytin potansiyeli istenilen seviyede değerlendirilemiyor olsa da yöre halkının gözünde “Kömürsüz Milas” en çok “tarımsal verimliliğin arttığı” ve “zeytin ve zeytinyağı üretiminin geri geldiği” bir gelecek ile eş değer tutuluyor.

Zeytinciliğe yapılacak yatırım Milas’taki termik santrallere verilen bir yıllık kapasite mekenizmasına eşit ve neredeyse madencilik sektöründeki istihdam kadar yeni iş yaratabilir.

Zeytine dayalı bir ekonominin desteklenmesi ile AB coğrafi işaretli Milas zeytinyağının 100 ton üretimi sekiz katına ve yarattığı değer 4,5 milyon TL’den 60 milyon TL’ye (2021 ylı verisi) çıkabilir.

Türkiye’deki çam balı üretiminin yaklaşık %75-80’i Muğla’da yapılıyor. Arıcılık ve arılar yöredeki biyoçeşitliliğin ve ekolojik dengenin korunmasında kritik bir rol üstleniyor. Bölgede arıcılığın yeniden cazip hale gelmesi için var olan arıcılığın iklim değişikliğinin etkilerine uyumlu, ekolojik arıcılık anlayışı ile geliştirilebilir ve arıcılıkla ilgili eğitimler verilerek teşvikler sağlanabilir.

Bölgede, içine gastroturizimi de alan planlı ekoturizm geliştirilebilir. Organik tarım ön plana çıkarılabilir.

Ekosisteme uyumlu, tarım faaliyetlerini engellemeyen, yöre halkının katılımıyla oluşturulmuş planlara dayanan yenilenebilir enerji santralleri kurulabilir.

Otantik Milas halıcılığı teşvik edilebilir. Orman ürünlerinin işleneceği tesisler kurulabilir. “

HER KESİMDEN SERT TEPKİ VAR

Milas Kent Konseyi Başkanı Çağlayan Üçpınar yaptığı açıklamada “Bu çalışma 40 yıldır kömür soluyan Milas’ta başka bir geleceğin mümkün olduğunu gösteriyor. Bizim geleceğimiz kömürde değil, topraklarımızda binlerce yıldır yetişen zeytinde, çiçeklerimize konan arılarda. İnsan onuruna yakışır, doğaya saygılı işlerin sadece bize değil tüm Türkiye’ye faydası var, kömürün ise kimseye faydası yok” dedi.

DÜNYADA KÖMÜRÜN VADESİ DOLDU

KARDOK Başkanı Nejla Işık “Biz Akbelen Ormanı’nda 2 yıldır, nefes aldığımız topraklarımızı kömüre feda etmemek için mücadele veriyoruz. Önümüzde tek bir yol var: kimsenin işsiz kalmadığı kömürsüz bir geleceği bugünden hep birlikte inşa etmek. Kömüre yatırım yapılan her gün geleceğimizden çalıyor çünkü dünyada kömürün vadesi doldu” dedi.

Avrupa İklim Eylem Ağı Türkiye İklim ve Enerji Politikaları Koordinatörü Özlem Katısöz “Milas’ta bugüne kadar termik santrallere aktarılan kamu kaynaklarının, raporda bahsedilen diğer sektörlere aktarılmasıyla bölgede yeni yeşil bir ekonomi inşa edilebilir ve yeşil işler yaratılabilirdi. Bugüne kadar bu yaklaşım tercih edilmedi ve Milaslılar 40 yıl kömürün olumsuz etkilerine maruz bırakıldı. Raporun da ortaya koyduğu gibi kömürden çıkış ve adil geçiş bir kaynak sorunu değil, tercih meselesi” ifadelerini kullandı.

İklim İçin 350 Derneği Kampanyalar Sorumlusu Efe Baysal da “Binlerce yıllık bir geçmişi olan Milas son 40 yıldır tarihinin hiçbir döneminde görmediği kadar yıkım yaşadı. Kilometrelerce uzanan açık linyit ocakları, ilçe sınırları içinde kalan iki kömürlü termik santral, sadece Milas’ın topografyasını ve ekosistemini tahrip etmedi sadece yerinden edilmelere ve halk sağlığı sorunlarına neden olmadı, aynı zamanda bölgede gelişme potansiyeli olan ekonomik sektörlere de ket vurdu. Oysa raporumuzun gösterdiği gibi yeni bir vizyon etrafında yerel ekonominin güçlendiği, yeni fırsatların yaratıldığı, doğayla barışık, iklim dostu yeşil işlerin hüküm sürdüğü kömürün ötesinde bir Milas mümkün” dedi.

 

HABERE AİT RESİMLER

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

Site en altı
yukarı çık