Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert
Ayşe Anıl’ın sergisinde …
Celal DURGUN...

Ayşe Anıl’ın sergisinde …

Bu içerik 736 kez okundu.

‘sözün özü’ - Celal DURGUN / [email protected]

Ayşe Hanım, ünlü bir sanatçımızdır.

Yurt içinde ve yurt dışında açtığı sergiler, yerel ve genel basının dikkatini çekmiştir.

Açtığı her sergi, sanatseverlerce ilgiyle karşılanmış ve alkışlanmıştır.

Özellikle Karya Uygarlığı üzerine yaptığı araştırmaları ile bilinen bir sanatçımızdır.

25 yılı aşan süre içinde, Karya Uygarlığı ile ilgili ne bulmuşsa okumuş, kaynaklara ulaşmıştır.

Adeta bir akademisyen titizliği ile bilgileri derlemiş ve sanatçı ruhuyla, sanatçı gözüyle işleyip günümüze taşımıştır.

Kâh GRAVÜR olarak, kâh EXPLİBRİS çalışması ile hem tarihe, hem sanata, hem dünyaya, hem Türkiye’ye hizmet etmektedir.

Bu toprakların insanı olarak, doğduğu yere içtenlikle bağlıdır.

Muğla ve Milas için yapılacak tüm etkinliklerde karşılık beklemeden, seve seve görev alacağını defalarca açıklamıştır.

Kara kalemle başladığı ressamlığını, yağlıboya ve suluboya çalışmalarıyla sürdürmüştür.

GRAVÜR ve EXLİPRİS çalışarak, sanata, tarihe, mitolojiye ışık tutan Ayşe Anıl’a, “Araştırmacı Sanatçı” da diyebiliriz.

Ayşe Hanım’ın GAVÜRLERİ ile EXLİPRİS çalışmaları dünyanın sayılı kataloglarında yayınlanmıştır.

Yazdığım gibi, Ayşe Anıl adını dünya biliyor. Yapıtları dünyayı geziyor.

Türkiye’deki sanat çevreleri, Ayşe Anıl adına ve eserlerine saygı ve sevgi ile yaklaşıyor.

Ayşe Anıl, insan olarak da mükemmel bir karakter.

Gösterişten uzak, mütevazı yaşam tarzı ve kişiliği ile de takdir ediliyor.

Yolun açık, şansın bol olsun Karyalı Sanatçı.

Hünerli ellerin dert görmesin, gözündeki ışık hiç sönmesin, yüreğindeki sanat sevgisi hiç bitmesin.

Kültür ve sanat elçimizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

***       ***       ***

Ayşe Hanımla, 9 Eylül 2017 Cumartesi günü, yine yeni bir sergisinde buluştuk.

Kaçıncı sergi diye sordum. Gülen yüzü, ışıklı gözleriyle elini salladı. Anladım “sayıyı ben de unuttum” demek istiyordu. Ya da ben öyle anladım.

Sergi oldukça kalabalıktı.

Baylı bayanlı sanatseverler alanı doldurmuştu.

Yazıları ve kitaplarıyla çok okunan ve bir dönem “Ergenekon” adı verilen kumpas davasında içeriye alınan ve içeride “dert” sahibi olan Prof. Dr. Erol Manisalı oradaydı.

Tiyatrocu, oyuncu, yazar, yönetmen Gülriz Sururi, her zamanki şıklığı ve zarafeti ile dikkat çekenler arasındaydı.

Söyleşileri, yazıları ile tanınan ve çok okunan Zeynep Oral da sergiyi gezenler arasındaydı.

Yol arkadaşım, ADD Yatağan Şubesi Başkanı Turgay Mutlu ve eşi de sergiyi kaçırmamıştı.

***       ***       ***

Sergide, Ayşe Hanım’a ait 63 GRAVÜR sergilendi. 5 Gravür çalışması ise ilk kez bu sergide yer aldı.

Yeni yapıtlarını tanıtan Ayşe Anıl, 4 eserinde, Antik Çağda yaşanan Marsyas isimli bir müzisyen’in uğradığı adaletsizliği anlattığını; ayrıca dünyanın 7 harikasından biri kabul edilmiş, Bodrum’daki Kral Mausolos’un Mezarının Gravürünü bu sergi için özel olarak hazırladığının altını çizdi.

9 Eylül Cumartesi günü saat 18.30’da Bodrum Dibeklihan Kültür ve Sanat Köyü’nde açılan sergiye, Hamdi Topcuoğlu da şiirleriyle katıldı.

Serginin açılış konuşmasını, mekân sahibi Cenap Tezer yaptı.

“Bugün 9 Eylül, İzmir’in kurtuluş günü; bugün sadece İzmir değil Türkiye kurtuldu” dedi ve sanatçıları, davetlileri İzmir Marşı ile 10. Yıl Marşını birlikte söylemeye davet etti.

Sevinçle, coşkuyla, alkışlarla marşlarımızı söyledik.

Cenap Tezer, sanatçıları teker teker sahneye davet etti. Kısa söyleşiler yapıldı.

Ayşe Anıl, bir yapıtının satım bedelinin tamamını, yangından zarar gören Zeytinli köyüne göndereceğini açıkladı.

Ayrıca, mekân sahibi Cenap Tezer ve Arkeolog Ayşe Temiz’e birer EXLİPRİS çalışmasını armağan etti.

Hamdi Topcuoğlu da, imzalayacağı şiir kitabından elde edilecek paranın tamamının Zeytinli köyüne bağışlanacağını belirtti.

Arkeolog Ayşe Temiz ve Hamdi Topcuoğlu, Marsyas’ın yaşadığı trajediyi anlattı.

Hamdi Topcuoğlu’nun yazdığı “Marsyas” isimli uzun şiiri Filiz Tan seslendirdi.

Ayşe Anıl’ın 4 Gravürle hayat verdiği efsaneyi, Hamdi Topcuoğlu dizeleriyle dile getirdi. Marsyas’ın acı ve elemi sergidekileri hüzünlendirdi.

Dünyanın ilk müzik yarışması olarak bildiği Marsyas’ın acıklı öyküsünü özetliyorum:

M.Ö. 4000 yıllarında, Tanrıça Athena, Büyük Menderes çayının kaynağındaki bir gölde yetişen uzun sazlar üzerine delikler açarak flütü icat eder. Athena, tanrıların önünde çalmak için tanrıların ziyafetine katılır. Şölende Aphrodite ve Hera’nın flüt çalarken Athena’nın yüzünün aldığı şekille alay ederler.

Athena bu duruma kızar ve şöleni terk eder. Ida dağı eteklerinde bir su kaynağına gider, flütü çalarken sudaki yansımadan yanaklarının şiştiğini ve çirkinleştiğini görür. Flütü lanetleyip atar ve onu kullananın cezaya çarptırılacağını ilan eder. Haberi olmayan çoban Marsyas flütü bulur ve çalmaya başlar. Ünü kısa bir sürede çevreye yayılır. Müziğin tanrısı Apollon lir çalmakta çok ustadır. Marsyas’ın şöhretini kıskanır ve onu yarışmaya davet eder. Yenenin, yenilene istediği cezayı verebileceğini belirtir.

Yarışma Bozdağ eteklerinde Kral Midas’ın başkanlığında üç kişilik jüri ve halkın önünde yapılır. Apollon liriyle, Marsyas flütüyle ezgiler çalarlar. Halk Marsyas’ı alkışlayıp tempo tutar, ancak korkusundan Apollon lehinde oy kullanır, ancak Kral Midas iki puan oyunu Marsyas’a verir ve yarış berabere kalır.

Marsyas, beraberlikten hoşnut kalmıştır, ancak Apollon lirini ters çevirip aynı ezgiyi yeniden çalar, Marsyas’tan da aynısını yapmasını ister. Flütün tersten çalınması mümkün olmadığından, Marsyas yenik sayılır.

Apollon, Marsyas’ı zeytin ağacına astırıp derisini yüzdürür. Marsyas’ın ölümüne kayaların ağlayarak suçıkan kayalıklarını oluşturduğu söylenir.

***       ***       ***

Serginin başlama çanını Gülriz Sururi çaldı. Sanatçılar, yapıtlarının sergilendiği salonlara gittiler. Ayşe Hanım da gravürlerinin sergilendiği alanda yerini aldı. Davetlilerin Ayşe Hanım’a, Gravür ve Explipris çalışmalarını beğendiklerini söylediklerine tanık oldum. Ayşe Hanım, soruları yanıtladı.

Serginin 22 Eylül’e kadar açık olduğunu biliyorum. Yolunuz düşerse değil, mutlaka görmenizi öneriyorum.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X