Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert
Savaş-Barış-Yine Savaş-Yine Barış …
Av. Aytül ÖZTURAN YILMAZ...

Savaş-Barış-Yine Savaş-Yine Barış …

Bu içerik 438 kez okundu.

düşünen ayna ... / Av. Aytül ÖZTURAN YILMAZ

Cinsiyetim itibari ile zorunlu askerlik görevim yok, askere gitmedim.

Herhangi bir kışlada bulunmadım.

Hiç karargah görmedim, dolayısıyla cephe nasıldır bilmiyorum.

Yakından tank da görmedim.

Füze, top, tüfek bana uzak.

Savaşlarla ilgili bilgilerim kitaplardan ve filmlerden edindiklerimden ibaret.

 

Dandanakan Savaşını öğrettiler ilk. Sonra Malazgirt, Sırpsındığı, Ankara, Varna, 1. Kosova, 2. Kosova, Mohaç, Viyana Kuşatması…, 1. Dünya Savaşı, Kurtuluş Savaşı... Tarihlerini bile halâ ezbere bilirim. Sebeplerini ve sonuçlarını madde madde sıralarım. Hele Kurtuluş Savaşımızı adım adım anlatırım.

2. Dünya Savaşına yetişemedi tarih dersleri. En son Türkiye Cumhuriyetini kurduk ve liseden mezun olduğumuzda 2. Dünya Savaşını çat pat bilirken beyinlerimizde artık bu tarihten sonra hiç savaş yok ışığı yanıyordu.

 

Ama insanlık hiç rahat durmuyordu. Soğuk savaşa bile razı olunan zamanlarda sıcak savaşlar da sımsıcak devam ediyordu. Bosna, Kore, Vietnam, Afganistan veya Irak’ta neler olmuştu? Birçok ayaklanma savaş gibi geçmedi mi? Çin, İspanya iç savaşları gibi iç savaşlar ve ayaklanmalar ülkelerden neler aldı götürdü?

 

Klasik olacak belki ama, evet dünya bir sahne ve biz de oyuncularız. Yaşananlar gerçek! Ölümler gerçek! Kan gerçek! Bizden uzak olmaları onları gerçek olmaktan çıkarmıyor.“Band Of Brothers” dizisi çekmiyoruz, ki en etkileyici 2. Dünya Savaşı dizilerinden biridir. 

Şimdiye kadar olanlar gibi savaşlarda bir takım insanlar, bir takım insanları öldürüyor. Çünkü savaşın anlamı bu. Nasıl cevap veriyorsunuz çocuklarınıza savaş nedir diye sorduklarında? Bir taraf büyük silahlarla diğer tarafın evlerini yıkıyor, onları öldürüyor derken ağzınızdan çıkan kelimelere nasıl şaşırmıyorsunuz?

 

“Ulusun yaşamı tehlikeye girmedikçe savaş bir cinayettir” diyen Mustafa Kemal Atatürk’ün sözünden yola çıkarak; savaşın türü, bahanesi yoktur ama ülkelerin topraklarını korumak adına yaptıkları kavgayı anlayabilirim. Komşuda pişer bize de düşer mantığıyla hareket ederken komşum açken ben tok yatamam vicdanını askeri düzeyde yaşamaya başladığımız günlerde ülkelerin stratejileri açısından doğru taşa oynamalarının ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Atılacak her adım bir diğerinin nereye atılacağını öngörmeden atıldığında bizi dönüşü olmayan bir yola sokabileceğinden herkesi insan hayatının değerini düşünmeye davet ediyorum. 21. Yüzyılda iyilerin neden iyi, kötülerin neden kötü olduğuna kafa yorarak her zaman tüm sorunları köküne inerek çözmekten yanayım.

 

Jean Paul Sartre, “Savaşı zenginler çıkarır, yoksullar ölür” derken, Stefan Zweig, “Birisi barışı başlatmalı, tıpkı savaşı başlattığı gibi” diyordu. İyi bir savaş olmayacağı gibi kötü bir barışın da olmayacağını bilenler için söylenebilecek tek sözün ise “Yurtta barış dünyada barış” olduğunu düşünüyorum.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X