Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert
‘Geleneksel Zekâ’ anlayışından ‘Çoklu Zekâ’ anlayışına …
Gülten ÜNAL...

‘Geleneksel Zekâ’ anlayışından ‘Çoklu Zekâ’ anlayışına …

Bu içerik 546 kez okundu.

Gülten ÜNAL - Uzman Klinik Psikolog / www.terapiadanismanlik.com

Gardner’ın çağdaş bir yaklaşım olarak ortaya koyduğu “Çoklu Zeka Teorisi”, zekayı değişebilir ve geliştirilebilir nitelikteki çok boyutlu bir yapı olarak tanımlar. Bu teoriye göre her insanda zekanın tüm boyutları farklı oranlarda mevcuttur. Bu nedenle herkesin zeka profili biricik ve kendine özgüdür.

Çoklu zekâ teorisinin temel öğretilerinden bir tanesi, tüm çocukların bir potansiyele sahip olduğu ve her çocuğun kendi profiline uygun yollardan öğrenme sürecini gerçekleştirdiğidir. Çocuğun gelişimine destek olma aşamasında çocuğun baskın yetenek alanlarını keşfetmek önemli bir konudur. Aşağıda sözü edilen yetenek alanları ve bu alanlar hakkında kısaca bilgiler sıralanmıştır.

 

Sözel/Dilsel Zekâ

Aktif dinleme, soyut düşünme, sözcükleri hem sözlü hem de yazılı olarak etkili bir biçimde kullanma yetileri göze çarpmaktadır. Yazarlık, gazetecilik, politikacılık, şairlik gibi mesleklerde sözel/dilsel zekâ ön plana çıkmaktadır.

 

Mantıksal/Matematiksel Zekâ

Mantıksal düşünme, sayıları etkili kullanma, gelişmiş problem çözme, kavramlar arasındaki ilişki ya da örüntüleri ayırt etme, sınıflama, genelleme yapma, hesaplama, benzetmeler yapma gibi gözle görülen ya da görülemeyen birçok davranışı kapsar. Matematik, muhasebe, istatistik, iktisat ve bilgisayar programcılığı gibi alanlarda çalışan bireylerin bu yetenek alanı ön plandadır.

 

Görsel/uzamsal (Mekânsal) Zekâ

3 boyutlu nesnelerin şekil ve örüntüsünü hayal etme, nesneyi görmeden zihinde canlandırma, detayları görebilme, harita okuma, taslak çıkarma, resimler ve şekillerle düşünme becerisi olduğu söylenmektedir. Bu yetenek alanı gelişmiş olan bireyler resim ve grafik gibi materyallerle kolay öğrenirler. Bulmaca çözmeyi, deftere çizimler yapmayı severler. Rehber, mimar, dekoratör, ressam, heykeltıraş, fotoğrafçı gibi mesleklerde çalışan bireylerde bu yetenek alanı ön plandadır.

 

Bedensel/Kinestetik Zekâ

Bedensel/Kinestetik zeka alanı baskın bireyler için duygu ve düşünceleri ifade etmede ve öğrenmede vücudunu ve hareketlerini kullanma önceliklidir. Bu bireylerde koordinasyon, denge, hız, el becerisi ve esneklik dikkat çekicidir. Başarılı olabilecekleri bazı meslek türlerine dansçılık, oyunculuk, sporcu olma, pandomim sanatçısı olma örnek gösterilebilir.

 

Müziksel/Ritmik Zekâ

Müzik formlarını algılama, ayırt etme ve ifade etme becerileri ile ritm, melodi ve perde duyarlılıkları gelişmiştir. Bireyler duygularını ifade etmede ve öğrenmede müziği araç olarak kullanabilirler. Bu yetenek alanı baskın olan kişiler şarkı söylemekten, enstrüman çalmaktan hoşlanırlar. Müzisyenlerde, ses sanatçılarında bu zeka alanı ön plana çıkmaktadır.

 

Sosyal/Kişilerarası Zekâ

İnsanlarla iletişim kurma, empati; diğerlerinin duygularını, isteklerini, ilgi ve ihtiyaçlarını anlayabilme ve davranışlarını analiz edebilme yeteneği olarak tanımlanabilir. Başarılı politikacılar, liderler, psikologlar, öğretmenler, aktörler ve turizmcilerde bu yetenek alanı ön plana çıkmaktadır.

 

Doğa Zekâsı

Çoklu zeka kuramına son dahil edilen zeka türüdür. Kişinin bitkiler ve hayvanlar gibi yaşayan canlıları tanıma, onları belirli karakteristik özelliklerine göre sınıflandırma ve diğerlerinden ayırt etme, doğal hayattaki önemli farklılıkları ayırt etme yeteneği olduğu söylenebilir.

Doğa yetenek alanı baskın kişiler, çevresinde olup bitenler konusunda daha duyarlı bir tutum sergileyebilirler.

(www.terapiadanismanlik.com)

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X