Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert
‘Kadınlar Günü’
Konuk Yazar...

‘Kadınlar Günü’

Bu içerik 1155 kez okundu.

İlkay KUMTEPE

Sıradan bir başlık aslında bu. Doğal olarak bugün için hemen herkesin yazdığı yazılardan biri gibi duruyor. Doğrudur da … Herkesin yazdığı yazılardan biri ama benim bakış açımla gördüklerimi değerlendiriyor.

Kutlama nedir? Anma nedir? Artık her görüşten herkesin bir anma ve kutlama günü var. Sürekli olarak da bu konularda mesajlar alırız. Katılırız, katılmayız, beğeniriz, beğenmeyiz.

Birincisi kutlama ile anmanın ayırımına varmak gerekir. 8 Mart bir kutlama günü değildir. Bir anma günüdür.  1857 yılındaki vahim olay adına yapılan anma günüdür. Bu nedenle bugün yapılan hiçbir kutlama mesajına katılmıyorum. Dünya Emekçi Kadınlar Günü; ‘Kadına toplum yaşamında verdiğimiz onca sorumluluğun içerisinde emekçi olmayan kadın var mıdır?’ diye sorasım geliyor da, olmadığını düşünemiyorum. Aslında düşünebiliyorum, ama bunlar zaten kadınlı erkekli emekçi olmayan bir sınıf. Her şeyiyle sömürü düzeninin en tepesinde olan, hiçbir şey için emek harcamayan insanlar. O nedenle onları buradaki yazımdan ayrı tutmak isterim. Çünkü asıl dokunmak istediğim, kadını ve erkeğiyle sömürü düzeninin sömürülen kısmında olup da kendilerini kadın erkek diye ayırarak birbirlerini de sömürenler…

İşte Kadınlar Günü kutlamaları ile ilgili ikincisi diyeceğim nokta burası. Kutlama mesajları var toplumun her kesiminden. Falan parti, filan sendika, falanca STK, falan kişi, ….. vs. hepsinde ortak gördüğüm şeyi söyleyeyim. Anamız, bacımız, sevgilimiz, erkeğin destekçisi, çocuğun bakıcısı, sefakar, cefakar, kadınımız, kızımız, şöyle yüce, böyle yüce …… cümlelere bakın, yine bütün yük ve sorumluluk kadınların üzerine verilmiş. Erkekler yine sıyrıldınız aradan, güzelim pohpohlama sözcükleri ile sıyrıldınız yine işin içinden …

Bütün kutlama sözcüklerinde bile söylem ayrımcılığı mevcut. Önce dilimizdeki bu söylem ayrımcılığını bitirelim. Söylerken seçtiğimiz özenli sözcükler zihnimizin arka planında olanları gözler önüne seriyor aslında.

Kadın için ayrıca hak istemek zorunda olmayalım. İnsan olarak eşit olduğumuzun farkında ve bilincinde olalım. Kadınlar, önce sizler hemcinslerinizin uğradığı her türlü haksızlıkta kayıtsız şartsız onun yanında olabilmelisiniz. Kadın, yüzde yüz erkeğin suçlu olduğu bir durum için bile “Ama o da ……” diye başlayan cümlelerle kadına yönelik bir eleştiri cümlesini aklından bile geçirmediği gün, bu gerçekleşmiş demektir.

Erkek, kendi yaptığı bir davranışı bir kadın yaparken “Ama o …..” diye başlayan cümleleri aklından geçirmediğinde. Çok uzak hayaller değil mi? Her iki cinsiyetin de kadının sınırlarını kaldırmadığı, kadını insan olarak görmediği sürece bu sorunlar devam eder. Kadını erkekle eşitlemeye yönelik sözlerden kurtulalım. İnsan olarak görelim birbirimizi. Bir şeyler erkek olduğumuz için hak, kadın olduğumuz için yasak. Kendi koyduğumuz bu kuralla içimizden birilerini ezip sonra da onu bu eziklikten kurtarmaya çalışıyoruz. Hem de ezene müdahale etmiyoruz. Ezilene öğüt veriyoruz.

Kadınlarla ilgili sorulara bakalım, hepsi de erkek egemenliğinin bir sonucu. Erkeğe toplumda verdiğimiz ayrıcalığın bir sonucu. Önce ayrıştırıp, ezip, sesini çıkaramaz hale getirin. Sonra da yüceltmeye çalışın.

Bugün ortalıkta kadın ile ilgili yapılan açıklamaların hemen hepsinde kadını erkekten ayrı tutan ifadeler var. Üstelik bunu yaparken yine erkeği yücelten ifadeler.

Kadınlar, önce anamız saygı duyalım.

Kadınlar, bizim kızlarımız koruyalım.

Kadınlar, eşimiz koruyalım.

Kadınlar, can yoldaşımız, hayatta destekçimiz, onları üzmeyelim.

Kadınlar, çocuklarımızın anası …….

Kadınlar zor günümüzde yanımızda olan ……

Kadınlar, erkeğin yapamayacağı en zor işleri yapan …..

Kadınlar, her tür zorluğa katlanan …

Kadınlar, her tür zorbalığa katlanan …..

Kadınlar, kadınlar, kadınlar, ………

Hepsinde koruma, kollama, gözetme vs. var. Peki kimden koruyoruz kadınları? Siz erkeklerden.

Öyleyse çözüm belli. Bırakın kadınları da artık erkekleri ıslah edin.

Edin de, kendilerini insan, kadınları da ayrı bir varlık olarak görmeyi bıraksınlar.

Her insan eşit ve hür doğar …….  (8 Mart 2018)

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Nermin çetin     0000-00-00 Çok doğru saptamalar yapmış ve onları tek tek ifade etmişsiniz. Ayrıca çarpık düşünceye saplanmış düzende çözümü de ortaya koymuşsunuz, inşallah bu bilnç yayılır ve gelecek kuşaklar bunu yaşar. Kaleminiz sağlık İlkay Hocam.
Gulsah     0000-00-00 Elinize yureginize saglik. O kadar iyi anlatmissinizki. Keske toplumumuzda bu konuda daha bilincli olsa. Dillendirilemesede ne yazikki hala bilinç altinda bir cok insan kadin ve erkegi ayni sinifta gormuyor, goremiyor, ve bu inanilmasi güç olan platformlarda bile hala var. Yazilarinizin devamini heycanla bekliyorum..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X