Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert
Panik Atak belirtileri ne anlama gelir?
Gülten ÜNAL...

Panik Atak belirtileri ne anlama gelir?

Bu içerik 287 kez okundu.

Gülten ÜNAL - Uzman Klinik Psikologwww.terapiadanismanlik.com

Birçok defa topluluk önünde konuşma yaparken ağzınızın kuruduğunu fark etmiş ve bu nedenle konuşmanız sırasında tekrar tekrar su içme ihtiyacı duymuş olabilirsiniz ya da sınav öncesinde kalp atışlarınızın şiddetlendiğini ya da ellerinizin terlediğini hissetmiş olabilirsiniz.

Anksiyete (kaygı); öfke, sevinç, üzüntü gibi günlük yaşamın ayrılmaz duygularından biridir. Belli bir seviyeye kadar işlevsel olan, kişiyi motive eden ve performansını arttıran kaygı, ne zaman panik atak olarak isimlendirilen kişiyi dehşet içinde bırakan yoğun sıkıntı ve korku nöbetleri haline gelir, çevresi ile ilişkilerini bozar kısaca yaşamını alt üst eder?

Panik atak sırasında kişilere rahatsızlık veren birtakım otonomik uyarılma belirtileri ortaya çıkmaktadır.

Bunlar,

·Kalp atımlarında şiddetlenme ve hızlanma,

·Terleme, titreme, sarsıntı, ağız kuruması,

·Nefes almada güçlük, boğulma hissi,

·Göğüste ağrı ya da baskı,

·Bulantı veya karında rahatsızlık,

·Sersemlik, baş dönmesi, bayılma hissi,

·Dengesizlik, derealizasyon, depersonalizasyon,

·Sıcak ya da soğuk basması, uyuşma, karıncalanma.

Bilişsel davranışçı modele göre, panik atakları yukarıda sıralanan bedensel duyumların bozuk ve katastrofik yorumlanmasından kaynaklanmaktadır.Ayrıca bu tür hatalı yorumlamalar bedensel duyumların şiddetini arttırmakta ve uyarılmaya yol açmaktadır.Bu sırada kişi şiddetli bir tehlike hissi veya sonunun geldiği düşüncesi ile kontrolünü yitireceğinden, kalp krizi geçireceğinden, çıldıracağından ya da öleceğinden korkmaktadır.Sonuçta abartılmış tehlike algısı daha da katastrofik duyumlar ve daha şiddetli kaygı ile kısır bir döngü halini almaktadır.

Evrimsel açıdan bakıldığında korku, canlıyı uyaran ve kendini savunmasını sağlayan yararlı bir sistemi devreye sokar.Gerçek bir tehlike ile karşı karşıya kalındığında vücudumuzda birtakım belirtiler ortaya çıkar, bu belirtiler kişiyi tehlike ile savaşmasını ya da tehlikeden kaçmasını kolaylaştırmak üzere tasarlanmıştır.

Örneğin, kalp daha hızlı ve güçlü atar ki, kan ve dolayısıyla oksijenin tüm vücuda daha hızlı ulaştırılmasın. Nefes alış veriş hızı ve derinliği artar, böylece daha fazla oksijen akciğerlere alınır.Bu sırada kişi boğulma hissi, göğüste baskı hissi ya da nefessiz kaldığını hissedebilir.Ayrıca hızlı nefes alış verişi kişinin fazla ince düşünmesini engellemek için beyin oksijenini azaltır (tehlikesiz bir durumdur) ancak gerçek bir tehlike olmadığında bu baş dönmesi, sersemlik ve gerçek dışılık hissi yaşanmasına neden olur.

Kanın hayati olmayan organlardan hayati organlara aktarılmasıyla deri ve parmak uçlarından çekilen kan hayati organlara doğru kayar. Kişi bu durumu renginin atması, elinin yüzünün soğuması veya uyuşukluk şeklinde deneyimler. Terlemede artış olur, bu kişiyi ıslatarak hem saldırganlara karşı daha kaygan hale getirir hem de vücudu soğutarak “savaş” sırasında aşırı ısınmasını önler. Tehlike anında daha geniş bir alanı daha iyi görmek ve az ışıkta dahi görme yetisini keskinleştirmek üzere göz bebekleri büyür. Ancak panik sırasında kişi bunu görüşte bir bulanma, gözde uçuşan noktalar ya da ışıkların çok parlak olduğu algısı şeklinde yaşayabilir.

Sindirim sistemi vücutta çok fazla enerji harcayan sistemlerden biridir, enerjinin daha hayati organlar tarafından kullanılması için sindirim hareketlerinde yavaşlama sağlanır, bu nedenle kişi bunu ağız kuruluğu ya da karnında, midesinde rahatsız edici duyumlar şeklinde hissedebilir.

Vücudu daha güçlü savaşmaya ya da daha hızlı kaçmaya hazırlamak üzere kas gerginliği artar, bu da kişinin kendini daha gergin hissetmesine, kas ağrıları yaşamasına ya da titreme, sarsılma olarak deneyimlemesine yol açabilir.

Peki bu belirtiler sadece gerçek bir tehlike karşısında mı ortaya çıkar?

Cevabı hayır.

Ortada bir tehlike olmaksızın eğer kişi ciddi bir tehlike ile karşı karşıya kaldığına inanıyorsa yine bu belirtiler ortaya çıkabilir ki bu bedene yanlış alarm verilmesi anlamına gelir ve panik bozukluğun gelişiminde rol oynayabilir.

Panik bozukluk tedavi edilebilir bir ruhsal bozukluktur.

Çalışma alanlarından biri bilişsel çarpıtmalar olan bilişsel davranışçı terapi, panik ataklarla mücadelede etkinliği kanıtlanmış, kıymetli bir psikoterapi yöntemidir.

 

(www.terapiadanismanlik.com)

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X