Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert
Çelebi: 219 Yıllık Bir Hayatın Hikâyesi
Hüseyin AÇAR...

Çelebi: 219 Yıllık Bir Hayatın Hikâyesi

Bu içerik 722 kez okundu.

Yaşadığımız Günler /  Hüseyin AÇAR

Geçtiğimiz haftalar içerisinde Karya Tiyatro Atölyesi tarafından sahneye konulan güzel bir oyun izledim.

Adı Çelebi … Geçmişten günümüze kadar gelen ancak hiçbir zaman güncelliğini kaybetmeyen, içinde aşk, heyecan, insan sevgisi, kısaca aradığımız her güzelliğin bulunduğu sıcak, samimi ve bizden birilerinin öyküsüydü Çelebi.

Yine yönetmenlik ve yazarlığını konuşturan Dağlar Uygur, aynı zamanda Çelebi’nin oyuncularından biri olarak bana göre diğer oyuncu arkadaşlarıyla birlikte sahnede yine ‘bu iş böyle yapılır’ dedirtti.

Milas’ta tiyatro kültürünü ve nasıl oyun izlenir duygu ve düşüncesini geliştiren Dağlar Uygur, Çelebi oyunu ile geçmişten günümüze insan ve kent yaşamını birleştirmiş ve oldukça etkili bir şekilde anlatmış.

Çelebi, 219 yıllık bir geçmişin izlerini günümüze taşıyan bir oyun olmuş. Oyuna sesini veren, anlatıcılığı üstlenen ve Duvar’a hayat veren usta sanatçımız değerli tiyatro oyuncumuz Alp Öyken’in anlatımı ile başlayan oyun, Osmanlı döneminde dürüstlüğün, iyiliğin, samimiyetin temsilcisi olmuş Tulumbacıların öyküsüyle bizleri buluşturdu.

Günümüzün itfaiyecileri olarak zor bir görevin üstlenicileri olan Tulumbacıların hayatlarından kısa bir kesiti aktaran Dağlar Uygur, sevda ve aşk için insanların neler yapabileceğini, hatta ölümü bile göze alabileceklerini güzel bir şekilde anlatıyor. Rum kızı Eleni ile Türk Delikanlısı Tulumbacının sevdası, her ne kadar hüzünlü bir şekilde bitti ise de Çelebi oyununu izleme şansına erişen bizler için ilk bölüm oldukça duygusal olarak sona erdi.

Oyunda Dağlar Uygur’un yanı sıra buğulu sesi ile şarkılara hayat veren ve Yardımcı Yönetmenlik koltuğunda da oturan Aslıhan Kumtepe, Değerli Meslektaşım Ali Çoban, izlemekten keyif aldığım Sabahattin Akan, genç oyuncularımız Mustafa Özgür Kesken, Orkun Tepeköylü, Mert Tireli, Cenk Turgut ve Cansu Akbaş, Çelebi’nin diğer oyuncuları olarak sahne performanslarıyla beni yine yanıltmadılar.

Özellikle Çelebi’nin ikinci bölümü olan 60’lı yılların sonu ve 70’lerin başlarında dünya çapında ‘genç kuşaklar’ arasında etkili bir akım olarak ortaya çıkan ve her ülkeyi içine alan ‘Çiçek Çocukları Hippiler’in ülkemizdeki durumunu anlatan bölüm oldukça güzel, keyifli ve bir o kadar da anlamlıydı.

Hayat felsefeleri sadece sevgi ve mutluluk olan, ilginç ve farklı giysileri, uzun saçları, bol paça pantolonları, saçlarına taktıkları rengârenk çiçeklerle hayatın sevgisiz ne kadar sıkıcı ve anlamsız olduğunu anlatmaya çalışan ‘Çiçek Çocukları Hippiler’in hikâyesi ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi.

Bu bölüm benim favori bölümümdü diyebilirim. Hippilere kiralanan ev, duvarın önünde geçen olaylar, ev sahibi rolündeki Sabahattin Akan’ın keyif veren oyunu, Mert Tireli’nin saksafonla bütünleşmesi, Aslıhan Kumtepe’nin şarkıları, Dağlar Uygur ve diğer oyuncularımızın bu oyundaki başarısı sanıyorum ki bu bölümün keyifli bir şekilde izlenmesini sağladı.

Bu arada ‘Çiçek Çocukları’yla birlikte 70’li yılların başlarında ülkemizdeki sokağa çıkma yasağı da bu bölümde etkili bir şekilde anlatılmış.

Çelebi’nin son bölüm oyunu ise günümüzde geçmiş ve insanların çaresizliği, anne sevgisi, günümüzde neredeyse yok denecek kadar azalmış birlik, beraberlik, dayanışma, birbirimizi dinleme, iletişim gibi yaşamın ayrıntılarını oldukça duygusal ve farklı bir şekilde anlatan Dağlar Uygur ve ekibini hem bu bölüm hem de oyunun tümü için kutlamak gerekir diye düşünüyorum. Sadece düşünmüyor ve kutluyorum.

İlçemiz Milas’ta Dağlar Uygur’u ve Çelebi oyununu ilk kez farklı bir yerde farklı bir sahnede izledim. Milas Halk Eğitimi Merkezi Salonunda Milaslılarla buluşan Çelebi genel anlamda oldukça güzel, düşündürücü ve keyifli bir oyun olmuş.

Oyun için; başta yazan yöneten ve oynayan Dağlar Uygar olmak üzere, yardımcı yönetmen ve oyuncu Aslıhan Kumtepe’ye, oyuncularımız Ali Çoban, Sabahattin Akan, Mustafa Özgür Kesken, Mert Tireli, Cansu Akbaş, Orkun Tepeköylü ve Anlatıcımız Alp Öyken’e, Teknik Masada Gamze Yalçın’a, müzik koordinatörü Emir Adıgüzel’e ve Koordinatör Ersin Yeniceli’ye teşekkür ederek hepsini gönülden kutluyor, darısı yeni oyunlarımızın başına değip yazımı noktalıyorum.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X