Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert
İYİ Parti Milas İlçe Başkanı Mehmet Çayırlı ile Söyleşi
Celal DURGUN...

İYİ Parti Milas İlçe Başkanı Mehmet Çayırlı ile Söyleşi

Bu içerik 391 kez okundu.

‘sözün özü’ Celal DURGUN / [email protected]

Siyaset dünyamız yeni bir partiyle tanıştı. Eski simalar, aralarına yeni kişileri de alarak, yeni bir söylem, yeni bir eylem ve yeni bir hareket oluşturdular.

Türkiye’nin, iyi idare edilmediğinden şikâyetçi olan bu partide eski “sağcı”, eski “solcu” kişiliği ile tanınmış şahsiyetler de var; adını duyduğumuz ancak bugüne kadar hiçbir siyasi hareketin içinde yer almamış ünlü kişiler de.

İYİ Parti adı ile siyaset sahnesine çıkan partinin Genel Başkanı Meral Akşener, halkla sıcak ilişkiler kurabiliyor, halkın sesi olmayı başarıyor.

İYİ Parti Milas İlçe Başkanı Mehmet Çayırlı ile İYİ Parti’yi konuştum. Geçmişte yaşadıklarını öğrendim, gelecek planlarını dinledim. Sayın Çayırlı’nın, gelecek vadeden başarılı bir siyasetçi olacağı kanısına vardım.

İşte sorularım, işte İYİ Parti Milas İlçe Başkanı Mehmet Çayırlı’nın cevapları.

İyi okumalar ...

 

- Mehmet Çayırlı kimdir?

Mehmet ÇAYIRLI: 1970 Milas doğumluyum. Sırasıyla Milas Sakarya İlkokulu, Milas Merkez Ortaokulu, Milas Ticaret Meslek Lisesi, Akdeniz Üniversitesi Muhasebe Yüksekokulu ve Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunuyum. 1999 yılından bu yana Mali Müşavir olarak kamuoyuna hizmet vermekteyim. Evli ve iki erkek çocuk babasıyım.

 

- Neden siyaset?

Mehmet ÇAYIRLI: Gençlik yıllarımda, Orta Öğretim çağımda, sizin de Ticaret Meslek Lisesi’nde öğrenciniz olduğum dönemlerde, siyasi düşüncem yoktu. Siyasetle üniversite yıllarımda tanıştığımı söyleyebilirim. Siyasete ilgim, 1987 - 1989 yıllarında Akdeniz Üniversitesi’nde okurken, ülkücü arkadaşlarımın beni, rahmetli Alparslan Türkeş’in konferansına davet etmesiyle başladığını söyleyebilirim. Kendimi; her Türk evladında olduğu gibi bir “milliyetçi”, her Müslüman evladında olduğu gibi bir “muhafazakâr”, her bir ülkücüde olması gereken; günümüzde pek rastlanmasa da “demokrat”, her bir Türk gibi “Atatürkçü” birisi olarak tanımlayabilirim.

Aktif siyasi yaşamıma, 2006 yılında rahmetli Rayif Daşkesen’in İlçe Başkanı olduğu dönemde, MHP’ye üye olarak başladım. 2008 - 2012 yılları arasında MHP İlçe Yönetim Kurulu Üyeliği, 2009 yılında MHP Belediye Meclis Üyeliği Adayı oldum, 2012 - 2013 yılları arasında MHP İlçe Başkan Yardımcılığı görevinde bulundum, 31 Ocak 2015 - 28 Temmuz 2016 tarihleri arasında MHP Milas İlçe Başkanı olarak görev yaptım.

Sayın Meral Akşener’e imza vermem ve kurultaya katılmamdan dolayı Genel Merkez tarafından görevden alındım. 25 Ağustos 2017 tarihinde MHP’den istifa ettim. 8 Aralık 2017 tarihinde bana İYİ Parti Milas Kurucu İlçe Başkanı olarak görev verildi. 6 Şubat 2018 tarihinde de 1. Olağan Kongremizde İlçe Başkanı seçildim.

Bana göre, “Milliyetçilik”, “Demokratlık”, “Atatürkçülük” ve “Muhafazakârlık” siyasi partilerin tekelinde olmamalıdır. Maalesef günümüzde tekelleştirmeye çalışıyorlar ki, bunu çok yanlış, ayrıştırıcı bir o kadar da tehlike görüyorum. Çünkü bu dört ana unsur bizim ortak paydamızdır. Bu ortak paydamız üzerinden yıllardan bu yana siyaset yapılmakta, ancak AK Parti döneminde daha da fazlalaştı. Örneğin insanların aklına “Muhafazakârlık” deyince AK Parti, “Milliyetçilik” denince MHP, “Atatürkçü ve Sosyal Demokrat” denince CHP getirilmeye çalışılıyor ki, algı yönetimi bu yönde çalışıyor! Bu algıyı yanlış buluyorum.

 

- Sizi etkileyen siyaset adamları kimdir?

Mehmet ÇAYIRLI: Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü hiçbir kişi ve liderle kıyaslamadan ve siyaset malzemesi olarak kullanılmasını doğru bulmadığımdan ve siyaset üstü bir kişi olarak sevip saydığımdan, Onun adını vermek istemiyorum. O, Türk milletinin önderidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusudur, ilk Cumhurbaşkanımızdır. O, Türk Milleti’nin atasıdır. O, tüm siyasi partilerin örnek alması gereken bir liderdir. Bu anlamda takdir ettiğim, sevdiğim, saydığım, beğendiğim, örnek aldığım kişi Atatürk’tür. Onun dışında yüzde yüz bir isim veremiyorum. Her liderin farklı özellikleri vardır. Ayrıca rahmetli Başbuğ Alparslan Türkeş’in gerçek “Ülkücülüğü” ve yaşam tarzı ile rahmetli Karaoğlan Bülent Ecevit’in demokratlığı, mütevazı yaşam tarzı ve dürüstlüğü beni çok etkilemiştir.

 

- MHP’de siyaset yaptığınız günlerde hayalleriniz var mıydı? O dönemde neler yaşadınız?

Mehmet ÇAYIRLI: Hayalsiz insan, hedefsiz insan gibidir. Benim gerçek hayalim, Türkiye’deki siyasi bozukluğun, nezaketsizliğin ve etik değerlerin önce Milas’ta, sonra Muğla’da ve yapabilirsem Türkiye’deki siyasi ahlak değerlerini tıpkı Avrupa’da, Japonya’da olduğu gibi erdemli, namuslu yapılmasına katkıda bulunmaktır. İnanın siyaseten makam, koltuk gibi bir beklentim yok. Çünkü dünya fani; Ne Fatih Sultan Mehmet, ne Kanuni Sultan Süleyman öbür dünyaya götürmüş. Önemli olan, yeni nesillere ahlaklı bir siyaset bırakmak! Avrupa, Japonya Müslüman değiller ama ahlak sahibiler. Herhangi bir yolsuzluk, rüşvet gibi yüz kızartıcı suçları olduğu zaman istifa ediyorlar. Hatta Japonya’da harakiri yapıyorlar. Bizde ise fazla söze gerek yok. Görünen köy kılavuz istemez. Şu anki siyasi iktidar maalesef zafere giden her yol mubah anlayışı içinde, ne etik değerleri, ne de ahlaki değerleri dikkate alınıyor!

MHP’de iken, partimi Milas’ta kurumsallaştırmaya çabaladım. Ancak bunu yapmak için zaman ve insan unsuru gerekiyordu. 6 Haziran seçimleri, hemen akabinde 1 Kasım seçimleri, sonuçları siz de biliyorsunuz. Kısaca tablo şöyleydi: MHP % 16.3 (2011), % 21.20 (2015 7 Haziran, Aday Milaslı 5. Sıra) ve %16.3 (2015 1 Kasım, Milaslı Aday yok). CHP % 48 (2011), % 44 Aday Milaslı 1. Sıra  (2015 7 Haziran) ve % 48 Milaslı Aday 1. Sıra (2015 1 Kasım). AKP % 26 (2011),  % 23 Aday Milaslı 2. Sıra (2015 7 Haziran) ve % 29 Milaslı Aday yok (2015 1 Kasım). Tablodan anlaşılacağı üzere siyasette, Ankara rüzgârı olmaz ise yerelde teşkilat, aday ne kadar iyi olursa olsun, önemi olmuyor!

1 Kasım seçimleri sonrası tek derdim tabanı tutmak oldu. Taban, Parti yönetimini eleştiriyor ve başarısızlığın sorgulanmasını talep ediyordu. Ben de, tabanı ve yönetimi dinledim ve durumu yukarıya bildirdim. Ancak raporlarımız dikkate alınmadığı gibi birileri tarafından eleştirilerimiz alaya alındı. Sonuç olarak bizi seçen taban idi, taban da değişimden yana idi, hatta görevde olduğum dönemde tabanın değişim isteğini resmen basın yoluyla deklere eden tek İlçe biz olduk. Görevden alınacağımızı biliyorduk ama tabanımızın sesini yukarıdakilere duyurmak zorundaydık. Buna rağmen açıklama yapmaktan çekinmedik.

Ben, makam ve koltuk uğruna hiçbir arkadaşımı satmadım, satmam da. Bugün Milas’ın sokaklarında alnım açık, başım dik dolaşabiliyorum.

 

- Siyaset yapma biçimine mi itiraz ettiniz, yeni bir yapılanmanın gerektiğine mi inandınız?

Mehmet ÇAYIRLI: MHP’de iken maalesef son 10 yıldır istişare, temayül uygulanmıyor veya uygulanmış gibi yapılıp sonucu açıklanmayan yoklamalar yapılıyordu. Tabii ki MHP ile ilgili söylediklerim benim düşüncelerim. Orada kalan arkadaşlar buna itiraz edeceklerdir. Saygıyla karşılıyorum. Doğal olarak partilerini savunacaklardır. Ancak onlardan sadece şunu rica ediyorum: Elinizi vicdanınıza koyun, öyle konuşun.

 

- Kişisel bir karar mıydı, yoksa bir grup arkadaşınızla birlikte mi hareket ettiniz?

Mehmet ÇAYIRLI: Yönetim Kurulumuzun ve tabanımızın kararıydı. Raporumda, tüm bu gerçekleri dile getirmiştim.

 

- Sayın Devlet Bahçeli ile görüşmeyi denediniz mi?

Mehmet ÇAYIRLI: Görüşmedim. Siyasi partilerde bir hiyerarşi vardır. Ben de, hiyerarşinin dışına çıkmadım. Ancak ne bir çağırı, ne bir davet aldım. Benim kişisel bir duruşum vardır. Müslümanlıkta da böyledir. Davet etmek sünnet ise davete icap etmek farzdır derler. Bırakın Genel Başkanı, Genel Başkan Yardımcılarından bile davet almadım, telefonla bile aranmadım. Görüşmeye davet edilseydim, hazırladığım raporu sunar ve üzerinde konuşurdum.

 

- Meral Akşener Hanımefendiyle görüştünüz mü?

Mehmet ÇAYIRLI: Meral Hanımla, ilk defa 10 Aralık 2015 tarihinde MHP’de görevde iken, Kurultayın yapılması ile ilgili olarak görüştüm. Tabanımızın görüşünü aldıktan sonra Kurultay yapmak için imza verdim. Daha sonra davet üzerine 8 kez toplantılara katıldım.

 

- Meral Hanımın, olmazsa olmazı nedir?

Mehmet ÇAYIRLI: Ahlak, ahlak, ahlak.

 

- Siz, Sayın Bahçeli’yi ve Sayın Akşener’i tanıyan bir siyasetçisiniz, hangisi daha demokrat?

Mehmet ÇAYIRLI: İYİ Parti İlçe Başkanıyım. Dolayısıyla hangisi daha demokrat sorusuna cevabım, şimdiki konumumdur. Sosyal Medya hesabımda da yazdım. Üst Kurul delegesiyim. Doğru bildiğim bir şeyden, tabandan uzaklaşan bir yapı olduğu takdirde; geçmişim geleceğimin teminatıdır diyorum.

 

- İYİ Partiyi, MHP’den ayıran tarafları nelerdir?

Mehmet ÇAYIRLI: Sorunuz çok kapsamlı. Özetleyerek cevaplandıracağım. Biz; birlikte Türkiye Cumhuriyetiyiz; Kürt’ü, Laz’ı, Çerkez’i, Sünni’si, Alevi’si yani bizi, biz yapan, insan odaklı bir partiyiz. Ayrıştırmıyoruz, ötekileştirmiyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kuruluş felsefesini içine sindirmiş bir partiyiz. Örnek mi? Milas İlçe Yönetimimizde Sünni de var, Alevi de, Batılımız da var, Doğulumuz da; Sosyal Demokratımız da var, Atatürkçümüz de; Muhafazakârımız da var, Milliyetçimiz de; Ülkücümüz de var, liberalimiz de. Ümmetçi değil, Türk milletinin tarafındayız. Ayrıştırıcı değil, birleştirici bir partiyiz. Cumhuriyet’e, Cumhuriyetin kuruluş değerlerine bağlı bir partiyiz. Parlamenter düzenin Türk Milleti’nin tabiatına uygun bir sistem olduğuna inanıyoruz. Sonuna kadar laikiz; orucumuzu da tutarız, namazımızı da kılarız, ama kimseyi inancı nedeniyle kınamayız. Düşünceye saygı duyarız, yazarı özgür kılarız. Sözde değil özde Atatürkçüyüz.

 

- Milaslılar, neden İYİ Partiye oy versinler?

Mehmet ÇAYIRLI: Milaslılar demek dar kapsamlı olur bence. Tüm Türkiye için şunu söylüyorum: Hatırlar mısınız İYİ Parti kuruluş aşamasındayken, TV’lerdeki açık oturumlarda önce “İYİ Parti kimden oy alacak” diye algı operasyonu yağmaya başlatıldı! Sonra % 2-3 demeye başladılar, daha sonra “barajı zor geçer” kehanetinde bulundular! Şimdilerde % 10-15 diyorlar. Varsın desinler, kendileri çalıp kendileri oynasınlar. Siyaset tabanla yapılır. Genel Başkanımız her gün bir ilde program yapıyor. Kaç çift ayakkabı eskitti bilmiyorum. Yandaş medyanın ‘çamur at izi kalsın’ anlayışı, Genel Başkanımıza işlemiyor. Millet, Genel Başkanımız Meral Akşener Hanımefendiyi sevdi, kendinden biri olduğunu fark etti. Sayın Meral Akşener, meydanlara çıktıkça, il il, ilçe ilçe dolaştıkça oy oranımız artıyor. Bu saptamayı ben yapmıyorum, yandaş kalemler yazıyor. İYİ Partiye neden oy versinler demiştiniz. Artık yeter, bu ülkenin bin yıllık tarihi var. Bunca zaman ayakta kaldıysa milli ve dini değerler sayesinde kaldı. Ancak bu değerleri, kimsenin kendi çıkarı için kullanmaya hakkı yoktur.

Biz; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in kuruluş felsefesi ile yola çıkmış, dini, ırkı, dili ne olursa olsun; vatan sevdası olan ve “Ne mutlu Türküm diyene” diyenlerin partisiyiz. Cumhuriyet, Adalet, Demokrasi ve Parlamenter Sistemi savunan herkesi İYİ Partiye destek vermeye davet ediyoruz. İYİ Parti, vatanseverlerin, bayrak severlerin, Atatürk severlerin partisidir. Köylümüzün sesi, çalışanlarımızın nefesiyiz. Hak, hukuk, adalet savaşçısıyız. Türkiye’nin birliği ve dirliği için savaş veriyoruz. İYİ Parti, haksızlığa uğrayanın, hakkı yenilenin, emeği sömürülenin yanındadır. Bütün Türkiye gibi, Milaslılar da, İYİ Parti’nin sesine kulak verecektir. Çünkü Milaslılar haktan, hukuktan, doğruluktan ayrılmaz. Milaslı, yurduna, milletine, rejimine, demokrasiye söz söyletmez.

 

-İYİ Parti Milas İlçe Başkanı olarak soruyorum; Milas’ın yerel sorunları nelerdir?

Mehmet ÇAYIRLI: Milas, “4 T” adı verdiğim “Tarım”, “Turizm”, “Tabiat” ve “Tarih” gibi çok zengin olanaklara sahip bir ilçedir. Ancak bunların üzerinde durmuyoruz, akıl yürütmüyoruz, artısını, eksisini düzene sokmuyoruz. Ulusal ve uluslararası medyayı ayağa kaldıramıyoruz. Yeraltı zenginliğimizi tanıtamıyoruz, yer üstü varlığımızı ticaretleştiremiyoruz. Unumuz var, şekerimiz var, suyumuz var, helva yapmasını beceremiyoruz. İYİ Parti bunu yapacak, Milas’ı dünyaya tanıtacağız, gece gündüz çalışıp Milas’ı Türkiye’nin turizm merkezi haline getireceğiz. Milas’ta entelektüel bilgisi, tarihi bilgisi dolu insan var; bunları bir araya getirip çalıştıracağız, proje üretmelerini isteyeceğiz. Tarımda; eskiden TARİŞ’in önünde kamyonlar, traktörler tütün, pamuk, zeytin için sıraya girerlerdi. Bir hasat döneminde çiftçi oğlunu veya kızını evlendirirdi. Ben bir çiftçi kızı ile evliyim. Kayınbabam, tütün hasadıyla eşimin çeyizini ve düğününü yapmıştı. Turizmde ise maalesef Bodrum’un yanında sönük kaldık. Oysa Milas hem tarih, hem doğa, hem deniz olarak Bodrum’u katlar. Yeşil ile mavinin her tonunu gördüğümüz Milas’ta ne yazık ki bir Kent Ormanı, bir Mesire Alanı yok! Milas, tarihin her devrini yaşamış bir kent. Nerede bir kazı, hafriyat çalışması varsa, orada tarih fışkırıyor. Değerlerimizin farkında değiliz! Örnek mi? Uzunyuva. Değerlerimiz çalındıktan sonra kıymetlendi. Benim fikrim, belki çok büyük proje diyeceksiniz, ama eski Milas’ın oturduğu alan tamamen kamulaştırılarak tarihi zenginliğimizi gün yüzüne çıkarmak ve Uluslararası Marka haline getirmek zor değil. Kamulaştırılan alanlar yine ayrı bir proje ile SODRA eteklerine taşınması gerekiyor. Hem sel, hem de deprem gibi doğal afetlerden de en az zararla çıkarız.

Kent merkezinde otopark, trafik, yolların dar oluşu, yerli esnafın yabancı esnafa yem edilmesine göz yumulması, sporda tesisleşmeme, yerli ve yabancı turistlere hitap edecek yatırımların yetersizliği, Kent Ormanı, Huzur Evi, Kent Konakları, Hava Kirliliği, Tanıtım ve Reklam gibi sorunlarımız var.

Saygı, sevgi, hoşgörü ve ahlak anlayışımızı maalesef hızla kaybetmekteyiz. Aracınızla veya yaya olarak sokaklara çıkın. Ben bunu sık sık yaparım. Trafikte ne yayanın, ne araç sürücüsünün birbirine saygısı var. Kaldırımlar araba park yeri olmuş! Engelliler için yapılmış kabartmalı yollarda ya ağaca çarparsın, ya duvara toslarsın! Bisiklet yolları motorlu araçlar da kullanıyor! Ters yöne giden araçlar! Dükkân dışına taşan esnaf eşyaları!

Yine de karamsar olmamak lazım. Kentleşme yönünden son yıllarda bir şeyler yapıldı. Alt yapı, modern cadde ve sokaklar, bisiklet ve engelli yolları … Bu nedenle Belediye Başkanına teşekkür ediyorum. Sistem yok derken, kastım şudur: Türkiye’de siyaset, bürokrasinin ve uygulayıcıların üzerinde olduğu sürece bu değişmez. Neden mi? Yanlış park eden, kaldırıma eşya koyan kişiler, bürokratı veya uygulayıcıları siyasetçilere şikâyet etmekle, sürgünle tehdit ederse; bu ülkede yasalar nasıl uygulansın? İşte o yüzden İYİ Parti olarak ‘Güçler Ayrılığı’ diyoruz. Zaten eksik ve aksayan sistemin, daha da güçlendirilmesi, siyasetin gölgesinden çıkarmak gerekirken, “Başkanlığa” özeniyoruz. Allah, sonumuzu hayır etsin diyorum.

 

- Nasıl örgütleniyorsunuz?

Mehmet ÇAYIRLI: Büyük mahallelerde teşkilatlanma çalışmalarımız başladı. Aynı İlçe Teşkilatı gibi mahallelerde de nüfusa göre yönetimler oluşturmaktayız.

 

- MHP’li tavan ve tabanla ilişkileriniz nasıl?

Mehmet ÇAYIRLI: Benim, hiçbir zaman “Tabanla” sorunum olmadı. En uç noktada diyebileceğiniz ülkücü ve milliyetçi arkadaşlarımla veya ağabeylerimle görüşüyorum. Onlara da saygı duyuyorum. “Tavan” ile pek görüşmüyoruz. Ben, dostlarımla, komşularımla ve akrabalarımla siyaset yapmam ve oy istemem. Çünkü dostluğumuz zedelenir. Bana ve partime oy verenlere teşekkür ederim. “Tavan” benimle siyaset yapmaya kalktı, ben de düşüncelerine saygı duyduğumu, ama benim ve bana destek verenlerin fikrinin böyle olmadığını söyleyince aramaz oldular. MHP’de iken 7 Haziran’a kadar en çalışkan, en başarılı Başkan iken, 1 Kasım’dan sonra fitne, fesatçı, hain olduk. 6 ayda bir insan değişir mi? İnsan tabiatına aykırı! Ben, değil 6 ayda, 6 yaşımda ne isem, 60 yaşında da bu olurum. Hocam, siz canlı tanığımsınız. Benim öğrencilik yıllarım ile şimdiki arasında kişilik farkı görüyor musunuz?

 

- Belediye Meclisi’nde temsilciniz oldu mu?

Mehmet ÇAYIRLI: Belediye Meclisi’nde Kasım Özkan Bey var. Ne Kasım Bey’e ne de başka birine aman bizim partiye gelin, sizi şu yaparız, bu yaparız gibi vaatlerimiz olmadı. Gelene kapımız sonuna kadar açık, yeter ki samimi, koşulsuz, ön yargısız gelsin. Bize makam ve mevki için geleceklerse varsın gelmesinler.

 

- Yerel Yönetimi almak için özel çalışmalarınız olacak mı?

Mehmet ÇAYIRLI: Yerel Yönetimler için iki tane alt birim oluşturduk. Bu birimler gerekli alt yapı çalışmalarına başladı. Belediye Başkanı adaylarını, Meclis adaylarını halka sorarak, yani anket yaptırdıktan sonra göstereceğiz. Vatandaşlarımızdan bu yönde talebi olanlar varsa, şimdiden Alt Birimlerimize müracaatlarını yapsınlar. Tabanımızın ve vatandaşın nezdinde karşılığı olanlara öncelik vereceğiz. Birinci geleni yazmayacak halimiz yok. Benim sevmediğim kişi dahi olsa, hak ediyorsa, anketten çıkıyorsa, önemli olan Partimizin başarısı der, arkasından koşarız.

 

- Kadın Kolları, Gençlik Kolları gibi örgütlenmenizi tamamladınız mı?

Mehmet ÇAYIRLI: Kadın Kollarımız, tüzük gereği olmayacak. İYİ Parti insan odaklı bir partidir. Kadın, erkek diye bir ayırımı kabul etmiyoruz. Kadınlarımız baş tacımızdır. Yönetim Kurulumuzda 12 bayan üyemiz var. Milas’ta başka hangi siyasi partide 12 Yönetim Kurulu üyesi var?

Gençlik Kollarımız, Nisan sonu veya Mayıs ortalarında kurulacak. Şu sıralar veri tabanımızı oluşturuyoruz. Bay veya bayan avukat, mühendis, mali müşavir, doktor gibi vizyon sahibi, kendisi ile barışık, özgüveni olan, heyecanlı ve istekli, ama en önemlisi de ahlaklı, dürüst ve samimi gençlerden oluşacak Gençlik Kollarımızın kurulması kısa zamanda gerçekleşecektir.

 

- Kaç üyeniz oldu, üyelik koşullarınız nelerdir?

Mehmet ÇAYIRLI: Mart ayı sonu itibariyle 450’yi geçti. Herkes Partimize üye olabilir. Ancak, kadına şiddet, tecavüz ve çocuk istismarından hüküm giymiş kişiler üye olamazlar.

 

- İYİ Parti’nin tüzüğünde olup diğer partilerin tüzüğünde bulunmayan farklı maddeler var mı?

Mehmet ÇAYIRLI: İl ve İlçe Teşkilatları Tüzüğe aykırı işler yapmadığı sürece görevinden alınamaz. Yönetim Kurulu’nun % 25 Kadın olması zorunluluğu vardır. Kadına şiddet, tecavüz ve çocuk istismarından hüküm giymiş kişiler partimize üye olamazlar. Sandık ve Temayül yoklaması mecburidir. Her İl ve İlçede Yönetim Kurulu haricinde, Başkanlık Divan’ı oluşturma zorunluluğu vardır.

 

- Genelde ve Yerelde hangi partiyle yarışacaksınız?

Mehmet ÇAYIRLI: Her siyasi parti sonuçta rakibimizdir. Şu sıralar yukarılarda ittifaklar yapılıyor, yapılabilir. Bu anlamda Genel Merkezimizin tabana sorarak alacağı her türlü karara uyacağız. O yüzden şimdiden A partisi rakibimiz, B partisi ittifakımız sözleri daha erkendir. Önemli olan siyasi ahlak ve nezaket; benim olmazsa olmazımdır. Örneğin, İYİ Parti olarak tanıtım gecesi tertip ettik, İlçe Kongresi yaptık. AKP’yi de, MHP’yi de davet ettik. Ne kendileri geldi, ne çelenk gönderdiler, ne de nezaketen kutladılar!

Kalbim kırgın, hiç kusura bakmasınlar. Yukarıda Genel Merkez boyutunda bu partiler ittifak yapsalar da, buradaki temsilcileri ile ben ittifak yapmam. Zorlama olursa gereğini yaparım. Haa buradaki temsilciler farklı olursa, Parti menfaati bunu gerektiriyorsa saygı duyar, gereğini yaparım. Hatırlar mısınız, MHP İlçe Başkanlığım döneminde AK Parti ile MHP arasında siyasi olarak ne kadar zıt yerlerde duruyorduk. Genel Başkanlar düzeyinde her türlü salvolar yapılıyordu. Biz o dönemde dahi AK Parti İlçe Başkanı Sayın Levent Akyer kardeşimle gayet uyumlu idik. Farklı düşünebiliriz, farklı partilerde siyaset yapabiliriz. Ama birbirimize saygı ve sevgide kusur yapmadık. O yüzden AK Parti ve MHP temsilcilerine siyasi nezaketsizliklerden dolayı kırgınım. Siyaset, koltuk, mevkii gelip geçicidir. Dostluk bakidir.

 

- AKP ve MHP temsilcileri farklı olursa cümlesini açar mısınız?

Mehmet ÇAYIRLI: Siyaset ayrı, insanlık ayrıdır. Farklı siyasi partilerde görev almış olabiliriz. Farklı siyasi yerlerde olmak demek, insanlığımızı unutmak demek değildir. Selamı sabahı kesmememiz lazım. Bu anlamda, elini uzatan hep ben oldum. Ama karşımdakiler siyasi nezaketten, incelikten uzak durdular. Bu anlamda, ben Mehmet Çayırlı olarak bu arkadaşlarla bir yerde buluşamam.

 

- İYİ Parti İlçe Yönetiminde ilk kez siyasete giren isimler var mı?

Mehmet ÇAYIRLI: 33 kişilik yönetimimizin 20’si yeni isimlerden oluştu. Necla Küçük, Hidayet Kabaçam, Cömert Doğan, Gönül Altınözü, Sibel Metin, Vural Bulut, Aylin Yıldırım Dikmen, Yavuz Doğru, Özer Karadağ, Sultan Acar, Gürsel İnce, Esin Öneş, Nazan Yakabaşı, Esma Akbay, Fatma Aydın, Gönül Gömül, Özcan Gül, Serülent Anıl, Tayfun Göktaş, Mevlüt Korkmaz gibi arkadaşlarımız ilk kez siyasete girdiler.

 

- İYİ Parti, siyaset yelpazesinin neresinde?

Mehmet ÇAYIRLI: Ne sağcıyız, ne de solcuyuz. Merkez sağa daha yakın; Atatürkçü, demokrat, milliyetçi, muhafazakâr düşünceye sahip her düşünceye açığız. Ortak paydamız Türkiye, Vatan ve Bayrağımızdır.

 

- Atatürkçülük vurgusunu öne çıkarıyorsunuz?

Mehmet ÇAYIRLI: Söyleşinin başında da ifade ettiğim gibi Atatürk ortak paydamızdır. Ben, Atatürk’ü inkâr edenin Türklüğünden şüphe duyarım. Atatürk’ü, değil Türkiye dünya lider kabul etmiştir. Yapılan araştırmalarda Atatürk hep ilk sıralarda yer almaktadır. Atatürk, kalkınmadır, özgürlüktür, demokrasidir. Atatürk, Türkiye’nin ortak paydasıdır. Atatürk, Türkiye’dir, Türkiye Atatürk’tür.

 

- Bir dönem rahmetli Özal, dört eğilimi birleştiriyoruz demişti. İYİ Parti de aynı yolu mu izliyor?

Mehmet ÇAYIRLI: İYİ Parti, dört eğilimi değil, Türkiye’yi birleştiriyor. Vatandaşımız, ötekileştirmelerden, kamplaştırmalardan, ayrıştırıcı dilden bıktı. Yukarıdakiler, kürsülerde atışıyor, ağza alınmayacak kelimeleri sarf ediyor ama kulislerde olay tam tersine işliyor! İYİ Parti, özü ve sözü ile bir parti olacaktır. Oy için, koltuk için değil, memleket için siyaset yapıyor. İYİ Parti, özlenen Türkiye’yi kuracaktır. Milletimizi birleştirecek, zorlukları aşacak, güzel günlerin gelmesini sağlayacaktır. İYİ Parti, Türkiye’ye gerçekten İYİ gelecektir.

 

- AKP’li seçmen İYİ Parti’ye oy verir mi?

Mehmet ÇAYIRLI: Ben, en büyük oy potansiyelinin AK Partiden geleceğine inanıyorum. Bana, telefonla ulaşanlar, çarşıda, pazarda rast gelenler, “gönlüm sizinle” diyen o kadar çok AK Partili insan var ki. Başkanım, “AK Parti üyesiyim, işimden dolayı üye kalmak zorundayım. 2019 seçimlerine kadar böyle kalmak zorundayım. 2019 seçimlerinde sandıktan İYİ Parti’yi çıkardık mı bir daha iş, aş korkusu olmayacak” diyen öyle çok yurttaşımız var ki. Ben, milletime güveniyorum. 1999 yılında DSP % 22 ile iktidara geldi, 2002 seçimlerinde % 2’yi zor aldı. Aynı sessizliği ve havayı hissediyorum.

 

- CHP’li seçmen, İYİ Parti’ye nasıl yaklaşıyor?

Mehmet ÇAYIRLI: Bence, Cumhuriyet’in ve Parlamenter sistemin yeniden kurtuluşu İYİ Parti’nin alacağı oya bağlı. Türkiye’nin siyasi haritasına baktığımızda; % 65-70 “sağ”, % 30-35 “sol” oy potansiyeli vardır. CHP, ortalama % 25 bandında kalmaktadır. Eğer 2. Tur seçimlerinde AK Parti’nin adayı ile CHP’nin adayı yarışırsa, AK parti elini kolunu sallaya sallaya seçimi alır ve Başkanlık sistemini yerleştirir ve Parlamenter sisteme veda ederiz. Çünkü batıdaki seçmenin katı tutumu yoktur. Hedefe odaklanır. Sağcı da olsa CHP’nin adayına oy verebilir. Ancak Orta Anadolu, Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun sağcı seçmenleri solun adayına oy vermez. Durum böyle olunca CHP’nin adayı % 25’ten azami % 40’a çıkabilir. Mart sonu yapılan anketler AK Parti’yi % 34, CHP’yi % 24, İYİ Parti’yi % 22; HDP’yi % 10, MHP’yi % 7, SP ve diğerlerini % 3 göstermekte. Eğer 2. turda Meral Akşener olursa; % 58 - % 60 arası oya ulaşacaktır. Şöyle ki, % 24 CHP’den, % 22 İYİ Parti’den, %5 HDP’den, % 5 MHP’den, % 2 SP’den oy alacağına inanıyorum. Bu nedenle bu seçimde particilik yapmayalım. Türkiye’nin siyasi haritasını düşünerek aday gösterelim oyumuzu ziyan etmeyelim.

 

- MHP’li seçmen, İYİ Parti’ye oy verir mi?

Mehmet ÇAYIRLI: Sorunuzu iki farklı değerlendirme ile cevaplayacağım: Birincisi, MHP tabanının ortalama % 65’i İYİ Parti’ye geçti ya da geçecek. İYİ Partiye, % 10’un üzerinde MHP’den oy gelecek. İkincisi ise “elim üç hilalden başka yere gitmez” diye, İYİ Parti’ye geçmeyen MHP tabanının, Genel Seçimde MHP’ye, Başkanlık seçiminde Meral Akşener’e oy vereceğini tahmin ediyorum.

 

- SP ile ittifak yapacak mısınız?

Mehmet ÇAYIRLI: Şu anda bunu söylemek erken olur. Ancak görünen o ki, parti bazında olmasa dahi, seçmen sandıkta bu birleşmeyi yapacak gibi görünüyor.

 

- HDP’den % 5 oy alacağınızı söylediniz. Böyle bir değerlendirmeye nasıl varıyorsunuz?

Mehmet ÇAYIRLI: Her Kürt HDP’li, her HDP’li PKK’li değildir. Son referandumu hatırlayın: Barzani Türkiye’ye neden geldi, Leyla Zana ile birlikte niçin çalıştı? Kürt seçmenin yarısı referandumda “Hayır” dediyse, diğer yarısı da “Evet” dedi.

Genel Başkanımız, ilk ziyaretini Ahlat’tan başlattı. Doğu’da, Güneydoğu’da olumlu tepkiler aldı. Hakkari’de oy oranımızın % 20 olduğunu biliyor musunuz? Daha geçen hafta Güllük beldemizde Kürt kökenli bir yurttaşımız teşkilatlanma çalışmamıza katıldı. İYİ Parti’ye üye oldu. Sözün özü; vatandaşlarımız Türk, Kürt, Laz, Çerkez ayırımı istemiyor, artık yeter diyor.

 

- AKP+MHP ittifakını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mehmet ÇAYIRLI: Bu konuda yorum yapmayacağım. Sadece Boğaziçi mahallesinde yaşlı bir amca, sizin sorunuza benzer soruyu şu şekilde yanıtladı. “Pazarlık; al gülüm, ver gülüm.”

 

- Kim gül verdi, kim gül aldı?

Mehmet ÇAYIRLI: Biri “Başkanlık” yarışını kazanmak için, diğeri “baraj” engelini aşmak için, birbirlerine gül alıp gül verdiler.

 

- “İYİ Parti’nin baraj sorunu var” diyenler iyi niyetli mi yoksa siyasi kaygı ile mi davranıyor?

Mehmet ÇAYIRLI: Art niyetlilerin gündemde tuttuğu bir yalandır. Bu yalanı dillendirenler, önce % 2 - 3, sonra % 6 - 7, Mart sonun da % 10 - 11 demeye başladılar. Genel Başkan Yardımcımız Koray Aydın’ın dediği gibi İYİ Parti’nin oy oranı Medya oranı X 2 = 22’den az değildir. Güneş balçıkla sıvanmaz.

 

- Sayın Erdoğan’a karşı, CHP, İYİ Parti, SP ve diğerleri ortak bir adayda buluşabilme olasılığı var mıdır?

Mehmet ÇAYIRLI: İttifak demokratik bir haktır. AK Parti + MHP yapabiliyorsa, CHP + İYİ Parti + SP niye yapmasın? Buna seçmen karar verecek. Bugün AK Parti + MHP ittifakta anlaşmış olsalar da, iki partinin tabanlarında durum onu göstermiyor. Sayın Erdoğan’ın, Sayın Bahçeli’ye söylediklerini, Sayın Bahçeli’nin, Sayın Erdoğan’a söylediklerini hatırlayın. Taban bunları unutmaz.

 

- Hangi isim, CHP + İYİ Parti + SP ittifakını gerçekleştirebilir?

Mehmet ÇAYIRLI: Ekmeleddin İhsanoğlu olmasın da!

 

- Sayın Akşener’e yönelik “FETO” yanlısı ya da “ABD’nin Adamı” yorumunda bulunanlar var, bu konuda neler söylersiniz?

Mehmet ÇAYIRLI: Bana, “FETÖ” ile beraber olduğunu veya “FETÖCÜ” olduğunu kanıtlayan bir belge getirsinler hemen istifa ederim. Ama asıl “FETÖCÜ” kimlerdir, siyasi kanadı var mıdır bilmiyorum. Vatandaşa sormak lazım, en iyi vatandaş bilir. Meral Hanım, Türkiye’nin adamıdır. Bu tür yalanları çıkaranlar belli merkezlerin suflörüdür. Yanıt vermeye bile değmez.

 

- Genel olarak, Türkiye’deki siyasi ahlak’ı ve siyasi söylemi nasıl buluyorsunuz?

Mehmet ÇAYIRLI: Batı’nın yüz yıl gerisindeyiz. Müslüman bir ülkede yaşamamıza rağmen, siyasi ahlak sıfırdır. Sabah başka akşam başka konuşanların, dün söylediğini bugün inkâr edenlerin siyaset sahnesinden temizlenmesi gerekiyor. İYİ Parti bunların maskesini indirecek, milletimiz gerçeği görecektir.

 

- Yerelde uzlaşmacı, görüşmeci siyasi çizgiye ihtiyaç görüyor musunuz?

Mehmet ÇAYIRLI: Elbette ihtiyaç var. Her şey Milas ve Milas halkı için olmalıdır. Ama bakıyorum da, maalesef Muhalif Meclis Üyeleri olur olmaz her şeye muhalefet şerhi koyuyor. Bizim yönetim anlayışımızda öncelik vatandaşın menfaatidir. Yani halka hizmet, hakka hizmet anlayışı hâkim olacaktır. İyiyi, İYİ Parti destekleyecek, kötüyü durduracaktır.

 

- Yerel seçimlerde, AKP’liler, CHP’ye karşı ortaklık önerseler ya da CHP’liler AKP’ye karşı birlik önerseler tavrınız ne olur?

Mehmet ÇAYIRLI: Öncelikle kendi adayımızı çıkarırız. Ancak Genel Merkez tarafından, parti menfaati için protokol yapılırsa, bize uygulamak düşer. Şunun da altını çiziyorum. Siyasi nezaketten uzak kişilerle çalışmam.

 

- Kadın cinayetleri, çocuk yaşta evlendirmeler, fetvalar… İYİ Parti bu açıklamaları nasıl değerlendiriyor?

Mehmet ÇAYIRLI: Kadına bakış açılarını gösteriyor. Ne İslam’la, ne insanlıkla ilişkisi var! Hoş olmayan, akılla, mantıkla açıklanamayacak abesle iştigal olarak değerlendiriyoruz. Ama unuttukları bir şey var; bu ülkenin nüfusunun % 51’i kadındır.

 

- İstiklal Marşı tartışmalarını nasıl değerlendirdiniz? Gündem değiştirmek mi, Cumhuriyetle hesaplaşmak mı, Atatürk’ü unutturmak mı?

Mehmet ÇAYIRLI: Üçü de olabilir.

 

- İYİ Parti’nin olmazsa olmazı nedir?

Mehmet ÇAYIRLI: Atatürk, Vatan, Bayrak, Adalet, Demokrasi, Cumhuriyet.

 

- Erken seçim tartışmalarına nasıl bakıyorsunuz?

Mehmet ÇAYIRLI: İYİ Partiyi kimse engelleyemez. Yasal zorunlulukları yerine getirmiş bir partiyiz. Seçimler erkene de alınsa, zamanında da yapılsa, İYİ Parti her koşulda seçime hazırdır. İYİ Parti engelleri yıka yıka, barajı aşa aşa geliyor. A planı olmazsa, B planı, B planı olmazsa C planımız hazırdır.

 

- Benim sormadığım, eklemek istediğiniz konu ya da konular varsa sizi dinliyorum.

Mehmet ÇAYIRLI: İYİ Parti olarak, bizi söyleşiye davet ettiğiniz için Partim ve Yönetim Kurulum adına size ve ÖNDER Gazetesine sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Teşekkür ediyor, başarılar diliyorum.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X