Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert
Terk nedeniyle Boşanma Davası ve İhtar sorunu
Av. Ezgi EFENDİOĞLU ÇİÇEK...

Terk nedeniyle Boşanma Davası ve İhtar sorunu

Bu içerik 315 kez okundu.

Evlilik birliğinin taraflara yüklediği sorumluluklardan biri, birlikte yaşama olgusudur.Taraflar birlikte yaşadığı sürece -pek tabii yasanın öngördüğü diğer şartları sağladığı takdirde- evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmiş sayılırlar.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 185.maddesinin 3. fıkrası “eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadır” hükmünü haizdir. Özel boşanma nedenlerinden biri olan terk, 4721 sayılı yasanın 165.maddesinde düzenlenmiş ve terk nedeniyle boşanma davası açılabilmesi birtakım şartlara bağlı kılınmıştır. Terk nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için eşlerden birinin evlilik birliğinden doğan yükümlülükleri yerine getirmemek amacıyla evi terk etmiş olması şarttır. Terk eden eşin eve dönmemek için haklı bir sebebi olmaması gerekmektedir. Örneğin, diğer eşin fiziksel veya sözlü şiddetine maruz kalan eşin o evde kalamaması ve evi terk etmek durumunda kalması olağandır. Buna karşılık terk eden eşin eve dönmemesinde haklı bir sebebi yoksa diğer eş terke dayalı olarak boşanma davası açabilecektir. Terk olayının boşanma nedeni olarak ileri sürülebilmesi için terk eden eşin kusurunun olması gerekmektedir. Zorunlu hallerde evden uzaklaşmak durumunda kalan eşin -örneğin iş seyahatine çıkması gibi- ortak konutu terk ettiğini öne sürmek mümkün değildir. Terkin boşanma davasına konu edilebilmesi için aranan bir başka koşul ise, terkin 6 ay sürmüş olmasıdır. 6 ay boyunca ter eden eş, haklı bir nedeni olmaksızın ortak konuta dönmemiş olmalıdır. 6 aylık süre içerisinde eve gerçekten dönme amacı taşımayan ve samimi olmayan dönüşler, hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilecek ve 6 aylık süreyi kesmeyecektir. Terke dayalı boşanma davası açmadan önce geriye doğru en az 6 aylık sürede terk eden eşin ortak konuta dönmemesi gerekmektedir. 165. maddede aranan başkaca koşul ise, terk eden eşe ihtarname gönderilmesidir. Terk edilen eş, terkten itibaren 4 ay geçtikten sonra bir ihtarname göndermek mecburiyetindedir.İhtarnameyi noter kanalıyla gönderebileceği gibi, mahkeme aracılığı ile de gönderebilir. Terk eden eşin adresi bilinmiyorsa ihtar ilan yoluyla yapılacaktır. İhtarname içeriğinde terk eden eşe eve dönmesi için mutlaka 2 aylık süre verilmesi mecburidir. Bu süre verilmeden veya daha az bir süre öngörülerek terke dayalı boşanma davası açılması durumunda ihtar geçersiz sayılacaktır. Ayrıca ihtarnamede dönülecek evin adresinin belirtilmesi ve davete uyulmadığı takdirde boşanma davası açılacağı hususları yer almalıdır. Terk nedeniyle ihtar çekilmesinin doğuracağı en önemli hukuki sonuç, ihtarname gönderen yani terk edilen eşin, bu ihtarname ile terk eden eşin tüm kusurlu davranışlarını affetmiş sayılacağıdır. Terk edilen eş bu ihtarname ile “eve dön” çağrısı yaptığı için evlilik birliği terk edilen eş için henüz temelinden sarsılmamış ve çekilmez hale gelmemiş kabul edilmektedir. Bu sebeple terk nedeniyle ihtarname gönderen eş, diğer eşin ihtarnameden önceki kusurlu davranışlarına dayanarak boşanma davası ikame edemeyecektir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X