Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert
Enürezis (İdrar Kaçırma)
Gülten ÜNAL...

Enürezis (İdrar Kaçırma)

Bu içerik 244 kez okundu.

Gülten ÜNAL - Uzman Klinik Psikolog

www.terapiadanismanlik.com

 

Düzenli işeme ve dışkılama alışkanlığı, bir yandan çocuğun kaslarının ve sinirlerinin olgunlaşması, diğer yandan uygun zamanda başlatılıp uygun yöntemlerle sürdürülen eğitimle kazanılmaktadır.İşeme kontrolünün sağlanması, beklenen yaşta istemsiz ve uygunsuz idrar boşaltılmasının devam etmesi enürezis olarak tanımlanır.Enürezis terimi, Yunanca idrar yapmak anlamına gelen “enourein” sözcüğünden gelmektedir.Çocukluk çağında en sık karşılaşılan rahatsızlıklardan biri olan enürezis ile ilgili yapılan çalışmalar, ülkemizde yaklaşık her yüz çocuktan on üç ile yirmisinin bu durumdan etkilendiğini bildirmektedir. Hem çocuk hem de ailesi için ciddi sıkıntı kaynağı olan enürezisin ortaya çıkışında bedensel, ruhsal ve sosyal nedenler rol oynayabilmektedir.

Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından hazırlanan Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı’nda (DSM-V) enürezis’e ait tanı kriterleri aşağıdaki gibi belirlenmiştir:

1.Yatağa ya da giysilere, istemli ya da istemsiz olarak tekrarlayan biçimde idrar kaçırma,

2.Bu durumun en az haftada iki kez ya da ardışık üç ay boyunca tekrar etmesi ya da klinik olarak belirgin bir sıkıntıya ya da sosyal, akademik alanlarda işlevsellikte bozulmaya neden olması,

3.Kronolojik yaşın en az beş olması (ya da buna eşdeğer gelişim düzeyine sahip olma),

4.Alt ıslatma davranışının (diüretik, antipsikotik ya da SSRI gibi) bir maddenin fizyolojik sonucu olarak ortaya çıkmamış olması.

Bu davranış, bir maddenin (örn. İdrar söktürücü, antipsikotik bir ilaç) ya da diyabet gibi başka bir sağlık durumunun fizyoloji ile ilgili etkenlerine bağlanamaz.

Enürezis’in, sorunun ortaya çıkma zamanına ve şekline, idrar kaçırmanın günün hangi zamanında gerçekleştiğine göre farklı sınıflandırmaları yapılmaktadır.

Primer (Birincil) Enürezis- İdrar kontrolünün doğumdan itibaren 5 yaşına kadar ve 5 yaşından sonra henüz gelişmediği durumlara birincil enürezis denilmektedir. Birincil enürezis grubundaki çocukların düzenli olarak kuru kaldığı dönemler hiç olmamıştır. Yapılan çalışmalar, enürezis tanısı alan çocukların çoğunluğunun primer enürezisi olduğunu göstermektedir.

Sekonder (İkincil) Enürezis- Geçmişte mesane kontrolü kazanıldığı ve en az altı aylık kuruluk sürecinin sağlandığı bir dönemden sonra ortaya çıkan altına kaçırma durumları ikincil enürezis olarak adlandırılmaktadır.

Enürezis Nokturna- Yalnızca gece uykusu sırasında idrar kaçırma durumu olarak tanımlanmaktadır.Enürezis vakalarının yaklaşık % 80’i enürezis nokturnadır.

Enürezis Diürna- Yalnızca çocuğun uyanık olduğu gündüz saatlerinde meydana gelen idrar kaçırma durumudur.

Enürezis Continue- Karma enürezis olarak da adlandırılan hem gündüz hem de gece idrar kaçırmanın olduğu durumlardır.

Tek başına altına kaçırma durumu, her zaman ruhsal bir zorluk yaşandığı anlamına gelmemektedir. Gerekli bedensel, zihinsel ve duygusal olgunluğa ulaştığı halde altına kaçırma durumu devam eden çocuklar için öncelikle çocuk doktoruna başvurulması ve olası bedensel nedenlerin değerlendirilip elenmesi sonrasında çocuk ruh sağlığı uzmanlarına başvurulması gerekmektedir.

Bedensel olmayan ve ikincil olarak gelişen altına kaçırma durumlarında problemin kaynağı bir takım psikolojik etkenler olabilmektedir. Anne-çocuk ilişkisinde gerginlik, erken ve baskıcı tuvalet eğitimi, kardeş kıskançlığı, korkular, travmatik yaşantılar, şiddetin bir ceza yöntemi olarak kullanılması, anne-babadan ayrılma gibi yaşam olayları bu etkenler arasında sayılabilir.

Enürezisin tedavisinde iki temel yaklaşım bildirilmektedir. Bunlar, ilaç tedavisini esas alan farmakolojik tedaviler ve çoğunlukla davranış şekillendirmeye yönelik olan davranışçı terapi yöntemleridir.

Davranışçı yöntemlerin temelinde çocuğun kuru kaldığı zamanlarda ödüllendirilmesi; alt ıslatmanın gerçekleştiği durumlarda ise davranışının sorumluluğunu alması yer almaktadır.Enürezis tedavisi sürecinde ailenin tutumu da tedavi seyrini etkileyen önemli faktörlerden bir tanesidir.Süreçte ailelerin azarlama, küçük düşürme, utandırıcı cezalar verme gibi tutumlar sergilemesinin altına kaçırma problemi yaşayan çocuklarda belirtilerin daha da uzamasına neden olduğu bilinmektedir.Sabırlı, anlayışlı ve bilimsel yöntemlerin kullanıldığı bir yaklaşım, sorunun daha kısa sürede çözülmesine yardımcı olacaktır.

(www.terapiadanismanlik.com)

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X