Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert
Tek Adam
Celal DURGUN...

Tek Adam

Bu içerik 184 kez okundu.

‘sözün özü’ Celal DURGUN / [email protected]

 

 

Sözü Mustafa Kemal Atatürk’e bırakıyorum:

“Yurttaşlarım! Asla umutlarınızı tek bir şahsa bağlamayın.

Pek değerli bile olsa, millete hizmeti, vatanın korunmasını tek bir şahsa bağlamak doğru değildir.

Sizden olan bir kişiye sizden fazla önem vermek, her şeyi milletin bir bireyinin kişiliğinde toplamak; geçmişe, bugüne, geleceğe, bütün bu devirlere ait bir toplumsal sorunun açıklanmasını, ortaya konulmasını ve çözümlenmesini tek bir kişiden beklemek elbette ki uygun değildir, elbette ki gerekli değildir.

Hatta bu kişi ben olsam bile!”

            ***       ***

Atatürk’le devam ediyorum:

“Halkı dinleye dinleye Antalya’ya ulaştığımız uzun bir seyahatin sonunda, Hasan Rıza Soyak’a yakındığım gibi: Büyük bir ıstırap içinde bulunuyorum, çocuk!

Görüyorsun ya, gittiğimiz her yerde durmaksızın dert, şikâyet dinliyoruz.

Her yer derin bir yokluk, maddi ve manevi bir perişanlık içinde.

Beni en çok üzen şey nedir bilir misin?

Halkımızın zihninde kökleştirilmiş olan, her şeyi başta bulunandan beklemek alışkanlığı…

Herkes büyük bir tevekkül ve rehavet içinde, bütün iyilikleri bir şahıstan, yani şimdi benden bekliyor. Fakat nihayet ben de bir insanım, kutsi bir kuvvetim yok ki!”

            ***       ***

“Ülke ve milletin hayat ve geleceğine olan sevgi ve saygımdan dolayı, bir hakikat noktasını açıklamaya mecburum ki, vatandaşınız olan herhangi bir şahsı istediğiniz gibi sevebilirsiniz.

Kardeşiniz gibi, arkadaşınız gibi, babanız gibi, evladınız gibi, sevgiliniz gibi sevebilirsiniz.

 

Fakat bu sevgi sizi, ulusal varlığınızı, bütün sevgilerinize rağmen herhangi bir şahsa, herhangi bir sevdiğinize vermeye sevk etmemelidir. Bunun aksine hareket kadar büyük hata olamaz.

Bir millet için, bir millet varlığı, bir millet şerefi ve onuru, bir millet büyüklüğü için bu kadar hata olmaz.

Ben mensup olduğum büyük milletimin böyle bir hatayı artık işlemeyeceğine tam olarak güvenmekle rahatım ve bundan övünç duyuyorum.”

            ***       ***

24 Haziran’da yapılan seçim, her yurtseveri olduğu gibi beni de derinden etkiledi.

Ama asla umutsuz değilim.

Karalar bağlayıp küsmeyeceğim.

Millet’e “bela” okumayacağım.

“Ele düğün bayram ise, bana bal börek” deyip kenara çekilmeyeceğim.

“Bir of” çekip karşıki dağları yıkmayacağım.

Ağıtlar yakıp ağlamayacağım.

Mustafa Kemal’in askeri olmaya devam edeceğim.

Karanlıkla vuruşacak, aydınlıkla kucaklaşacağım.

Atatürk’ü yazacağım, Atatürk’ü anlatacağım.

“İki Ayyaş’ın” kurduğu parlamenter düzeni savunacağım.

“Tek Adam” rejimine razı olmayacağım.

Yanlışına “dur” diyeceğim, doğrusunu alkışlayacağım.

            ***       ***

Umutsuzluk yok, durmak yok, pes etmek hiç yok.

El ele tutuşacağız, kol kola gireceğiz, sırt sırta vereceğiz; söz birliği yapacağız, eylem birliğinde buluşacağız; hukuk içinde kalacağız, yeniden parlamenter düzenimize kavuşacağız.

Unutmayın, yaşam bir mücadeledir.

Hayatı yenilenler değil, vazgeçenler kaybeder.

 

Öyleyse eteğindeki taşları boşalt, ayrıntılardan uzaklaş, ‘sen şöylesin-ben böyleyim’ yarışını terk et. Halka koş, milletin kalbine gir, sözünün eri ol.

Yaşadığın dünya gibi, soluduğun hava gibi içten ol, candan ol.

Konuş, anlat, yaz, dinle, dertleş…

Egemenliği tanımla.

“Tek Adam” düzeninin neden olacağı sakıncaları örnekle… 

Neyi kaybettiğimizi hatırlat.

            ***       ***

Ey Atatürk’ün manevi mirasçıları, ey Atatürk’ün güven duyduğu gençler; ey damarlarındaki kanın asilliğine inanmış yurtseverler…

Ey “A” partililer, ey “B” partililer, ey “C” partililer…

Ey doğulular, batılılar, ey güneyliler, kuzeyliler…

Dernekler, sendikalar…

İnsanlar, insancıklar…

Sözüm size…

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X