Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert
‘Milas Arastası’nın 70’li yıllarına güzellemeler / 2 - Tüccar Terzi Hasan Budakoğlu
H. Avni KUNDURACIOĞLU...

‘Milas Arastası’nın 70’li yıllarına güzellemeler / 2 - Tüccar Terzi Hasan Budakoğlu

Bu içerik 1530 kez okundu.

Bazen... / Hüseyin Avni KUNDURACIOĞLU

Arastanın Kızılay Caddesi’ne inci gibi dizilmiş dükkanlardan biri de terzi dükkanıydı. O yıllarda Arastada çok sayıda terzi dükkanı ile karşılaşmak mümkün olsa da bu dükkan ‘tüccar terzi’ olarak hizmet veriyordu.

Tüccar terzi, dikim işinin yanısıra kumaşta satan esnaftır. Müşterinin bu işletmeden beğendiği kumaşı, yine o işletme diker. Tüccar terzilerin, terzilerin ana işi olan dikim olayını gerçekleştiren birer zanaatkar olmasının yanısıra, iyi bir ‘tüccar’ da olması gerekir. Öyle ya, elindeki kumaşını pazarlayıp satabilirse dikim işi de gelecek. Tabii, kumaşı başka mağazadan alıp bu terzilere diktirme şansınız da olasıydı. Ancak ismi konulmamış Arasta kurallarından biri de, tüccar terziye elbise diktirmeye niyetliyseniz eğer, kumaş da o işletmeden alınmalıydı.

Öyle düşünülürdü o zamanlar.

Şu an, Kızılay Caddesinde önünde durduğumuz dükkan,  yetmişli yılların ünlü tüccar terzilerinden Hasan Budakoğlu’na ait. Camlı çerçevenin bir kanadındaki cama, siyah zemin üzeri yaldızlı boya ile yazılmış ‘Tüccar Terzi Hasan Budakoğlu’ ibaresi hemen dikkatinizi çekecektir zaten.

Hasan Budakoğlu, uzun boyunlu gövdesinde asılı mezure ile yer etmiş çocuk belleğime. Elbise provalarında ölçü için sürekli kullanmak zorunda olduğu mezure, öte yandan kumaş kesilirken de gerekeceğinden, olasılıkla boynunda asılı olmasını tercih ederdi.

Büyük ahşap masanın arkasındaki yine ahşap raflara dizilmiş kumaş rulolarından birkaç tanesini indirip, özenle masanın üzerinde açar, karşısındaki müşterisinin gönül rahatlığıyla kumaş seçmesini beklerdi.Bu süreçte, Hasan amca ikna edici konuşmalarını yapıp müşteriyi bir kumaşa doğru yönlendirmektedir.

Arasta’daki bütün konuşmalara egemen olan ‘şive’yi, Hasan Budakoğlu’nda görmeniz asla olası değildi. Sözcüklerinin üzerine basa basa yaptığı konuşmalarında, adeta bir kuyumcu edasıyla seçerdi sözcüklerini. Türkçeyi çok iyi kullanan Hasan Budakoğlu, öte yandan çok kibar bir kişiliğe sahipti. Hitap şeklini ‘Ahmet komşu’ Mehmet komşu’ olarak seçmesi Arastayı bir bütün olarak algılamasının sonucu olarak yansırdı çocuk belleğime. Güven veren sözcüklerle bezenmiş konuşmasıyla müşteriye kumaş seçiminde yardımcı olurken, beden dili de devreye girerdi. Hele elindeki kumaş rulosunun markası ‘Altınyıldız’ ise daha da bir kendinden emin konuştuğunu tahmin etmek zor değil.

Dudak çizgisinin hemen üzerinde uzunlamasına kesilen ve Amerikan sanatçısı Clark Gable’nin altmışlı yıllarda kullanmasından dolayı modaya dönüşen ‘ince bıyık’ ya da ‘Klark bıyığı’nın yerleştiği gülümseyen yüzüyle Arasta’nın sokaklarını dimdik arşınlardı. Uzun boylu olduğu için, bu dik yürüyüşü kesinlikle göze çarpardı. Elbette sıklıkla kullandığı takım elbise ve kravat seçimi de bu göze çarpmada pay sahibi olur. Ceketindeki rozetten de anlaşılabileceği gibi CHP’lidir Budakoğlu. Daha doğrusu, onun deyişiyle ‘ halk partili’.

Devrimci muhalif düşüncenin hızla tırmanışa geçtiği yetmişli yılların sonlarında, Hasan Budakoğlu’nun bu çizgideki gençlerle kurduğu sıcak iletişim halâ anımsanır. Kâh ‘ünlü’ Milas Parkı’nın bir köşesinde sohbete dalmış gençlerin arasında görülecektir o yıllar, kâh TÖBDER’in binasında o sıra bulunan öğretmenler ile ateşli bir konuşma yaparken.

Ama elbette en çok Arasta’da ki dükkanında görülecektir Hasan Budakoğlu.

Boy aynasının önünde duran dikiş makinasının ayak pedalına basarken, bir yandan da pür dikkat makinadaki  iğnenin kumaş üzerindeki gel-gitlerini yönlendirmektedir.

Hızlı adımlarla, bazen ‘temiz mendil’ ile alnında biriken terleri silerek Arasta’nın sokaklarından Cumhuriyet Caddesine doğru ilerlediği görüldüğünde, ya öğle tatilidir ya da akşam olmuştur. Bilinir.

Zaman akar.

Bağkur’dan emekli olduktan sonra İzmir’e taşınır. Milas’la kopmayan bağı, ölümünden sonra Milas Şehir Mezarlığına defnedilmesiyle perçinlenir.

Arasta’nın sokaklarında hoş bir seda olarak kalır.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X