Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert
51 yıl önceki köylülerin anlayışı
Zeki SARIHAN...

51 yıl önceki köylülerin anlayışı

Bu içerik 128 kez okundu.

Zeki SARIHAN

 

 

Fatsa Yassıtaş köyü öğretmeniyken 1966’da Fatsa Fikir Kulübünün yayın organı olarak çıkarmaya başladığımız, 1967’de Fatsa Köycülük Derneği’nin yayın organı olarak 20 küsur sayı çıkardığımız tek yaprak İleri Köy gazetesinin adından esinlenerek hazırlamakta olduğum İLERİ KÖY PEŞİNDE kitabım için son çalışmaları yaparken o zaman İstanbul’da yayımlanmakta olan haftalık dergi ANT’ta, bu gazeteden aktarılmış iki sormacamıza rastladım. İleri Köy’ün tek bir sayısı bile elde olmadığından bu belge, kitap için önemli.51 yıl önce köylülerin çeşitli konularda ne düşündüğünü ve düşündüklerini nasıl anlattıkları açısından hem Fatsa’daki sosyal mücadeleler hem Türkiye’nin siyasi tarihine bir katkı olarak sizin de dikkatinizi çekeceğini umarım.

ANT’ın 14 Kasım 1967 tarihli sayısında “Basın Diyor ki” sayfasını aşağıya aynen alıyorum.

TÜRKİYE’NİN TEK KÖY GAZETESİ

Fatsa’da yayımlanan Türkiye’nin tek köy gazetesi “İLERİ KÖY” köylülerin yurt ve dünya sorunları hakkındaki bilgilerini ve bunlar karşısındaki görüşlerini tespit etmek üzere sık sık anketler düzenlemektedir.

İLERİ KÖY’ün son olarak “Sosyal Adalet” ve “Türk-Amerikan ilişkileri” konularında düzenlediği iki anket birçok gerçeklere ışık tutacağına inandığımız için aynen sütunlarımıza alıyoruz.

AMERİKA

“İleri Köy” gazetesi köylülere rastgele sordu. “Türk-Amerikan dostluğu hakkında ne düşünüyorsunuz? Türkiye açısından faydalı mı? Amerikalıları seviyor musunuz?” Bu konuda hiçbir şey bilmedikleri sanılan köylüler, meğer dopdoluymuşlar.Çoğu şikâyetçi çıktı.Hep kerli ferli adamlar konuşacak değil ya, biraz da kasketliler, kara lastikliler konuşsun.

MUSTAFA DÖREK (Yukarı Ardıç köyünden, okuryazar değil) – Amerika’nın Türkiye’de olmasını istemiyorum. Ne işi var? Para ellerinde. Kadınlarımızı yanlarında -okunamıyor- gördüm.Samsun’da büyük büyük binalarda oturuyorlar.Bizim köyde Amerika’dan memnun olan yoktur.

SÜLEYMAN KÜÇÜKSÖZEN (Tahtabaş köyünden, ilkokul 3’ten) – Doğru görmüyorum. İçimizde bulunuşundan memnun değilim. Bize zararlı. Sen o kadarını yaz, gerisini karıştırma.

MUHARREM ACISUDAN (Akkaya’dan, okuryazar) Ben ne bileyim? Köylüyüm. Amerikalılarla ne işim olur benim?

MEHMET YENİTAŞ (Yassıtaş köyünden, ilkokul mezunu) –Zararlı kardeşim, zararlı. Ben İzmir Fuarı’na gittiğim zaman gördüm.Kendi askerlerinin yaptığı aşırılık yüzünden zararlı buldum.Kendi askerleri suç işlediği zaman cezalandırılmıyor. Bizimkiler yaptığı zaman…

HALİL DEMİRTAŞ (… -okunamıyor- köyünden, ilkokul mezunu) – Türk-Amerikan dostluğunu iyi gördüğüm yok. Türk sınırlarından içeri girdiği tarihten beri bizi sömüren, bu hale indiren bunların tesiri. Amerikalıların tesiri altında kalmışız.Bu çok uzun konu.Üzerinde iyice düşünüp yazsam daha iyi olurdu ya.

DURSUN METİN (İnönü köyünden İlkokul 3’ten ayrılma) – Dost biliriz emme, Kıbrıs davasında, Arap davasında şeyleri destekledi. Alışverişe gelince onunla yapıyoruz. Harp yapmaya gelince Yunan’ı tutuyor. Bence faydalı değil Amerika.

MEHMET ŞİMŞEK (Eskiköy’den, okuma yazma bilmiyor) – Kim memnun da ben memnun olayım.Canım vaziyeti görmüyor musun?Niye bana soruyorsun daha?

DURSUN SARIKAYA (Korucuk köyünden, Öğretmenler Lokalinde ocakçı) – Nesini seveyim Amerika’nın? Gâvur daha, düşman daha.

EROL SARIHAN (Beyceli’den, ilkokul mezunu) – Türk’le Amerikan dost değil, birbirine düşmandır aslında. Amerika, yılanların kurbağayı emmeleri gibi almış ağzına Türkiye’yi, boyuna sömürüyor.

HİLMİ KAYA (Kılıçlı köyü) – Amerika’yı sevmiyorum. Türkiye’de bulunmaları kötü.Gâvurlar memleketine gitsinler.

MUSTAFA CİĞERCİ (Danışman köyü) – Ne işi var Amerika’nın burada? Karı-kıza tecavüzler yapıyorlar. Gitsinler memleketine.

ŞEVKİ TOPÇU (Bozdoğan köyü) – Amerika bizim için iyi bir şey düşünmüyor.Eğer bizim için iyi bir şey düşünseydi Kıbrıs’ı çoktan halletmiştik.

SOSYAL ADALET

27 Mayıs Devriminden sonra okumuşlarımız şapkalarını önlerine koydular ve bundan sonra ne yapalım da halk kurtulsun diye azıcık düşündüler. O günden beri en çok kullanılan sözlerden biri Sosyal Adalet. Köylülerden önümüze gelene soralım dedik.Sosyal Adalet ne demektir?Verdikleri karşılıkları olduğu gibi yayımlıyoruz.

AHMET TÜRKMEN (Demirci köyünden) – Adaleti tatbik etmek.

CEMAL SOYDAN (Yassıtaş köyünden) – Ben ne bilirim kardeşim. Hiçbir bilgim yok ki.Sosyal adalet iyi bir insan demektir?

HAMDİ ÖZCAN (Sağlık memuru) – Hürriyet demektir.

HÜSNÜ ASLAN (Söken köyünden) – Na cevap vereyim ben sana şimdi? Bir şey diyemem ki?

ALAADDİN ÇELEBİ (Ünye’nin Keş köyünden) – Bana göre sosyal adalet bütün milletin hakkının verilmesi.Hak yerine gelmesi demek.

RECEP BOZ (Dağgüvezi köyünden) – Ne gibi? Benim bundan bir şey anladığım yok.Şimdi sen söylüyorsun, ben duyuyorum.

MESUT TİKEN (Çatak köyünden) – Ben onu bilemem kardeşim, bilemem. Ben tahsilli birisi değilim ki.

HALİL KESKİN (Eskiköy’den) – Valla bizim tahsilimiz yok. Ben bunları radyoda, her yerde işitiyorum emme ne ki?

ALİ ÖZTÜRK (Eskiköy’den) – Sosyal ne demek bi kere?Mini etek mi demek?Açık saçıklık mı demek besbelli.Adalet demek, onun zaten manası yok.

MEHMET CAN (Kılavuzömer muhtarı) – Adil bir idare. Halkın kazanç seviyelerinin eşit olabilmesi.Herkes kazancının, emeğinin karşılığını alabilmesi, gücü yettiğince.

FERHAT AĞIRMAN (Beyceli köyünden) – Bilmiyorum ama çok önemli olsa gerek. Öğrenmek lazım. Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp.

AHMET KAYNAR (Yassıtaş muhtarı) – Memleketin dürüst ve kalkınma üzerine çalışan bir millet anlıyorum.

MEVLÜT BOSTANCI (Yassıtaş köyünden) – Sosyal adalet, vatandaşın eşit haklara sahip olmasıdır diyorum.

KEMAL KILIÇ (Yalıköy’den) – Na anlayacağım? Ben komünist miyim ki bileceğim?34 yaşındayım, anayasa babayasa okumamışım.

SALİH TİKEN (Eskisayaca Muhtarı) – Gelse iyi ya, onun da geleceği yok. (7 Temmuz 2018)

zekisarihan.com

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X