Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert
‘Kurtarılmış Maden Bölgeleri’ geliyor
Konuk Yazar...

‘Kurtarılmış Maden Bölgeleri’ geliyor

Bu içerik 148 kez okundu.

Arif CANGI –

Seçim yapıldı, iktidarda değişiklik olmadı, geçen haftaki yazımda söz ettiğim gibi; demokratik haklarımız ve yaşam alanlarını korumak için seçim siyaseti dışındaki, epeyce deneyim kazandığımız meşru yurttaş direnişi siyasetine devam etmekten başka yolumuz yok.

Bu hafta 23 Mayıs 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın düzenlediği “MADEN BÖLGELERİNE VE RUHSATLARIN TAŞINMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK”ten [1] söz etmek istiyorum.

Yönetmelikle; Maden İşleri Genel Müdürlüğü’nün teklifi üzerine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanının onayı ile “Birbirine bitişik ve/veya yakın, kaynak sürekliliği olan maden sahalarında yapılan maden işletme ruhsatları birleştirilerek maden bölgesi ilan edilecek. İlan edilen maden bölgesi içindeki ruhsat sahiplerinin ruhsatlarını birleştirmeleri, aksi halde maden sahasının yeniden ihaleye çıkartılması öngörülüyor.Valilik ve ilgili belediyeden birer kişi, ruhsat sahibi şirketten 2 kişiden oluşacak Maden Bölgesi Komisyonu kuruluyor.Bu Komisyon madencilik faaliyetlerinin her türlü denetimini yapacak.Neler mi yapacak? Madencilik faaliyetlerinin proje ve plana göre yürütülmesini sağlayacak, faaliyetlerin çevreye ve insan sağlığına etkilerini kontrol ederek gerekli tedbirlerin alınması için kontrol ve ölçümleri gerçekleştirecek, işletme güvenliği ile ilgili yapılan uygulamaları kontrol edecek, önerilerde bulunacak, madencilik faaliyetlerinin yerine getirilebilmesi, gerekli altyapının sağlanması için valiliğin ve/veya ilgili belediyenin imkân ve kabiliyetlerini kullanacak, gerektiğinde hizmet alımı yapacak, madencilik faaliyetlerinin kontrolleri sonucunda komisyona sunulan raporları inceleyerek, karara bağlayacak ve bu kararları şirkete yazılı olarak bildirecek, gerektiğinde geçici faaliyet durdurma kararlarını alabilecek ve bu kararı bir gün içerisinde Maden İşleri Genel Müdürlüğü’ne bildirecek. Maden İşleri Genel Müdürlüğü de ihtiyaç duyarsa her türlü denetimi yapacak.Maden Bölgesindeki her grup madencilik için irtifak, intifa hakkı ve kamulaştırma yapılabilecek.Maden Bölgesi işletme sahaları ve sağlık koruma bandı çevre düzeni ve imar planlarına işlenecek.

Yönetmelikle; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, siz bunu yeni sistemde cumhurbaşkanı olarak anlayın, dilediği bölgeyi maden bölgesi ilan edebilecek.Bu bölgelerdeki madencilik faaliyetleri büyük şirketlerde toplanacak, bunların hangi şirketler olacağını tahmin etmek zor değil.Maden şirketinden iki kişi valilik ve belediyeden birer kişiden bir komisyon oluşturulacak. Komisyon; Orman ve Su İşleri, Çevre ve Şehircilik, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Sağlık Bakanlığı gibi bakanlıkların, Belediyelerin ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının epeyce aşınmış da olsa yasalarda yer alan kontrol ve denetim yetkilerini kullanacak. Maden bölgelerindeki köyler, kentler boşaltılacak, özel mülkler kamulaştırılacak, olağan hale getirilen acele kamulaştırmalar yetmiyormuş gibi şimdi de maden bölgesi kamulaştırmaları ile ciddi mülkiyet devirleri yaşanacak. Maden bölgeleri imar planlarına derhal işlenecek, yeni planlar maden bölgelerine göre yapılacak.

Özet olarak; yerin altında maden olan yerlerde yaşayan insanları ve diğer canlıları yerinden yurdundan edecek, her türlü denetime kapalı, dev maden şirketleri tarafından kapatılan, silahlı özel güvenliği olan bölgeler yaratılıyor.

İlk aklıma gelen yerler; Yatağan, Kazdağları, Bergama Kozak Yaylası, İzmir Efemçukuru, Erzincan İliç, Fatsa, Soma maden bölgeleri ilan edilebilir.

Yürütülen madencilik faaliyetlerinin ekoloji ve çalışma yaşamı üzerinde yarattığı tehditler ortada iken, zaten yetersiz olan denetimlerden vazgeçileceği yeni bir döneme giriyoruz.Yerimizden yurdumuzdan olmamak için, temiz hava, temiz su, temiz toprak ve sağlıklı yaşam için buna sessiz kalmamalıyız.

Yönetmelik ekoloji hareketlerinin, ilgili kişi ve kurumların gündemine girmelidir, yargı yolu dahil tüm itiraz yolları kullanılmalıdır.Dava açma süresi 22 Temmuz’da doluyor.

“İzmir’in su havzasını kirleten Efemçukuru Altın Madeni’ni yetkisi elinden alındığı için denetleyemediği”nden yakınan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı sayın Aziz Kocaoğlu’nun da dikkatine sunuyorum.

 

[1] http://www.resmigazete.gov.tr/main.aspx

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X