Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert
Gut Hastalığı ve Beslenme Tedavisi
Elif AKTAŞ...

Gut Hastalığı ve Beslenme Tedavisi

Bu içerik 138 kez okundu.

Diyetisyen Bakışı / Elif ZEYBEKOĞLU / Diyetisyen

 

 

Gut, Mısırlılar’dan beri bilinen ve eski zamanlarda ‘Zengin hastalığı-Kralların hastalığı’ olarak tanınan bir hastalıktır. Aşırı alkol alımı ve et tüketimi gut hastalığının oluşum nedenleri arasındadır.

Gut, çoğunlukla hücre çekirdeğinde yer alan nükleik asitlerin bileşiminde bulunan pürin metabolizması bozukluğu hastalığı olarak tanımlanır. Pürin, vücutta ürik aside yıkılan azotlu bileşiklerdendir.Normalde idrarda bulunur.Pürinin yıkımıyla oluşan ürik asit kanda yükselir, ürik asidin tuzları da diz ve ayak baş parmağı eklemlerinde ve yumuşak dokularda birikerek çok şiddetli ağrılara ve eklem dokularının yıpranmasına neden olur.

 

Gut iki şekilde görülebilir;

Birincil (Primer) Gut- Metabolizma bozukluğuna bağlı olarak oluşan tiptir.

İkincil (Sekonder) Gut- Şişmanlık, diyabet, kalp hastalıkları ve kronik böbrek hastalığı ile birlikte görülen tiptir.

Gut hastalığı açısında 40 yaş üzeri erişkinler ve daha çok şişman erkekler ve alkol alanlar yüksek risk altındadırlar. Hastalık erkeklerde daha sık görülmekle birlikte, menopoz sonrası dönemdeki kadınlarda da ortaya çıkabilir.

 

Gut tedavisi ve beslenme nasıl olmalıdır?

-Gut tedavisinde ilk öncelik yüksek tansiyon, diüretik kullanımı, hiperlipidemi (kandaki yağ miktarında artış) ve obezite gibi riskleri ortadan kaldırmak olmalıdır. Bu nedenle de kişiye özel planlanmış bir diyet ve egzersiz, tedavide öncelik taşımaktadır.

-Pürinden zengin besinlerin tüketim miktarları azaltılmalıdır. Bu sayede ürik asit miktarında düşüş sağlanmaya çalışılır. Örneğin: Et, balık, kümes hayvanları gibi pürin içeren besinler akut ataklarda yenilmemelidir. Akut ataklar geçtikten sonra bu besinler az miktarlarda (60 g/gün) verilir. Sınırlı miktarda tüketilmesi gereken bu besinler arasından diyette en iyi protein kaynakları olan süt, peynir ve yumurta tercih edilmelidir.

-Yağ, böbreklerden ürik asit atımını azaltır ve vücutta ürik asit birikimini arttırır. Bu nedenle yağ miktarı diyette biraz sınırlanmalıdır.Günlük enerjinin % 20 - 25’i yağdan gelecek şekilde bir beslenme programı planlanmalıdır.

-Ürik asit birikimini engellemek için idrarı alkali hale getiren sebze ve meyve tüketimine ağırlık verilmelidir. Bu şekilde ürat kristallerinin çökmesi önlenebilir.

-Ürat kristallerinin atılması için bol sıvı alımı önerilir.

-Alkol metabolizması sonucunda hiperürisemi oluştuğu için alkollü içecekler kesinlikle tüketilmemelidir.

-Kahve ve çay gibi içecekler vücuttaki pürin oluşumunu etkilemediği için serbest olarak tüketilebilir.

-Gutlu hastaların çoğu şişman kişiler olduğu için zayıflama diyeti yapmaları önerilmektedir. Ancak, hızlı ağırlık kaybı kandaki ürik asit düzeyini arttırıp ve akut ataklara yol açacağından zayıflama süreci uzun bir süreye yayılmalıdır.

-Sebzelerden günlük olarak ıspanak 200 gr, bezelye 60 gr, mantar 50 gr ve karnabahar 200 gr kadar tüketilmelidir. Bunların haricindeki sebzeler istenilen miktarda tüketilebilir.

-Kuru baklagillerden kuru fasulye, nohut, mercimek ve tahıllardan bulgur günde 60 gram kadar tüketilebilir.

-Ekmek tercihi pürin içeriği düşünülerek beyaz ekmek veya mısır ekmeğinden yana yapılmalıdır.

-Pirinç, erişte, makarna, patates, şehriye serbest olarak tüketilebilir.

-Maya, kuruyemiş, kepekli-tam tahıllı ürünler, tam yağlı peynir, yağda yumurta, sakatat gibi besinlerin tüketilmesi sakıncalıdır.

 

(3S Diyet ve Beslenme Danışmanlığı / www.3sdiyet.com)

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X