Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert
Yeme Bozuklukları: Anoreksiya Nervoza
Elif ZEYBEKOĞLU

Yeme Bozuklukları: Anoreksiya Nervoza

Bu içerik 197 kez okundu.

 

Her ne kadar günümüzün en büyük sağlık sorununun “obezite/aşırı şişmanlık” olduğu düşünülse de aşırı zayıflık da hayati tehlike oluşturan ve görülme sıklığı gün geçtikçe artan küresel bir sağlık problemidir. Anoreksiya, çok az miktarlarda besin alımıyla başlayıp, yemeyi reddetme ve bunlar sonucunda oluşan aşırı kilo kayıplarını içeren bir hastalıktır. Yunancada “iştah kaybı” anlamı taşır.

 

Başlıca üç ölçütü vardır:

•Birincisi, kişinin kendisinin neden olduğu önemli dereceye varan şiddetli açlıktır.

•İkincisi, zayıflığa karşı önüne geçilemeyen bir dürtü ve/veya şişmanlamaya karşı hastalık derecesine varan bir korkudur.

•Üçüncüsü, şiddetli açlığın neden olduğu tıbbi belirti ve bulguların varlığıdır.

 

Beden algısının çarpıtılması, kişinin sürekli kendisini aşırı kilolu olarak görmesi, nitelendirmesi rahatsız edicidir ama değişmez veya tanı koydurucu değildir.Anoreksiya nervozanın “kısıtlı alt tip” ile “tıkınırcasına yeme ve/veya çıkartma” görülen iki çeşidi vardır.Anoreksiya nervozalıların yaklaşık olarak yüzde 50’sinde; klasik, geleneksel gıda alımı oldukça kısıtlanmıştır veya takıntılı olarak aşırı hareketlidirler.İkinci çeşidi olan tıkınırcasına yeme ve çıkartmada, hastalar kısıtlı bir diyet yapma çabası ile birlikte tıkınırcasına yeme ve çıkartma/kusma dönemleri de yaşarlar.Anoreksiya nervoza hastalarında yüksek oranda tedaviye direnç gösterme görülür. Anoreksiya nervozada kişiler, yaş ve boy uzunluğu için normal sayılan en düşük kiloda ya da bunun üzerinde bir vücut ağırlığına sahip olmayı istemeyip, beklenenin altında bir vücut ağırlığına sahip olmalarına karşın, kilo almaktan ya da şişman olmaktan aşırı derecede korkarlar. Kişiler kendilerini nesnel bir şekilde değerlendiremez ve vücut ağırlığı düşüklüğünün sağlık açısından yarattığı riskleri inkar ederler. Genç kızlarda ardı ardına en az üç adet döneminin olmaması ile tanımlanan “amenore” görülür.

 

Bulimiya Nervoza

Bulimiya Nervozada tekrarlayan tıkınırcasına yeme ataklarında, zaman zaman aşırı miktarda gıda tüketme ve/veya yeme dürtüsü denetimi eksikliği duruma eşlik eder. Birey kilo almamak için isteyerek kusma, laksatif, diüretik, lavman ya da diğer ilaçları kötüye kullanma, diyet, aşırı egzersiz gibi tekrarlayan uygunsuz dengeleyici davranışlarda bulunur. Tıkınırcasına yeme ve uygunsuz dengeleyici davranışlar birlikte, ortalama 3 ay boyunca, haftada en az iki kez meydana gelir.

Bulimiya nervozanın iki çeşidi vardır.Çıkartma olan tip ve çıkartma olmayan tip.

Çıkartma olan tipte, bulimiya nöbetinde, istemli kusma veya laksatif, diüretik ve lavmanların kötüye kullanımı görülür.

 

Yeme bozuklukları nasıl teşhis edilir?

Yeme bozukluklarının teşhisi, konu hakkında bilgi birikimi ve deneyim sahibi bir doktorun tıbbi öykü

ve ruhsal durum muayenesi sonucunda kolayca konabilir. Yaptıkları spor veya işleri vücut ağırlığı sınırlaması gerektiren bireylerin kesinlikle yakın izlemi gerekir. (Mankenler, milli sporcular ve hatta diyetisyenler…) Anoreksiya ve bulimiya için en fazla risk altında olanlar; ergenler ve genç erişkin kızlar olduğu için 14-18 yaşları arasında bu konuda taramalar yapılması önerilir. Birinci basamak sağlık hizmeti veren kurumlarda yapılan taramalarda teşhis için;

“Geçen yıl kaç defa diyet uyguladın?”, “Görüntünden memnun musun? Kendini şişman görüyor musun?”, “Kilolu olman kendin hakkında nasıl düşündüğünü etkiler mi?”, “Kilonda bir değişim oldu mu?”,  “Kilo vermek için ya da aşırı yemekten sonra hiç bilinçli olarak kustun mu? Müshil, idrar söktürücü ya da lavman kullandın mı?” gibi sorular sorulur.

 

Bu sorulardan herhangi birine olumlu yanıt alınırsa teşhis için derinlemesine sorgulamalar ve araştırmalar yapılmalıdır.Doktorlar bulimiya nervoza tanısını koyarken, bulimik hastalarının yaklaşık yarısında bulunan kısa veya uzun bir anoreksiya nöbeti geçirmiş olma durumunu da araştırmalıdır.Yeme bozukluğu olanlar utanç duydukları için genellikle belirtileri gizlerler, tanı koymak için özel çalışmalar gerekebilir. Bulimik hastalarda diş kaybı, orofarenks değişiklikleri gastroözefageal reflü, kendi kendini kusturma nedeniyle parmak boğumu aşınması, zayıf veya normal kilolu bireylerde paratiroid ve tükrük bezlerinin büyümesinden kaynaklanan şişkin yanaklar bulimiya nevroza konusunda şüphelendirebilir. Serum potasyum düşüklüğü de şüphe uyandırmalıdır.Herhangi bir yeme bozukluğundan şüphelenildiğinde özellikle çekirdek aile ve yakınlardan bilgi almak oldukça önemlidir. Bu sayede temel tanı ölçütleri ile net bir şekilde belirlenemeyen yeme bozukluklarının da erken dönemde teşhisi kolaylaşır.

 

Birçok sağlık probleminde olduğu gibi yeme bozukluklarında da multidisipliner bir çalışma büyük önem taşımaktadır.Psikiyatrist, klinik psikolog, diyetisyen ve gerekli görülen diğer tıp doktorlarının birlikte çalışması ile tedavi planlanmalı, sürdürülmelidir.

 

(3S Diyet ve Beslenme Danışmanlığı / www.3sdiyet.com)

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X