Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert
ZAMLAR
Metin SALMAN...

ZAMLAR

Bu içerik 87 kez okundu.

Türk Lirası’nın yabancı paralar karşısındaki değişim oranının son zamanlardaki Türk Lirası aleyhine aşırı olarak düşmesi sonucu (liranın aşırı değer kaybetmesi) gerek tüketici fiyatlarında, gerekse üretici fiyatlarında yukarı doğru bir hareketlenme meydana gelmiştir. Fiyatlarda meydana gelen bu yukarı doğru hareketlenme, ülkemizde enflasyonun yükselmesi sonucunu doğurmuştur. Enflasyonun yükselmesi de hali ile piyasaya zam olarak yansımaktadır. Bilindiği üzere ZAM: ‘Var olana, bir şeye bir başkasının katılması, bir şeyin fiyatının arttırılması.’ dır. Dövizdeki hareketlilik ve dolayısıyla enflasyonun artması sonucunda yapılması kaçınılmaz hale gelen ZAMLAR, hem tüketicinin kesesini olumsuz olarak etkilemekte, hem de üreticiler için malını pazarlayabilme sorunlarını doğurmaktadır. ( Fiyatlar arttığı için.)

Ancak,  2002 Kasımından bu tarafa bu ülkeyi yöneten AKP, fiyat artışlarını önleyecek hiçbir ciddi tedbir almamakta ( fiyatı artan mallar için ithal yoluna başvurmaktan başka) ve ülkede   herhangi bir EKONOMİK KRİZİN OLMADIĞINI İLERİ SÜRMEKTEDİR.

Hasta olduğunu kabul etmeyen birisinin hastalığının tedavisi mümkün olamaz. Önce hasta olduğunu ve tedavi olması gerektiği kabul edilip, ardından hastalığın tanısı konulup, sonra da tedavi yolları belirlenecektir. Hastalığınızı kabul etmeyip ‘ Ben hasta değilim. Dim dik ayaktayım’ diye diye dolaşırken bir gün bakmışsınız KÜT diye yere düşüvermişsiniz. Türkiye’nin durumu da işte bu KÜT DİYE YERE YIĞILAN HASTADAN FARKSIZ! Bir çok kişi takip edilen yolun EKONOMİYİ KRİZE GÖTÜRECEĞİNİ uzun zamandır konuşarak ve yazarak ısrarla söylenmesin rağmen, ülkeyi yöneten AKP Hükümetleri onları dinlememiş ve söyledikleri ile yazdıklarını hiç dikkate almamıştır. İşte şimdi ekonomik olarak gelinen nokta ortadadır.Enflasyon, devalüasyon ve haliyle her şeye ZAM, ZAM, ZAM!

Ancak, bugünkü durum, EN KÖTÜ DURUM değildir. Çünkü eylül 2018 aylık TÜFE %6,30, yıllık %24,52, ÜFE ise aylık %10,88,yıllık %46,15 olarak açıklanmıştır. Görüldüğü gibi bu göstergeler hiç de iç açıcı göstergeler değildir. Bu göstergeler, ücretlilerin satın alma güçlerinin düştüğünü, yani FAKİRLEŞTİKLERİNİ göstermekte olup, üreticiler için ise, üreticilerin çeşitli sebepler dolayısıyla artışları fiyatlarına yansıtamadıklarını göstermektedir. Ayrıca, TÜFE ile ÜFE arasındaki %21,63’lük farkla, beğenmedikleri, hoşlarına gitmeyen ZAMLARIN henüz daha TÜKETİCİYE YANSITILMADIĞINI göstermektedir. Bu aradaki fark kapanmadıkça ve enflasyondaki yukarı doğru hareket ettikçe ZAMALAR KAÇINILMAZDIR.

Beyefendi her ne kadar: ‘Bizde KRİZ YOK! Bu psikolojik.’ dese de vatandaş taşıyamayacağı ağırlıkta EKONOMİK KRİZLE karşı karşıyadır ve kriz HIRSIZ FARE GİBİ ZAM OLARAK CEBİNDEKİ PARAYI TIRTIKLAMAKTADIR. Vatandaş çok büyük GEÇİM SIKINTISI ile karşı karşıyadır.

Kriz sanıyorum Beyefendi’nin SARAYINDA yoktur.

Vatandaş elektrik, doğalgaz, ertelenen ve fakat sonunda mutlaka yapmak zorunda kalacakları  akaryakıt ve ZAMLAR ve onların yansımaları -bu arada FIRSATÇILARIN ZAMLARI- sonucu cayır cayır yanacaktır, zaten yanmaktadır.

AKP’nin bu güne kadar uyguladığı ekonomi politikalarına bakarak, bu krize de bir çözüm bulabilecekleri ve ülkemizi bu krizden çıkarabilecekleri şüpheli gözükmektedir.

TÜFE ile ÜFE arasındaki bu kadar büyük fark ( %21,63) oldukça ZAMLAR!? …

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X