Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert
Ülkemiz darbecilerden temizlenirken …
Mehmet SARI...

Ülkemiz darbecilerden temizlenirken …

Bu içerik 881 kez okundu.

Mehmet SARI - Emekli İlköğretim Müfettişi

Geleceğimiz daha bir birlik ve beraberlik günleri olacaktır. Milletimizin TSK ile Polisimize güveni artacaktır bundan sonra daha da…

Bu darbeci fettullahçılar, Milas’ta bile 40 yıl öncesinden ışık evleri oluşturarak, fakir çocukları yurtlarında toplayıp amaçları doğrultusunda bu gençlerin beyinlerini yıkayıp, kandırıp adamları yaptılar geldiler bugünlere kadar ve 15 Temmuz 2016’da güttükleri amaçlarını baş kaldıran darbeleriyle hayata geçirmeye çalıştılar, akılsızca…

Ama unuttukları veya bilmedikleri bir şey vardı. Bu da bu milletin ordusu ve polisinin cumhuriyete ve vatanına sahip çıkacağını, karakterini tam bilememişler ki bu akılsızlığa, gaflete düşmüşler ve cezaların bulacaklardır.

Yalnız bu ceza vermede de adil olunmalıdır. Olunmaz ve  idam falan yapmaya kalkışılırsa toplumumuzda yaralar açar.

Esas yapılması gereken eğitimimizi ve islam anlayışını düzeltmek olmalıdır.

Bütün olanlar, yanlışlıklar, akıl ve bilim dışı eğitim uygulamamızdan ileri gelmektedir. Öyle olmasaydı ülkemizde ve islam ülkelerinde mezhep ve etnik köken ayrışmaları ve terör zararları yaşanır mıydı?

Ki eğitim bunlara karşı baş ilaç iken…

İşte demokrasi ve birlik beraberliğimiz için bu fettullahçı darbeciler temizlenirken, başta Atatürk’e dönmek, devrimlerine sahip çıkmak ve eğitimimizi eğitim ilmine göre, demokrat ve laik yapmak da gerekmektedir.

Sonra ordumuza ve polisimize karşı iyi davranışlara girip bu güçlerimizi kuvvetlendirmeliyiz.

Çünkü bunlarla yurtta ve dünyada sulha kavuşur birlik ve barış içinde yaşayabiliriz, milletçe ve dostlarımızla.

Ayrıca milletçe eskiden yapılan hataları bilerek bir daha aynı hatalara düşmemeye özen göstermeliyiz.

Neden bunları söylüyorum, bu fettullahçı eğitim ve hazırlıklar 40 yıl önce ülkemizde başladı. Bu başlayışın temelleri 1950’lerden sonra ABD’nin yeşil kuşak teorisiyle ülkemize geldi ve din siyasete girdi, dini yanlışlıklar yapılmaya başlandı.

Örneğin o günün başbakanı Adnan Menderes parlementoya, “Siz isterseniz hilafeti bile getirirsiniz” diyordu...

Gene eğitimimize büyük darbe vurdular ve Köy Enstitülerini 1954’te kanununu kaldırarak bu darbeyi yaptılar. Yani ülkemde çok darbe oldu geldi. Böylece ülkemiz aydınlanmadan, üretimden ve kalkınmadan uzaklaşmaya başladı. Sonuçta bağımsızlığımızı kaybetmeye başladık ve emperyalistlerin emrine girmemiz başladı. Sonunda da Büyük Ortadoğu Projesi uygulanır oldu ülkemize ve komşularımıza. Bunun eşbaşkanı olanlar oldu.

Gene ordumuzun değerli general ve amiralleri yok yere hapislerde ve mahkemelerde uzun yıllar tutuldu. Sonra suçsuz bulunarak serbest bırakıldılar. Ama çektikleri ne olacak?

Gene Milli Eğitim sistemimiz son yıllarda akıl ve bilim dışına çıkarılarak yazboz tahtasına çevrildi. Ayrıca yargı teşkilatlarına ve basına büyük engel ve değişiklikler getirildi ve uygulandı.

Yani adaletsiz ve özgür basınsız demokrasi, huzur olamaz bir ülkede, yanlışlıklar tam bilinemediği için, daha çok yaşanır olabilir malesef.

Taksimde askeri kışla tekrar kurulacakmış, yani tarihimize 31 Mart vakası diye geçen şeriatçı ayaklanmanın kışlası. Tekrar yazayım, bu isyan şeriatçı bir başkaldırıydı, okurlarım bilsin bunu …

Ayrıca devletin birçok kuruluşunda çok fettullahçı varmış ... İşte, bütün bunlar olurken, oluşurken yetkililer neden mani olamamışlar acaba …

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X