Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert
FISILTI GAZETESİ..
A. Coşkun EFENDİOĞLU...

FISILTI GAZETESİ..

Bu içerik 835 kez okundu.

A. Coşkun EFENDİOĞLU

15 Temmuz darbe girişimi sonrası, ülkedeki tüm medya kanalları, FETÖ’cüleri devletten ve toplumdan temizleme amacıyla başlatılan büyük tasfiye hareketinin gelişmelerini yayınlayıp duruyor. Silahlı Kuvvetler, Polis, Hakim ve Savcılar, Başbakanlık, Bakanlıklar ve bürokrasideki FETÖ’cülerden yakalananlar ve kaçanlar, isimleriyle, fotoğraflarıyla, çekilen filmleriyle açık açık yayınlanıyor.

Peşisıra, FETÖ’cülerin toplum içindeki uzantıları, esnaf, tüccar ve sanayiciler içindeki finansörleri, destekçileri gözaltına alınıyor, arama kararları çıkartılıyor vb. Ve hepsi de açık isimleriyle, fotoğraflarıyla çarşaf çarşaf, ekran ekran yayınlanıyor.

Hem yazılı, hem de görsel basında..

Kuşkusuz, Milas da Türkiye’de.. Bilindiği gibi Milas’ta da çeşitli memurlar açığa alındı; bazıları hakkında soruşturma devam ederken, bazıları ise gözaltına alındılar ve çıkarıldıkları mahkemelerce tutuklandılar. Önce 6 polisin gözaltına alındığı, bazı öğretmen ve sağlık mensuplarının gözaltına alındığı ya da açığa alındığı öğrenildi. Bunlardan 4 polis memurunun tutuklandığını öğrendik. Aynı sürede, ülke çapında ‘FETÖ’cü terör örgütünün okulları’ olarak kapatıldığı bildirilen okullar içinde olmak üzere, ilçemizdeki Özel Ümet Koleji’nin kapatıldığı ve bu okullarda öğretmenlik yapan öğretmenlerin, öğretmen lisanslarının iptal edildiği ve başka okullarda öğretmenlik yapamayacağı açıklandı.

Daha doğrusu, biz bunu, ülke düzeyinde hükümetçe alınan kararının Milas uzantısı olarak ‘düşündük’.

‘Düşündük’ diyorum, çünkü bu süre içinde ne Milas Başsavcılığı, ne Milas Emniyeti ve Milas Kaymakamlığı’ndan, ne de Muğla Valiliği’nden bir açıklama yapılmadı.

En son, gözaltına alınan ve gözaltı süresi dolduğu için Milas Adliyesi’ne polisler arasında açıkta getirilen 35 esnaf, memur olayında da, gözaltına alındıklarıından bu yana, yetkililerden, ısrarlı taleplerimize karşın, bilgi alamadık. Nitekim, bu 35 kişiden sadece 8’inin salındığı, 3’ünün denetemli serbestlikle yargılanmak üzere bırakıldığı, 24’ünün ise tutuklanarak cezaevine gönderildiğini öğrenebildik.

Kuşkusuz, Milas küçük bir yer ve hemen herkes, pek çok kişiyi tanıyor; nihayetinde, komşusu, alışveriş yaptığı esnaf, vb. Biz de pek çoğunu tanıyoruz, ama tanımadıklarımız da var.

Bilgi verilmediği için, herkes biririnden ve gazeteler bilgi alamadığı için gerçekleri yazamadığından, fısıltı gazetesinden öğreniyor bunları.

Ve ama, çoğu kez bire bin katılmış şekliyle ve çoğu kez de abartılarla..

Bilgi vermemenin bu tür olumsuzlukları artıracağını bildiğimizden, defalarca yetkililere başvurarak, doğru bilgileri aktarmamız için bilgi verilmesini istediğimizde, her seferinde, “soruşturma üzerinde gizlilik kararı” var denilerek, bilgi verilmedi.

Ama, ülkenin dört bir yanındaki gelişmelerin medya tarafından bütün açıklığıyla yazıldığını, söylendiğini bildiğimizden, “bir tek Milas’ta mı gizlilik kararı var” diye düşünmeden edemiyoruz. Ayrıca bu konularda haber yapma yasağı ile ilgili herhangi bir mahkeme kararı da bize tebliğ edilmiş değil.

Evet, her soruşturma, hazırlık aşamasında gizlidir. Ve hakkında soruşturma yürütülen şüphelilerin suçlu olup olmadıkları henüz kesin olmadığından, fotoğraflarının ve isimlerinin açık olarak yayınlanması doğru ve etik değildir. Bizler, yıllardır Milas’ta gazetecilik görevini yürütenler olarak, bu konuda son derecede de titizizdir. Bunu tüm yetkililer de bilir. Sansasyon peşinde koşmak, bizim işimiz değildir.

Ama haber yapmak, gerçekleri yazmak, halkı doğru şekilde bilgilendirmek de, hiç vazgeçmediğimiz, büyük titizlik gösterdiğimiz, bir konudur. Bizim işimiz, vatandaşı doğru bilgilendirmektir.

Geçtiğimiz gün, değerli bir dostumuz ziyaretimize geldiğinde, yine bu olaylardan konuşurken, ilçemizdeki bir başka özel eğitim kurumunun daha FETÖ soruşturması kapsamında kapatıldığı, el konulduğunu söyledi. Halk arasında herkes, bunu konuşuyormuş. Haberi atladık mı diye telaşlanarak, ayrıntılarını sorduk. Anlattıkları bize pek mantıklı gelmedi ve hemen kısa bir araştırma sonrası, bunun doğru olmadığını, o kurumun çalışmalarına devam ettiğini öğrendik.  O kurumun yetkilileri de, bizden bunu duyunca, açıkçası telaşa kapıldılar. Haklarında olumsuz bir hava yayılmak istendiğini düşündüler.

Ama işte fısıltı gazetesi buydu.. Hem de böyle olağanüstü dönemlerde, at izinin it izine karıştığı bir kargaşanın da yaşandığının görüldüğü koşullarda, bu tür palavra haberlerle, “fısıltı gazetesi”, büyük tirajlara ulaştı.

Peki, bu “fısıltı gazetesi”nin yaydığı başka büyük palavralar, ya da belki de gerçekler yok mu?

Var, hem de neler..

Mesela, en son gözaltına alınan ve 24’ü tutuklanan kişilerin bazılarının evlerinde yapılan aramada 12 trilyon (12 milyon TL) bulunduğu, bir başkasının işyerindeki kasada 53 trilyon (53 milyon TL) yakalandığı, bazılalrında külçe altınlar bulunduğu..

Daha saymamı ister misiniz?..

Ama işte bütün bu bilgi kirliliğinin temelinde, fısıltı gazetesi’nin tirajını artıran bilgi alamama var..

Böylesi dönemlerde, pek çok kişi, kızdığı, kin güttüğü kişiler hakkında olur olmaz yakıştırmalar yapar ve bu, kulaktan kulağa gerçekmiş gibi yayılır.

Hatta belki de, bunun sonunda, bu insanlar, hiç suçları yokken bazen toplum nezdinde ‘suçlu’ konumuna düşerler; hatta bazen gerçek sanılıp, yargılanmaya ve cezaevine düşmeye kadar giden bir sürece girebilirler..

Ya da, en azından, itibar kaybına uğrarlar..

Kuşkusuz, gözaltına alınan ve takibat yapılanlar, isimleriyle açık bir şekilde verilmesin; biz de vermeyelim. Ama neler yapıldığı, aramalarda ele geçirilen şeylerin neler olduğu, vb. konusunda bizlere bilgi verilirse, toplum da aynı şekilde bilgilendirilir ve pek çok sıkıntının kaynağı ‘fısıltı gazetesi’nin çalışması engellenmiş olur.

Başta savcılıklarımız olmak üzere tüm yetkililerden,  hem gazetecilik adına, hem de toplum adına, bu tür bilgilendirmelerden kaçınmamalarını talep ediyoruz.

Biz, Milaslı basın mensupları olarak, Türkiye genelindeki bütün olup biteni aktaran basın mensuplarından farklı değiliz; ve belki çok daha da sorumlu bir gazetecilik yapıyoruz ..

Saygılarımla..

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X