Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert
Toplum kalkınmasında gönüllülük esastır
M. Cafer METE...

Toplum kalkınmasında gönüllülük esastır

Bu içerik 608 kez okundu.

Cafer METE / Emekli Halk Eğitimi Merkezi Müdürü

Bir konuyu ele almak, özenmek ve benimseyerek yapmak, başarının yarısıdır. Zoraki yapılan bir işte tema yoktur, özen yoktur, dayanma ve verimlilik yoktur. Bir de tepeden inme verilen emirle hiçbir iş yürümez. Siz, ‘ben yaptım oldu bitti’ dersiniz fakat sizden sonrası tufandır.

Bir zamanlar köylerimizde; fenni arıcılık, damızlık boğa, telefon, çamaşırhane vardı. (Bunlar tepeden inme emirlerle yapılmıştı.) Bugün bunlar yok. O kadar zahmetle, para ile, insan gücü ile yapılan, aslında halkımız için çok faydalı ve zaruri olan yukarda saydıklarım bugün yok oldu. Neden? Tepeden inme emirlerle, halkın benimsemediği, ihtiyaç duymadığı veya konu halka tam anlamıyla anlatılamadığı, Halk Eğitimi Merkezi yolu ile ihtiyaç hissettirilmediği ve eğitimi yapılmadığı için telefon telleri kesildi, damızlık boğa elde kaldı, fenni kovanlar dolap oldu.

Toplum kalkınması için, insan kitlesinin ihtiyaç duyduğu konu olmalı veya eğitim yönü ile vatandaşa ihtiyaç duyurulmalıdır. Bir de vatandaşın benimsediği, ihtiyaç duyduğu konularda devlet desteği esastır. Şunu da ilave edelim ki vatandaş kendi projesine her zaman sahip çıkar ve onu benimser ve devam ettirir.

Toplumun kalkınması, ülkenin kalkınması, devlet vatandaş işbirliği ile olur. Aynı zamanda bu işler köylerimizde gönüllülük esasına bağlıdır. Halkın istemediği, devletin desteklemediği hiçbir iş amacına ulaşamaz.

1967 yılında Köyceğiz, Toplum Kalkınma Programına göre kalkınmada pilot bölge seçilmişti. Köyceğiz’deki toplum kalkınma çalışmalarını yerinde görmek, incelemek üzere Kaymakam adayları, Merkez Valisi başkanlığında ilçeye geldiler. Yapılan çalışmaları köylerde ve merkezde incelediler.

Son gün kendilerine, Halk Eğitimi Merkezi Müdürü ve Toplum Kalkınma Koordinatörü olarak brifing verdim. Soru ve cevaplar kısmına geçildi. Konuklardan birisi: ‘Sizin yaptıklarınızı ben Kaymakam olarak bir emirle yaptırırım’ gibi bir şeyler söyleyince, ilçe Kaymakamı müsaade isteyerek:

“Bugünün Kaymakam adayı, yarının Kaymakamı, Valisi olacak sayın konuşmacı arkadaş: Zoraki emirle yapılan, halkın benimsemediği, önem vermediği bir işin sonu gelmez. Bunu bizler uygulayıcı olarak gördük ve yaşadık. Sizin zamanınızda iş devam eder, siz gittikten sonra iş durur, yıllarca sürüncemede kalır, yapılan masraf ve emek heba olur. Zoraki toplum kalkınması olmaz” dedi.

Yukarda belirtilen arıcılık, hayvancılık, telefon olaylarını anlattı ve ilin Valisi ilden ayrılınca hepsinin yok olduğunu ifade ederek, “Halka ihtiyaç hissettirilecek veya halkımız kendisi hissederek yapacak. Toplum kalkınmasında gönüllülük esastır” dediğini hatırlarım.

Toplum kalkınmasında mahalli liderler önemlidir. Mahalli liderle ön görüş sağlanmadan yapılan çalışmaların sonu hüsrandır. Yarım kalır.

Üç çeşit mahalli lider vardır:

1.Atanmış lider: Öğretmen ve İmam. 2.Seçilmiş lider: Köy Muhtarı ve 3.Halk içinde kendiliğinden sivrilmiş, kendini sevdirmiş, saydırmış, hatırnaz, sözü ve nazı dinlenen, öğütlerinde daima halkına örnekolan kişi. Köyde onun sözü önemlidir.

Bazıları vardır ki kendini güçlü hisseder ama emir verir yapılmaz. Amma benim tarif ettiğim lider, konuya inandıktan sonra daima destekler ve gerekli maddi ve manevi yardımları esirgemez.

Öğretmen, Muhtar önemlidir. Halk sever, sayar ancak mahalli liderlerin de önemini küçümsemeyin. Onun bir sözü ile proje inkitaya uğrayabilir veya en kısa zamanda başlar ve aralıksız devam ederek halkın yararına sunulur. Mahalli liderlerin ekonomik yönünden de yararlanabilirsiniz.

Kalkınmada esas bireylerin, ailenin, ülke insanının, tüketmeden ziyade üretken olması esastır. Tüketici ve üretici ne kadar kazanırsa ülke o kadar kazanır.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X