Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert
Milas Çevre Yolu ...
A. Coşkun EFENDİOĞLU...

Milas Çevre Yolu ...

Bu içerik 1154 kez okundu.

A. Coşkun EFENDİOĞLU

Geçtiğimiz hafta AKP Muğla Milletvekili Nihat Öztürk, Milas Kent Konseyi Yürütme Kurulu toplantısına teşrif ederek, Kent Konseyi üyelerinden Milas’ın sorunlarını dinledi ve notlar aldı ve bu arada, kentimiz için çok önemli bazı konularda önemli açıklamalarda bulundu.

Bunlardan en önemlileri, Veteriner Fakültesi’ne bir bina tahsisi konusu ile Milas Çevre Yolu konusu idi.

Sayın Öztürk, FETÖ soruşturmaları kapsamında el konulan Ümit Koleji’nin Beçin Kıyılama’daki yeni binasının Veteriner Fakültesi olarak tahsisi konusu gündeme geldiğinde, daha önceki talebimiz olan TKİ lojmanlarının Muğla Üniversitesi’ne Veteriner Fakültesi ve diğer Fakülte yatırımları için tahsisi konusunun, kendilerine yapılan başvurular sonrasında değerlendirildiğini, buranın Muğla Üniversitesi’ne tahsisinin daha doğru ve olumlu olacağını, konuyla ilgili Maliye Bakanı’ndan söz aldıklarını, ama 15 Temmuz karışıklıkları nedeniyle ilgilenilemediğini, 2017’nin başlarına kadar burayı kesin olarak çözme kararlılığında olduklarını, eğer burasının devri gerçekleşemezse, Ümit Koleji binasının fakülte için Milli Eğitim Bakanlığı’ndan devrinin kolayca gerçekleştirilebileceğini belirtti.

Umarız, TKİ lojmanları konusu bu şekliyle çözülür ve bu bölge, Üniversite kampüsü haline gelir. Mezarlık karşısındaki tahsis edilen alan da, Sayın Rektörümüzün bizlere ifade ettiği gibi, ikinci bir fakülte alanı olarak değerlendirilir.

Gelelim bu yazıda esas olarak konu etmek istediğimiz Milas Çevre Yolu meselesine..

Aslında bu konu, uzunca süredir hem Belediyenin, hem de meslek kuruluşlarımızın gündeminde olan bir konu. Ancak kamuoyuna yeterince malolmuş ve tartışılmış değil..

Bilindiği gibi Selimiye ile Milas Devlet Hastanesi ve Bodrum çıkışı ile Bodrum ve Yatağan arası duble yol olarak yapıldı, ama Milas’ın çevresindeki çevre yolu, duble yol kapsamında bir türlü yapılamadı. Bu nedenle de yolun kenarlarındaki toz toprak bir yandan, görüntü kirliliği öte yandan, hiç de hoş olmayan ve Milas’ın haketmediği bir görüntüyle karşı karşıyayız.

Sayın Belediye Başkanımızın bu konuyla ilgili pek çok kez İzmir’de Karayolları Bölge Müdürlüğü yetkilileri nezdinde girişimleri olduğunu, hatta etrafında bisiklet ve yaya yollarıyla birlikte projesinin de hazır olduğunu, Belediyenin bu bisiklet ve yaya yollarnı da üstlendiğini biliyoruz; ancak ‘ne hikmetse’ bir türlü bu yol ihale edilemedi.

Öte yandan, uzun zamandır, Karayolları’nın, Milas’ı bypass eden bir alternatif çevre yolu düşündüklerini, bu yolun Selimiye’den sonra, Savran-Yaşyer ovasından geçerek Koru civarında mevcut karayollarına bağlanarak, Bodrum istikametine gidecek araçların Milas’a uğramadan geçmesinin düşünüldüğünü de biliyoruz. Ama bunun ne kadar doğru olduğu ya da olmadığı, hiç kimse tarafından gündeme getirilip, doğru olup olmayacağı tartışılmadı.

Ancak, özellikle MİTSO, Esnaf Dernekleri vb. gibi mesleki kuruluşlarının, mevcut Çevre Yolu’na alternatif olarak düşünülen bu yol açılırsa, Milas’ın ticari kayıpları olacağı kaygısıyla, bu yolu engellemek için kulis yaptıkları da duyuluyordu.

Sayın Öztürk, o gün, “Arkadaşlar, Karayolları tarafından bu yol projelendirilmiş, parası da ayrılmış durumda. Ne zamandır kazma vurmuyorlar, çünkü Milaslı arkadaşlarımızdan gelen yoğun talepler nedeniyle biz durduruyoruz. Ama şöyle ya da böyle bu alternatif çevre yolu yapılacak gibi görünüyor” dedi.

Evet, ilgili meslek kuruluşları yetkilileri de bunu doğruluyorlar; bu bilgi doğru.

Ama o gün orada da ifade ettiğimiz gibi, bu alternatif yol açılsa da, Milas Çevre Yolu yine de yapılmalıdır. Merkezi otoritenin çeşitli nedenlerle uygun gördüğü bu yol açılacak olsa bile, Milas’ın artık neredeyse kent içi ulaşım yolu haline gelen bu yolun bu şekilde kalması kabul edilemez; mutlaka güzel bir projeyle yapılmalıdır.

Milas’ı bypass edecek olan alternatif çevre yolu projesi konusuna gelince..

Bu, aslında, belirli zamanlarda hep konuştuğumuz ve söylediğimiz, Milas’ın yarımada turizminin nimetlerinden nasıl daha fazla faydalanabileceği konusuyla son derece iç içe ve tartışılması gereken bir konudur.

Bu çevre yolunun, aynı zamanda artık Milas’ın bir iç yolu olarak da kullanılıyor olması nedeniyle, özellikle yaz aylarında çok büyük yoğunluğu olduğu ve tıkanmalara neden olduğu biliniyor. Kuşkusuz, Bodrum Yarımadası’na giden neredeyse tek yol olduğu için de buradan geçen araçlar, özellikle yol kenarındaki lokanta, köfteci, benzin istasyonu vb. gibi işletmelerden alışveriş yapıyorlar ve buradaki esnaflar için önemli. Ama Milas’ın özellikle tarihi ve kültürel turizmi açısından çok büyük bir öneme sahip değil. Çoğu, gelip-geçiyorlar; onları Milas’ı gezme-görme, kalma, alışveriş yapma konusunda cezbedecek bir durum söz konusu olamıyor. Ama, çevre yolu aksımız, çok yoğun bir gelip geçen trafik nedeniyle keşmekeş içinde..

Oysa, kimlikli bir kent, gerçekten yerli ve yabancı turistlerin gezmek, görmek, konaklamak ve alışveriş yaparak para bırakacağı bir tarih ve kültür kenti olmak gerekiyor öncelikle. Biz bunu, lâyıkıyla gerçekleştirebildikten sonra, zaten bölgeye turistin gelmemesi mümkün değil. Bu anlamda, Milas’ı bypass eden çevre yolu açılsa, Milas’ın çevre yolu trafiği azalacaktır. Kuşkusuz çevre yolu etrafındaki esnaf bundan biraz etkilenir. Ama zaten İzmir istikametinden gelen bütün araçlar Milas’ı görmeden geçmeyi tercih etmeyecektir. Bu anlamda, bir ıssızlaşmadan söz edilemez. Kaldı ki, o istikametten gelip Yatağan-Muğla istikametine gidecek olanlar yine Milas Çevre Yolu’nu kullanacaktır.

O nedenle, kişisel görüşüm, Milas’ı bypass edecek Çevre Yolu’nun, Milas’ın gerçek kimliğini bulması noktasında, bizlere bir doping etkisi de yapabileceği yönündedir. Karşı olmamak gerektiğini düşünüyorum. Enerjimizi bu tartışma yerine, Milas’ın kültürel ve tarihi kimliğini nasıl geliştirebileceğimizi, bu yönde ne gibi atılımlar yapmamız gerektiğine kafa yormak ve uygulamaya geçmenin, Milas’ın geleceği açısından daha önemli olduğu kanaatindeyim.

Bu konunun, artık üstü kapalı değil, açıkça ve mutlaka enine-boyuna konuşulması gerekiyor.

(Yarın, bu alternatif çevre yolunun güzergahı konusundaki tartışmaları ve önerileri değerlendireceğim.) 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X