Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert
Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmeleri
Av. Ezgi EFENDİOĞLU ÇİÇEK...

Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmeleri

Bu içerik 1241 kez okundu.

HUKUK KÖŞESİ / Av. Ezgi EFENDİOĞLU ÇİÇEK / [email protected]

Son zamanlarda tarafımıza sıkça sorulan sorulardan olan ‘taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri’ ile ilgili olarak okuyucularımızı bilgilendirmeye çalışacağız.

Taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, bir taşınmazın ileri bir zamanda sözleşmenin tarafı olan kişiye satılacağı hükmünü içeren ön sözleşme niteliğini haiz sözleşmelerdir. Taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin tarafları üzerlerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediği takdirde diğer taraf bu yükümlülüğü yerine getirmesini talep edebilir.

Satış vaadi sözleşmelerinin bağlayıcı olabilmesi için mutlaka resmi şekilde düzenlenmesi gerekmektedir. Bu sözleşmeler ancak noterde resmi şekilde düzenlenmek suretiyle geçerlilik kazanır. Aksi halde bu sözleşmeye dayanarak taşınmazın devrini talep etmek mümkün olmayacaktır.

Uygulamada noter masraflarının oldukça fazla olması nedeniyle taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin taraflar arasında adi yazılı şekilde yapıldığı görülmektedir. Bu şekilde yapılan sözleşmelere dayanılarak taşınmazın devrini talep etmek mümkün olmadığından tarafların, özellikle sözleşme alacaklısının (yani taşınmazın ileri tarihte kendisine satılacak olan kişi) hak kaybı yaşaması söz konusu olabilecektir.

Usulüne uygun olarak düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri tapu kütüğüne şerh edilebilir. Konulan bu şerh sayesinde sözleşme alacaklısının sahip olduğu bu kişisel hak, tüm üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilecektir. Sözleşmenin adi yazılı şekilde yapıldığı ve tapuya şerh edilmediği durumlarda sözleşme borçlusunun (taşınmazı satacağını vaat eden kişi) her zaman söz konusu taşınmazı bir üçüncü kişiye satma ihtimali vardır. Böyle bir durumda sözleşme alacaklısı olan taraf satış vaadi sözleşmesine dayanarak tapu iptal ve tescil davası açamaz. Yapılan sözleşme tapuya şerh edilmediğinden sözleşme alacaklısı, taşınmazın yeni malikine karşı da herhangi bir hak ileri süremez.

Taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin geçerlilik şartlarından biri yukarıda açıkladığımız gibi noterde resmi şekilde düzenlenmiş olmasıdır. Bir başka geçerlilik şartı ise, taşınmazın belirli veya belirlenebilir olmasıdır. Bu bağlamda tapusuz taşınmazlar için taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yapılamayacaktır. Bir başka geçerlilik şartı ise taşınmazın satış bedelinin satış vaadi sözleşmesinde belirlenmiş olmasıdır.

Son olarak, taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinden doğan davalar için herhangi bir zamanaşımı süresi öngörülmemiştir. Genel zamanaşımı süresi olan 10 yıllık süre uygulanır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uyarınca bu süre “alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar”. Alacağın muaccel olması, alacağın ifa zamanının geldiği anlamını taşımaktadır. Satış vaadi sözleşmesi uyarınca taşınmazın satımında ifa imkansızlığı varsa sözleşme alacaklısı sözleşme borçlusuna ödemiş olduğu bedeli geri alabilecektir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X