Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert
250 öğrenciye 55 derslikli okul, 1250 öğrenciye konteynır ...
M. Cafer METE...

250 öğrenciye 55 derslikli okul, 1250 öğrenciye konteynır ...

Bu içerik 635 kez okundu.

Cafer METE / Emekli Halk Eğitimi Merkezi Müdürü

Yerel gazetemiz Önder’de bir haber ve bir resim gördüm: Bir yanda muntazam amma bomboş bir okul binası, bir yanda daracık okul bahçesine sığdırılmış konteynırlar.

Merak ettim, inanamadım ve okul bahçe kapısından baktım ve “Allah aşkına okulun deposu mu bunlar acaba?” diye kendi kendime söylendim.

Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lise binasının yeri zaten Sakarya İlkokulu bahçesinden ayrılma dar bir yerdir, çocukların teneffüs esnasında oyun yeri olması gerekirken gezinti yerine bile az olan yere yedi adet konteynır konmuş. Öğrencinin iki konteynır arasında bile yürümesi imkansız hale gelmiş.

Şahsen okul müdürü arkadaşımı kutluyorum, zira eğitim ve öğretimin aksamaması için kendi yarattığı bir imkân olarak görüyorum ve arkadaşımı tebrik ediyorum.

Bu neden böyle diye konuyu araştırdım. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra kapatılan ve cemaate ait olan Beçin mahallesindeki okul 250 öğrencili İmam Hatip Lisesi’ne verilmiş ve taşımalı eğitim yapılıyormuş. Sevgili idareci yöneticiler 1250 öğrencisi bulunan okul için bu okul düşünülmemiş de 250 öğrenci için düşünülmüş? 55 dershaneli bu okulun yarısı boş dururken, 1250 öğrencinin konteynırda eğitim öğretim görmesi normal midir?

İmam Hatip Okulu’nun bahçesinde bulunan yurt boş durmaktadır. Neden bu okul oraya gitti? Kız-erkek bugüne kadar karma eğitim yapıldı hiçbir olay olmadı da, bugün mü oldu? Zira yurt derneğin değil, Bakanlığa aittir. Bakanlık yurdun yapılmasına muazzam yardım etmiştir.

Cemaat okulunun yerine 250 öğrencisi bulunan okul nakil oluyor, sınıfların yarıdan fazlası boş duruyor, diğer taraftan 1250 öğrenciyi sinesinde barındıran, okul ve derslik yetersizliğinden konteynırda iptidai şekilde eğitim öğretim yapsın.

Olmadı sevgili büyüklerim olmadı!

Olay bana, 1940’lı yıllarda başlayan eğitim ve öğretim seferberliğini hatırlattı. Köylerde okul yok, öğretmenin barınacağı ev yok, af buyurun hayvan ahırlarının badana edilerek ders yapıldığı günler gözümün önüne geldi. Acaba dedim, o günden, bugüne gele gele konteynıra mı gelebildik?

Cemaat okulu proje okulu olarak düşünülüyormuş. Sevgili büyüklerim, bizim önce, her yıl gittikçe artan öğrenci mevcudunu nazari dikkate almamız ve ona göre hazırlık yapmamız gerekmez mi?

Eğitim ve öğretim rahat ve huzur içinde olur. İmkansızlıklar yok mu? Var. Amma imkan varken böyle bir ayrımcılığa ne diyeyim. 250 öğrenciye rahat bir eğitim ve öğretim, 1250 öğrenciye huzursuzluk.

Yine söylüyorum, bir eğitimci olarak: “Olmadı arkadaş olmadı” diyorum.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X