Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert
“Tarikatların suçlusu Cumhuriyetmiş”!? ...
Mehmet SARI...

“Tarikatların suçlusu Cumhuriyetmiş”!? ...

Bu içerik 1004 kez okundu.

Mehmet SARI - Emekli İlköğretim Müfettişi

Diyanet İşleri Başkanlığı, hazırladığı FETÖ raporunda faturayı Cumhuriyet devrimlerine kesmiş. Cumhuriyet döneminde en temel dini eğitimlerin dahi verilemediğini savunan Diyanet’in raporunda, “Şartlar böyle olunca din eğitimi ihtiyacını resmi mercilerden karşılayamayan halk zamanla kendilerine bu konuda rehberlik yapan bazı oluşumlarla yüzyüze kalmıştır” ifadesi yeralmış.

Raporda tarikatlar için “hukuki düzenleme” de istendi denmektedir.

Aydınlık gazetesinde “Skandal Rapor” diye haberleştirilen bu raporla Cumhuriyet devrimlerinin suçlanmış olduğu belirtiliyor.

FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Ekim ayında yayınlanan bu raporda, Gülen cemaatinin bir yapı olmadığı savunulmuş ve cemaat ile tarikatların yayılmasında suçlunun Cumhuriyet devrimleri olduğu ileri sürülmüş …

Gülen cemaatinin ışık evleri 40-50 yıldır yurdumuzun çok yerinde kurulup fakir ve zeki çocukları buralarda toplayıp bunlarla hazırlanıp 15 Temmuza getiren ve başkaldırıyı yapan, organizasyonda elemanlarını kullanan, bunların beyinlerini İslam dışı bağnazlık ve hurafelerle yıkayıp kandıran, İslam dışı bir din yaratan yapı değil miydi? Diyanet İşlerimiz, İslam dışı bir din yaratmak niye acaba?… Arkasına ABD’yi almak neden?

Fethullah Gülen’in, Allah’la Peygamberle temas içinde olduğunu söyleyerek, insanları kandırdığı söyleniyor. Sonra taraftarların onun sakal kıllarını, yemek artıklarını yutmak için yarıştıklarını belirtiyorlar medyada…

Bunlar İslam inancına saygısızlık ve hakaret değil midir Diyanet İşlerimiz?

İşte, Atatürk Diyanet İşlerimizi kurarak, ülkede İslam anlayışına ters, Kuran dışı uygulama ve inanmaların yok edilmesi görevini sizin teşkilata vermiştir. Böylece yurdumuzda gerçek islamiyetin bilinerek yaşanmasını istemişti. Bu isteğiyle, din siyasete girmesin, Allah ile insanlar kandırılmasın diye Diyanet Teşkilatımızı görevlendirmiştir. Bugün bu isteği yerine geldi mi?

Ama bugün tarikat ve cemaatler ile şıhlar, İslam dinini kullanarak halkı sömürmekte ve kul hakkı yemektedirler. En kötüsü, islam dışı uygulamalarıyla halkı kandırmakta, halkın geri kalmasına, bilgi sahibi olmamasına neden olmaktadırlar.

Köy ilkokullarında namahrem diye okula tek kız çocuğu göndermiyorlar. Cahil bırakıyorlar.

İlk öğretmen olacak ve ana olacak kızları okul dışında tutuyorlar bunlar yüzünden, biliyor musunuz efendiler?

Kuranımız okumayı, düşünmeyi, aklı kullanmayı ve bilgi sahibi olmayı emretmişken “ahrette hiç bilenle bilmeyenin bir olmayacağı”nı belirtmişken, yani bilgili olanların daha iyi muamele göreceği anlatılırken, bunlar niye oluyor?

Acaba Diyanet İşleri görevlileri, Kuranda insan öldürme var mı? Fethullah Gülen 15 Temmuzdaki başkaldırısında çok insan öldürtmedi mi? Kamu malı olan TBMM’ni bombalatarak zarar vermişken bunun şeytanca bir yapılanma olduğu ortada değil mi? Böyle bir iş organize ve yapılanma olmadan 15 Temmuz başkaldırısı olabilir mi Diyanet İşlerimiz!..

Benim akrabamdan bir genç, bir tarikatın ağına düştü. Evinde kurban kesmeyip parasını tarikata gönderiyordu. Yalnız bu değil, servetini bu tarikata harcadı, ailesini aç bıraktı. Sonuçta tarikat yüzünden ruh sağlığı, aklı dengesi bozuldu. Yazık olmadı mı bu insana Diyanetim?

Ayrıca köydeki evlerinin avlusunda 10-15 koyunla bir ağıl yapıp namazını bu koyunların gübreleri içinde pis yerde kılar oldu. Sonra bu kişinin mühendis olması, nasıl böyle aldatılması, İslam dinine ters yol yaşaması, tarikatçılık nedeniyle bu duruma gelmesi ülkemiz ve ahretimiz için faydalı mıdır, yoksa nedir?

Sonra bu teşkilatımıza devlet bütçesinden en büyük payın verildiği söylenirken, bu İslam dışı gidiş ne zaman değiştirilip, Atatürk’ün gerçek islamı ülkemizde yaşanacak acaba? Suçlu cumhuriyet demek, suç değil mi?

Bu olumsuz, İslam dışı gidişten kurtulmak için acaba bu devlet parasını harcamanın ve istenenin olamamasının dünyada, ahrette hesabı yok mu? Sonra kamu malına zarar verilmiş olmuyor mu? Kamu malına zarar veren dinden çıkar demiyor mu Kuranımız?

Sonra Diyanetin raporu suçtur diyen ilahiyatçılar bile varken, buna ne denir? Acaba cumhuriyet savcıları buna ne diyecekler?

Özet olarak, Diyanetin görevli ve sorumlu olduğu İslamiyeti iyi anlama ve uygulama olmamasından bir boşluk mu oluşmuş, bu boşluğu da tarikatlar mı dolduruyor? Ki cemaat ve tarikatlara bu kadar sahip çıkılması, raporda tarikatlar için hukuki düzenleme de istenmesi şaşılacak bir durum değil mi halkım?

Sonra Diyanetin, medreseleri öven kişinin sözlerini raporuna alması, eğitimci olarak yuh dedirtti bana…

Ayrıca Diyanet İşleri, paranızı faize yatırdığınız söyleniyor medyada, doğru mu? Dinimiz faizin parası haram demiyor mu? Öyle denirken şayet, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu denmez mi, faize verildi ise?

Diyanet, ülkemde İslam dinini gerçek durumuyla öğretmekle ve yaşatmakla görevli iken, kamu malına zarar verip dinden çıkanlar ile kul hakkı yiyenler, İslam dinini yanlış anlayanlar ve uygulayanlar çoğalırken, bunların sonucu olan tarikat ve cemaatlerin sayısı 70’e varmış bulunmaktadır ne yazık ki…

Bunlar cumhuriyeti yok etme çabasındadırlar, ama hiç kimse bunun olabileceğine inanmasın. Asla olamaz!.. Çünkü Atatürk, din eğitimi veren okullar açtı. Halk tarafından Kuran iyi anlaşılsın diye Elmalılı Hamdi Efendiye Atatürk Kuran meali yazdırdı ve parasını cebinden verdi. Atatürk gerçek müslümandır çünkü, halkım!.. Sakın aldanmayın!..

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X