Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert
Suçlu benim!..
Metin SALMAN...

Suçlu benim!..

Bu içerik 1008 kez okundu.

Metin SALMAN

Cumhurbaşkanı, son katıldığı toplantılardan birinde:Enflasyon rakamları açıklandığı zaman, domates, biber fiyatları açıklandığı zaman gerçekten ağrıma gidiyor. Bu topraklar bu kadar bereketli olacak, ama biz halâ domates biber fiyatlarındaki artıştan dolayı enflasyonda sıkıntı yaşayacağız. Olmaz!” ve “ topraklarımız var ama yeterince değerlendiremiyoruz. Meralarımız var ama et fiyatları almış başını gidiyor. Et ithalatı yapmak zorunda kalıyoruz.” deyip “azotlu gübreyle maalesef topraklarımızı mahvettik. Doğallıktan uzak tüm hastalıkların temelinde de o gübreleme yatıyor. Bu reformla birlikte biz doğal gübreye dönmek zorundayız” ifadesini kullanıp “aslında ülkemizin imkanları yeterli olmasına rağmen plansızlık nedeniyle sık sık karşılaştığımız arz açığı ya da arz fazlası sorununun ortadan kalkacağına inanıyorum” cümlesinden sonra konuşmasında peynir çeşitlerine de temas ederek “adamlara gidiyorsun, bakıyorsun masaya peynirlerin envai çeşidini getiriyorlar. Bizde niye olmuyor?” sorusunu soruyor.

Bu konuşmasını dinledikten sonra derin derin düşünüp bu işleri kim bu hale getirdi? Bunlara çare bulacak makam veya kişilerin kimler olduğuna araştırmaya başladım.

Düşündüm!

Acaba yanlış mı hatırlıyorum?

Benim bildiğim Kasım 2002 tarihinden bu tarafa bu ülke, kendilerine ısrarla AK Parti denilmesini isteyen AKP tarafından yönetiliyor. Öyleyse yukarıda Cumhurbaşkanı tarafından sorun olarak belirtilen hususlara onlar tarafından çözüm bulunması gerekmez mi?

Cumhurbaşkanının kendileri, öncelikle o partinin genel başkanı ve iktidara geldikten sonra uzun yıllar başbakan olarak iktidarda oldular ve halen de fiilen Cumhurbaşkanı, Başbakan ve parti başkanı olarak ülkeyi yönetmeye devam ediyorlar. Gerçi iktidar olduklarından bu tarafa ülkenin huzuru, ekonomisi ve yönetimindeki hiçbir olumsuzluktan kendilerini sorumlu tutmuyorlar ama!.. Eee !.. bu yaşananlardan da birinin sorumlu olması lazım…

Sonunda o sorumluyu buldum.

Bütün bu olumsuzluklardan ben sorumluyum!..

Çünkü:

1. Domatesin tarladan 50 kuruşa çıkıp manavda 3-5 liraya satılmasına ve dolayısıyla üreticinin kazanamayıp tüketicinin fahiş fiyatla sebze yemesine sebep olan benim!..

2. Üretimde yaşadıkları sıkıntıları anlatan çiftçiye, başbakan olarak o sıkıntılarla ilgileneceğin yerde: “ananı da al git!” diye ben söyledim!..

3. Türkiye’deki büyük ve küçük hayvan varlığını azaltacak her türlü engellemeyi ben yaptım. Ondan dolayı et fiyatlarının bir türlü ucuzlamamasından ben sorumluyum. Çünkü Et-Balık Kurumu denilen kuruluşun özelleştirilerek yok edilmesine ben karar verdim. Tabii bu arada süt piyasasını dengeleyen Süt Endüstrisi kurumunu da unutmadım!..

4. Nişasta bazlı şeker üretim kotalarını devamlı yükselterek Türkiye’deki pancar ekim alanlarının azalmasına ben sebep oldum!..

5. Çiftçilerimizin gübreyi nasıl kullanacakları yolunda onları yeterince bilgilendirmeyerek, ülke topraklarının azotlu gübreyle kirlenmelerine sebep olduğum için çok pişmanım!..

6. Mera alanlarını ve hayvanların yayıldığı çayırları maden aramalarına ve imara açarak ülke hayvancılığını çıkmaza soktuğum için çok üzgünüm!..

7. Planlama teşkilatını işlevsizleştirip plan fikrini yok ederek, ülkede üretim planlaması gibi bir olguya gerek duymayarak bazı yıllar arz fazlası, bazı yıllar da arz eksikliği yaşanmasına ben sebep oldum!..

8. Aldığım, ekonomik gerçeklere uymayan kararlarla bazı sektörlerde üretim çeşitlendirilmesinin önüne ben geçtim!..

Bütün bu yanlış kararları alarak, doğru kararları da almayarak memleketime ve milletime verdiğim zararlardan dolayı milletimden çok çok özür diliyorum. Allah beni affetsin.

Gerçi 12 Kasım 2014 tarih ve 7061 sayılı Önder Gazetesinde yayımlanan yazımızda: “ İKTİDARDA HANGİ PARTİ VAR ?” diye bir soru sormuştuk. Ama bizim sandığımızın aksine iktidarda AKP yokmuş ki şimdi bu sorunlardan şikayet o partinin DOĞAL ve FİİLİ liderinden geliyor…

Bu nasıl bir zihniyettir anlamak mümkün değil…

Hem 2002 Kasımından bu tarafa iktidar koltuğunda oturacaksınız hem de İngiliz Kraliyet Kimya Endüstrisinin (ICI) terylen kumaştan üretilmiş trençkot gibi üzerinize hiçbir sorumluluk bulaşmayacak…

Pes doğrusu!

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X