Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert
‘Sokak Adabı’
M. Cafer METE...

‘Sokak Adabı’

Bu içerik 635 kez okundu.

Cafer METE / Emekli Halk Eğitimi Merkezi Müdürü

‘Sokak Adabı’ insanlar için çok önemlidir. Çünkü zamanımızın aşağı yukarı üçte birini sokakta geçiririz. Herkes sokağa çıkar ve halkın en yoğun olduğu yer sokaktır. Sokak, insanları birbirine yaklaştırıcı, sosyal etkinliği ve fonksiyonu vardır. Sokakta, nazik, kibar, görgülü, giyinmesini konuşmasını, yani görgü ve nezaket kurallarını bilen bir topluluk olmasının yanısıra, görgü ve aile terbiyesinden yoksun, nasibini alamamış kişilerin de bulunduğu bilinen bir gerçektir. Böyle kişiler, sokağı adeta çıkılmaz bir yer haline getirirler.

Sokak; bağırma-çağırma nara atma, nahoş hareketler yapma yeri değildir.

İnsanlar, sokağa çıkarken güler yüzlü, kibar, nazik ve samimi, dost kişilerle, dost ve ahbapları ile buluşup görüşmek hasret gidermek, park ve bahçelerde dinlenmek hoş vakit geçirmek isterler. Ama yukarda ifade edildiği gibi, bu gibi hareketleri bilmeyen ve bilmek istemeyen kişi ve kişiler, topluluğa huzur ve rahat vermezler.

Parklara kanepeler konmuş, yol kenarlarına dubalar konmuş, çiçekler dikilmiş, çöp kovaları konmuş, yenen çekirdek artıkları çöp kovalarına atılsın ki park, bahçe ve şehir temiz kalsın diye.

Ne gezer, hep yediğimiz yiyeceklerin artıklarının yere atılması acaba görgü kurallarına uyuyor mu?

Çocuklar çiçekleri koparır, ses çıkarmayız. Banklarda oturanlar bankları kırar, yol kenarlarına konan dubalar vasıta veya şahıslar tarafından kırılır. Acaba bu eşya kimin der miyiz, hep göz yumarız. İşte bu gibi insanlar yüzünden nazik, kibar ve görgü kurallarına uyanlar sokakta sıkıntılar yaşıyorlar.

Sevgili arkadaşım, acaba sen evinde sandalyeni kırar mısın? Saksıdaki çiçeğini koparır mısın?

Kendine yapılmasını istemediğin hareketi başkasına yapma.

Sokakta, huyunu bilmediğimiz, tanımadığımız, karakterini bilmediğimiz insanlar bulunduğundan dikkatli davranmak, ses tonumuzu etrafımızda olan insanların duyamayacağı şekilde tutmak gerekir. İsim vermeden veya ismen sokakta dedikodu yapmak, küfür etmek, adap dışı konuşmak, yüksek sesle gülmek, etrafımızı rahatsız etmek, duyduğumuz bir dedikoduyu açıkça söylemek; yaymak, kaba saba konuşmak, bilmediğimiz konularda ukalalık yapmak, görgü ve nezaket kuralları dışıdır.

Sokakta büyükler konuşurken, onların konuşmaları arasına girmek onların sözünü kesmek, şapur şupur sakız çiğnemek adap dışıdır.

Sokakta yürürken küçükler büyüklere yol vermelidir. Başkalarının yolunu kesmek, onları rahatsız etmek veya sıra ile geçit yerlerinde nizama ve sıraya riayet etmek sokak adabıdır.

Sokakta gördüğümüz yardıma muhtaç çocuklar, yaşlı ve yardıma muhtaç kişilere yol vermek, yardımcı olmak insanlık görevidir.

Gördüğümüz yaşlı ve yardıma muhtaç kişileri hor görmek ve onları o halde bırakıp gitmek hiç kimseye yakışmayan bir harekettir. Köpek bile sahibi yaralandığı veya öldüğü vakit onun başında bekliyor. Elbette bizim, duyarlı insanlar olarak daha da dikkat etmemiz gerekir.

Seyahat etmek, ziyarete gitmek, görüp öğrenmek, dost ve arkadaş kazanmak hepimizin arzu ettiği doğal olaylardır. Bunun için ya kendimize ait bir araçla veya toplu taşıma araçları ile seyahat ederiz. Şehir içi dolmuş, otobüs, minibüs metro gibi halka açık araçlarda dikkat etmemiz gereken görgü kuralları vardır.

Toplu taşıma araçlarına binerken inerken, kadınlara, yaşlılara, engelli olanlara, çocuklu kadın ve küçük çocuklara, gazilerimize, büyüklerimize öncelik vermeliyiz.

Bu gibi kişilere yardım etmek, varsa ellerindeki paketlerin taşınmasına yardımcı olmak, en önde gelen insanlık ve nezaket kuralıdır.

Daha yazacak çok şey var ama, toplu taşıma araçlarında bağırarak konuşmayınız, çatlata patlata sakız çiğnemeyiniz diyerek yazımı tamamlamak istiyorum ....

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X