Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert
Nalbant Ali
Hüseyin SERİN...

Nalbant Ali

Bu içerik 353 kez okundu.

Yaşarken - Hüseyin SERİN / Emekli Öğretmen

Her şeye rağmen rakı içmek ustalık isteyen bir iştir Ali. Bunu aklından hiç çıkarma olur mu şeker kardeşim. Hangi ortamda olursan ol. Oturup kalkmasını, söyleşilere katılmanın zamanını, ateşlemelerin, ateşlenmelerin tavını, güven oyunu hatta sosyal ilişkileri iyi yönetmek gerektiğini belirtmeliyim. Ortam birden elektriklenince kafanı hangi ağaca dayayacağını şaşırma diye. Zemin oynaktır çünkü. Ne zaman ne olacağı belli olmaz oralarda. Sense hep nallatıyorsun kendini nalbant senken be Ali. Takılmışsın bir at sürüsünün yanına … Sen nalbantsın Ali, nalbant. Sen nallayacaksın onları …

Yüreklisindir ama umar uzaktır, yakındır gelir gider. Güneş nereden nasıl gelir yattığın odanın penceresine fark  eder misin? Ortam lahmacun kıvamıdır. Belki de baklava börek. Lakin sen ille de buraların yağmurlarını özlersin. Yüzün, kulakların kızararak. Ve en yiğit sen oluverirsin farkında olmadan. Sonuç; masada manifestodur yüreğin en sefilken çapraz ateş içlerinde gün batımlarında. Kan dolaşımının başı bozuktur. İçinin en şekerpare olduğu saat dilimlerinde. Duyguların atın özengisindedir. Vurursun. At şaha kalkar ve vınnn. Yok oluşa koşarsın. Şaşarsın üzerinde atın. Sonrası? Sonrası yoktur bunun. Vardır da artık fren tutmaz Alim. Önünde ne dağ kalır ne ova. Ne yol kalır ne iz. Tükeniyorsundur bilmezsin. En çok da nalbantlığının yanında insanlığın. Sadece yürekliliğin yürekli gelir sana yüreksizlerin yanında! Onlara hep Ali gereklidir, Aliler … Yüreğin bazuka olsa ne olur Ali bir başınayken? Bozulmuşken kimyan. Hep piyonsundur oralarda Ali, işi bitince yuvarlanıp atılacak. Yaşadıkça kavrayacaksın, utanacaksın bu Aliliklerden ama ne çare. Dön Ali, kendine dön. Umut her zaman altın bileziktir.

Coğrafya büyük zenginlik. Başında oturanlar da hep aynı hesap içindedirler Ali. Yiyip içip gezip tozacaklardır. Yerlerine Aliler koşuşturacaklar, savaşacaklar. Onlar da sus payı kabilinden harçlık verecekler. Bu kafa yapıları var oldukça da sürekli Aliler çoğalacak. Zaten çoğalıyorlar. Ali, aklı başa toplamanın zamanı gelmedi mi daha? Bir sorsana kendine. Aliler çoğaldıkça senin payın da sürekli azalmakta çünkü.

Kara gün kararıp kalmaz Ali. Bir de bakarsın bambaşka bir Ali çıkıverir ortaya. Alileri, sahiplerini kırar geçirir. Güneş taraf değiştirir. Ay daha fazla aydınlatır yaşadığın ülkeyi. Kapalı branşları ardına kadar açıverir. Sonra da eşekten düşmüş hıyara benzersiniz, benden söylemesi.

İnce bir şey istiyorum senden Ali. İnce bir şey! Gecelerin nabzını tutan bir bardak çay ile içilen sigara kadar bir düşünme. Yüreğin kasırgaları pusuya düşürecek ve uçurumlar içindeki depremlere yakalanmış gibi bet beniz atacak.

Yüreklim, çilekeşim . Güney Ege boylamlarının ortasında, içinde biriktirilen dağlar parçalanacaklar toprağa dönmeden sen. Birileri alıp alıp başlarını gidecekler gece tam tepelerindeyken. Bunları görmek çok mu zor be Alim, çok mu zor?

Hadi aklını başına devşir de Alilikleri bırak, terk et. Nalbantlığa dön. Sana oradan, oralardan yar olmaz. Yar senin içinde Alim, yar senin içinde …

 

(Eylül 2014 / Milas)

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X