Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert
Laiklik, en başta akılcılıktır
Mehmet SARI...

Laiklik, en başta akılcılıktır

Bu içerik 986 kez okundu.

Mehmet SARI - Emekli İlköğretim Müfettişi

Laiklik ilkesi akılla yürümeyi emreder öncelikle, devlet yönetmede…

Başka tesirlerin karışmasını asla istemez. Çok insan aklının ve ortak aklın yoludur laiklik. Tek adamlığı asla istemez; çoğulculuktur esasında… Çünkü gerçekte ‘akıl akıldan üstündür’ deyişinin ilkesidir laiklik ilkesi.

Laiklik barışçıdır da…Çünkü ortak akıl ve ortak karar yoludur. Böylece demokratlıktır da… Yani ilkede anlaşma ve ortak karar vardır laiklikte.

İşte bunun temelini Mustafa Kemal ve ekibi Samsun’a 19 Mayıs 1919’da çıktıktan sonra çok ilde halkla temas ve kongreler yapmış, sonuçta bu karanlık gidişten bizi ‘halkın ortak kararı ve azmi kurtaracaktır’ deyişiyle laiklik ilkesi o günden kabullenilmiştir. Böylece hakimiyet millete verilmiş olmaktadır. Akılcı anlaşma ve oluşan azimle…

Yani laiklik bir azim olarak da ortaya çıkmış bulunmaktadır. Böylece halkın tercihi ve isteğidir.

Kuran’ın da ilk emri, ‘oku’ değil mi? Okumak ve anlamak akılsız olur mu? Allah’a inanmak da onsuz olabilir mi? ‘Aklı olmayanın dini, imanı olmaz’ diye bundan denir.

Ayrıca akıl baliğ olmayan herkes dinen görevli ve sorumlu da değildir.

Yani din ve iman da aklı esas alır, bilgiye önem verir.

Bilgi de akılla elde edilebilir, faydalanılabilir. Öyle ise akıl, insanoğluna verilen en büyük değer ve sorumluluğun kaynağıdır.

Başta laiklik de akılcılık olduğuna göre, laikliğe hayır diyenlerin akıllarından zorları olsa gerek diye düşünüyorum.

Bunu ben demiyorum, pedagoji ve eğitim bilimi diyor. Yani akıl herkese bir verilmemiş, bundan çan eğrisi oluşmuş, bilimsel olarak.

İşte başımıza ne geliyorsa, bu çan eğrisinin tabanında bulunanlardan bazılarının yönetime seçilmesinden geliyor. Böylelerine bir de ezberci ve at yarışı yaptırır gibi ve ilim dışı bir eğitim verilmişse vay başımıza gelene. Yani sorgulayıcı, araştırıcı, düşünceyi geliştirici; yaparak, yaşayarak ve uygulamalı bir eğitim de verilmemişse, almamışlarsa, örneğin laiklik ilkesinin faydasını bir türlü göremez ve laiklik önerisini pek kabullenmezler, maalesef.

Böyleleri İslamiyet’i de yanlış anlar ve uygularlar. Çünkü ezberci bir eğitimin ürünüdürler.

Özet olarak ilgi ve yeteneklerine göre düzenlenen bir eğitim sisteminden geçmemişlerdir böyleleri, bence…

Ne zaman ki eğitim ilmine göre düzenlenmiş bir eğitim sistemine ülkemiz kavuşursa, bu gibi durumlar olmaz. Çünkü eğitim bilimi bize, ‘evlatlarınızın gelecekte başarılı, mutlu ve ruh sağlıklarının iyi olmasını istiyorsanız çocuklarınızı ilgi ve yeteneklerine göre eğitin’ diyor.

Bunun için de çocukların ilk öğretmenleri anne babadır, bunların eğitimi için her il ve ilçede aile okulları açılarak anne ve babalar, Çocuk Beslenmesi, Eğitimi ve Psikolojisi yönünde eğitilmesini istemektedir.

Ayrıca, ‘öğretmenlerin de, çocukların ilgi ve yeteneklerini belirlemede eğitilmeleri gerekir’ demektedir.

Bir de, ‘her okulda rehberlik ve araştırma merkezleri açılarak uzmanlarla donatılmalıdır’ diye açıklamaktadır.

Nasıl ki bir doktora gittiğinizde, uzman doktor sizi kan ve idrar tahliline ve röntgen filmi çekimine gönderiyorsa ve bunlardan sonra hastalığınıza teşhis koyuyor ve ilaçlarınızı veriyorsa, eğitim de aynı bir yapıda oluşturulmalı ki, istenen eğitim tam olabilsin…

İşte bu olmadığından sınırımızı koruyamıyor, bağımsızlığımız ile Kilis’e bile sahip çıkamaz oluyoruz maalesef. Terörü de maalesef tam yenemiyoruz. Çünkü toprak reformu yapmıyoruz. Ayrıca İslamiyet’i de yanlış uyguluyor ve biliyor bazıları…

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X