Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert
Latmos’u kim kurtaracak?
Hüseyin AÇAR...

Latmos’u kim kurtaracak?

Bu içerik 373 kez okundu.

Yaşadığımız Günler / Hüseyin AÇAR

Dünyada eşi benzeri olmayan bir doğaya sahip Latmos Beşparmak Dağları büyük bir tehlikenin eşiğinde ...

Ay Tanrıçası Selene ile Çoban Endymion’un aşklarının anlatıldığı mitolojik öykünün yaşandığı ve 8000 yıllık bir tarihin izlerine, kültürüne ev sahipliği yapan Beşparmak Dağları, Bafa Gölü üzerinde kollarını göle uzatmış Tanrıça Selene’yle yüzyılardır dünyaya selam ve sevgi taşıyor ...

Benzersiz doğal güzelliklere ve kültürel değerlere sahip Beşparmak Dağları ne yazık ki pıtrak gibi çoğalan maden ocaklarının gürültüsü, tozu, toprağı ve çevreye verdiği tahribatla geri dönülmez bir yerlere doğru koşar adımlarla gidiyor.

4 Temmuz Salı günü Milas Sanayi ve Ticaret Odası’nın sponsorluğunda Latmos Beşparmak Dağlarında hızla artan maden ocaklarının dağa, doğaya, tarihe, kültüre ve yöre insanına verdiği zararları göz önüne çıkartan güzel bir belgesel film izleme şansına kavuşan nadir insanlardan biri oldum.

Nadir insanlardan biri oldum diyorum, ki bunun da nedeni, MİTSO tarafından günlerce önce duyurulan bu belgeselle ilgili bilgi sanıyorum ki pek fazla kişiye ulaşmadı.

Ya da pek fazla ciddiye alınmadı ...

Öncelikle MİTSO Başkanımız Reşit Özer’i ve MİTSO personelini böylesine önemli ve anlamlı bir çalışmaya ev sahipliği yapmalarından dolayı kutluyorum.

Sonrasında da bu belgesel filmi çeken yönetmen Yavuz Pulluk’a ve ekibine teşekkür ediyorum.

Gönüllük esası ile çalışan ve Latmos Beşparmak Dağlarında yaşanan doğa katliamına dikkat çekmek ve bu doğa tahribatının bir an önce durdurulması için yerel yönetimlere ışık olma çabasındaki Sökeli yönetmen kardeşimi bir kez daha kutluyorum.

Bu anlamlı ve güzel belgeseli Söke’de izlenmesi için Söke ilçemizden bir destekleyici bulmadığını belirten yönetmen kardeşime kucak açan MİTSO, biliyoruz ki sadece sanatta, kültürde değil Milas’taki her türlü sportif etkinliklerde de her zaman ön saflarda yer almaktadır.

4 Temmuz Salı günü MİTSO Konferans Salonunda Latmos Beşparmak Dağları ile ilgili belgesel filmi ilgi ve merakla izledim.

Yaklaşık 20 dakika süren ve Beşparmak Dağlarındaki doğa, kültür ve çevre katliamı ile ilgili belgesel filmi, hem zaman olarak kısa sürmesi hem de sadece maden ocaklarının çevreye verdiği zararları anlatması adına oldukça izlenmeye değer buldum.

Belgesel filmi izlemek için MİTSO Salonuna gelenlerin sayısının da bir hayli düşük oluşu endişe verici bir durumu da ortaya çıkardı.

Çevremize, çevremizin sorunlarına ve sorunların çözümüne ne kadar duyarsız olduğumuz da ortaya resmen çıkmış oldu.

Her Mayıs ayı geldiğinde Latmos Beşparmak Dağlarında doğa yürüyüşleri ve dağ festivali ile yüzlerce insanı topladığımız Latmos Dağlarındaki bu çevre katliamına kim son verecek diye kendi kendime soruyorum.

Kendime sorduğum bu soruya kendimden cevap alamadığım gibi, sanıyorum ki bugüne kadar yerel yönetimlerden de bir cevap gelmemiş diye düşünüyorum.

8000 yıllık insanlık tarihi izlerini günümüze taşıyan kutsal Latmos Dağındaki tahribatın bir an önce önlenmesi ve doğanın ekolojik dengesinin korunması için her kurum, her kuruluş ve her insan kendini biraz sorumlu hissetmeli diyorum.

Latmos Beşparmak Dağları acilen SİT koruması içine alınmalı, dağ turizmine açılmalı diye herkesin bildiği bir öneriyi de bu yazımın şuracığına ekleyip Latmos Beşparmak Dağlarının Ay Tanrıçası Selene ile Çoban Endymion’un büyük aşklarını anlatan mitolojik öykünün de bizleri duygulandırdığını vurgulamak istiyorum.

Latmos Beşparmak Dağlarındaki maden ocaklarının doğaya verdiği zararların yanı sıra, çevremizde anlatılacak, tanıtılacak o kadar güzel tarihi ve kültürel ören yerlerimiz, değerlerimiz var ki … Elbette her birinin güzelliklerinin yanısıra sorunları da vardır ...

Ülkemizin ve çevremizin doğal güzelliklerini tanımak, sevmek ve onları korumak hepimizin görevidir düşüncesiyle Latmos Beşparmak Dağlarındaki doğa katliamına duyarsız kalmayan sevgili yönetmen arkadaşımı ve MİTSO’yu tekrar kutluyor ve teşekkür ediyorum.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X