Birliğim Gıda Sol Sabit
Sağ Sabit SARI KONAK
  • 29 Aralık 2018, Cumartesi 2:11
ElifZeybekoğlu

Elif Zeybekoğlu

Geçmişten Günümüze Beslenme ve Diyetetik -1

      Dünya tarihinde beslenme; 18. yüzyıla kadar basit bir şekilde deneysel ve gözlemsel olarak incelenmekle sınırlı kalmış, ancak 19.yy ortalarına doğru incelemeler birden artarak tüketilen besinlerin bileşimlerinin analizi ve besin öğelerinin vücuttaki fonksiyonlarının araştırmalarla belirlenmesiyle bir bilim alanı olarak hızlı bir gelişim göstermiştir. Bunun ardından da hastalıklara karşı korunma ve hastalıkların tedavisinde nasıl bir beslenme uygulanacağı konusunun incelenip, açığa kavuşmasıyla“diyetetik” bilimi gelişmiştir. Bu gelişmeler doğrultusunda, insanlar beslenmelerinin kontrolü ve diyetlerinin planlanması konusunda kendilerine yardımcı olacak meslek sahiplerine ihtiyaç duymuşlardır ve diyetisyenlik/beslenme uzmanlığı gibi meslekler ve bu mesleklerin çalışma alanları tanımlanmaya başlanmıştır.

       Modern yaşamda, teknolojinin gelişimiyle birlikte“beslenme” ve buna bağlı olarak “diyetetik”, medya ve sosyal medya aracılığı ile topluma her gün birbiriyle bağdaşmayan bilgiler sunarak, toplumda belirsizlik ve karmaşa yaratan, bu sayede gündemde yerini hep koruyan bilim alanlarıdır. Beslenme bilimi; tüketilen besinleri, bu besinlerin bileşiminin analizini, birbirleriyle etkileşimlerini ve vücuttaki fonksiyonlarını hedef alarak gelişir. Diyetetik bilimi ise; besinlerin hastalıklardan korunma ya da hastalıkların tedavisinde nasıl bir beslenme programı ile tüketilmesi gerektiğini temel alarak gelişmektedir. Beslenmenin insan sağlığı ve hastalıklar üzerindeki etkisi bütün açıklığıyla ancak 20.yüzyılın ikinci yarısından sonra ortaya konulabilmiştir. Günümüzde hastalıkların birçoğunda tedavinin sağlanabilmesi için hastanın beslenme şeklinde değişiklikler yapmak ve diyet programını kişiye özel oluşturmak gerekir. Ayrıca gıda endüstrisi ve genetik alanındaki gelişmeler debireylerin sağlık durumlarını korumak ve hastalık durumunda diyet programlarını planlamak için diyetisyene başvurma ihtiyaçlarını arttırmıştır. Özellikle koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında çalışan halk sağlığı gibi alanlara ve yiyecek-içecek üretimi yapılan kuruluşlara diyetisyen alımı arttırılmaya başlanmıştır.

Tarihsel Gelişim:
Beslenme ve diyetetikle ilgili atılacak adımlarda, bütün tarihsel dönemlerde, farklı bölge ve kültürlerde yaşayan toplumların özelliklerini dikkate alıp, incelemeden geleceğe yönelik değerlendirmeler yapmak doğru değildir. Örneğin; Paleolitik dönemde sağlık ve beslenme ilişkilerini inceleyen Paleonutrisyon alanında çalışan bilim adamları, kemiklerin yapısı üzerinde yaptıkları inceleme sonuçlarına dayanarak insanlarda enfeksiyon ve beslenme yetersizliklerini gösteren izler olduğunu belirtmektedirler. Bu da, besinin yetersiz olduğu ve enfeksiyonların kontrol altına alınamadığı durumda sağlığın ciddi şekilde etkilendiğinin en önemli kanıtıdır. Bunun ardından Neolitik Dönem’de avcı-toplayıcılıktan yerleşik yaşama geçip, tahılları ekip biçmeyle diyette, et tüketiminden daha çok ot tüketimine yer verilmeye başlanmıştır ve buna bağlı olarak da bu dönemde insanların boylarında kısalma olduğu belirtilmiştir. Bu dönemlerden toplanan bilgilerde insanların bitkisel ya da hayvansal kaynaklıkekik, ceviz yaprağı ve yağı, zeytin yaprağı ve yağı, sarımsak, soğan, hardal, susam yağı, nane, yosun, defneyaprağı, üzüm, sirke, bal, karaciğer, beyin, kemik suyu gibi pek çok ürünü hastalıklarda tedaviye destek ürün olarak kullandıkları görülmektedir.

Tıbbın babası olarak bilinen Hipokrat, hastaların tedavisinde dinlenme ve hijyenik koşulların yanında beslenmede yapılacak değişikliklerin ne derecede önemli olduğunu “Besinle tedavi edebileceğiniz durumlarda ilaç tavsiye etmeyiniz” sözüyle açıklamıştır. Hipokrat’ın birçok hastalığıntedavisinde besin karışımlarını denediği debilinmektedir. Romalı şair ve filozofLucretius (M.Ö. 95-55) “Bir kişi için yiyecek olan bir nesne bir başkası için zehir olabilir” sözüyle kişilerin besin duyarlılıkları ya da alerjileri olabileceğini, bu nedenle beslenmenin kişiye özgü olması gerektiğini anlatmak istemiştir.

(Diyetisyen Elif Zeybekoğlu – 3S Diyet ve Beslenme Danışmanlığı – www.3sdiyet.com)


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık