Birliğim Gıda Sol Sabit
Sağ Sabit SARI KONAK
  • 26 Mayıs 2018, Cumartesi 9:29
ElifZeybekoğlu

Elif Zeybekoğlu

Obezite tedavisinde bilimsel yaklaşım

Elif AKTAŞ / Diyetisyen

Obezite, vücutta yağ oranının artmış olması olarak tanımlanır.Vücut yağ oranını belirlemek zaman alıcı ve masraflı olduğu için obezite tespitinde çoğunlukla vücut ağırlığı kullanılır.Dünya Sağlık Örgütü (WHO) obeziteyi tanımlamak için vücut kitle indeksi (BKİ) denilen bir ölçüt geliştirmiştir.BKİ, kişilerin kilogram cinsinden ağırlıklarının, boylarının metre cinsinden karesine bölünmesiyle hesaplanır.Dünya Sağlık Örgütü obeziteyi vücut kitle indeksinin 30 veya üzerinde olması olarak tanımlamaktadır.Obezite en büyük sağlık problemlerinden biridir.Vücut kitle indeksinin yetişkinlerde 25’in üzerine çıkması ile karın çevresindeki (abdominal) yağlanma, kalp hastalıkları ve obeziteye bağlı hastalıkların gelişim riskini büyük oranda arttırmaktadır.Obezite ayrıca hipertansiyon, tip 2 diyabet, dislipidemi (kan yağlarının fazlalığı) ve birçok tipte kansere yakalanma riskini de arttırmaktadır.

Obezite tespitinde kullanılan yöntemlerden biri de bel çevresidir.Bel çevresinin erkeklerde 94, kadınlarda ise 80 cm’in altında olması istenir.Bu uzunluğunun erkeklerde 102, kadınlarda 88 cm’i geçmesi kalp hastalıkları riski ve diğer birçok kronik hastalığa yakalanma riskinin artışı anlamına gelmektedir.Bu değerlere yaklaşılmışsa, kişi mutlaka besin tüketimi ve egzersiz durumunu değerlendirmeli, gerekli değişiklikleri acilen yapmalıdır.

Obezitenin oluşma nedenleri arasında fazla enerji alımı, yetersiz enerji harcaması, genetik yatkınlık, psikolojik stres, gelir düzeyi düşüklüğü gibi birçok faktör yer almaktadır.Vücut ağırlığı genetik özellikler ile yakından ilişkilidir.Genetik özellikler kişinin bazal metabolizma hızında farklılıklar yaratmaktadır.Buna göre aynı boy, kilo ve cinsiyetteki iki kişinin enerji harcama miktarları farklılık gösterebilir.Bu nedenle de bazı kişiler obezite gelişimine daha yatkındır.

Obez ailelerin çocuklarının obez olma ihtimali % 80’leri bulurken, normal kilodaki ailelerin çocuklarında bu oran % 15’lere düşmektedir. Obez hastaların neredeyse üçte biri depresyon veya diğer psikolojik problemlere sahiptir.Duygusal sorunlar kişiyi aşırı yemeye itebilmektedir.Bu kişilerde çok kısa zamanlarda çok aşırı yemek tüketimleri ve bu süreçte kontrol kayıpları görülür.Obez hastalarda obezite tedavisine başlamadan önce depresyon ve anksiyete yönünden de değerlendirilme yapılmalı ve bu problemlerin çözümüne yönelik olarak da tedaviye başlanmalıdır.

Obezitenin Tedavisi

Obezite tedavisindeki amaç, ya besinlerle enerji alımını azaltmak veya enerji harcamasını arttırmak ya da ikisini birlikte uygulayıp enerji dengesini sağlamak olmalıdır.Tedavide; vücut ağırlığının azaltılması, uzun dönemde vücut ağırlığının aşağı düzeyde tutulması, daha fazla kilo alınmasının önlenmesi ve kilo alımıyla ortaya çıkabilecek diğer hastalık risk faktörlerinin önlenmesi amaçlanır.Tedavide ilk olarak; beslenme düzeni planlanması, egzersiz programı, davranışçı tedavi ve gerekli görülürse ilaç tedavisi uygulanır.Ancak bu yaklaşımların uygulanıp sonuç vermediği bireylerde cerrahi tedavi düşünülebilir.

1) Diyet tedavisi

Diyet tedavisinde hastada haftalık, kilonun % 1’i kadar kayıp beklenir. Yani 100 kilo olan bir hastanın haftada 1 kilogram kadar kayıp sağlaması olumlu kabul edilir. Diyet programı, kişinin sağlıklı beslenme alışkanlıklarını benimsemesine ve yaşam boyu sürdürmesine yardımcı olacak şekilde planlanır.Diyet programlarıyla birlikte verilecek sağlıklı beslenme eğitimleri oldukça önemlidir.Bu sayede kişi bilinçlenir ve öğrendiği doğru beslenme alışkanlıklarını yaşamına çok daha rahat bir şekilde adapte edebilir.

2) Davranışçı Tedavi

Davranışçı tedavi diyet ve egzersiz programına ek olarak uygulanır.Hastanın motivasyonu değerlendirilip, obezite tedavi planı hazırlanır.Hastalara yalnızca diyet tedavisi uygulandığında başarı ve verilen kilonun korunma oranı düşmektedir.Davranış tedavisi, yemek alışkanlığını değiştirme, grup terapisi ve çeşitli yöntemler ile desteklendiğinde çok daha etkili olmaktadır.

3) İlaç Tedavisi

İlaç tedavisi diyet, egzersiz ve davranışçı tedavi gibi tedavi yöntemlerinin sonuç vermediği durumlarda düşünülmelidir. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylanan kilo vermeye yönelik ilaçlar VKİ ≥ 30 kg/m² olan hastaların tedavi programlarına eklenebilir. İlaç tedavisi; davranış değişikliği tedavisi, diyet tedavisi, egzersizin arttırılması ile birlikte uygulanmalıdır.

4) Cerrahi Tedavi

Cerrahi tedavi, morbid obez (BKİ ≥40)  olan veya BKİ≥35 iken ölümcül obezite risk faktörleri olan hastalarda uygulanmalıdır. Bu tedavi ancak, diğer yöntemlerle sonuca ulaşılamıyorsa ve hasta yüksek oranda hastalık ve ölüm riskine sahipse değerlendirilebilir.

Obezite tedavisinde “multidisipliner” bir yaklaşım başarı için vazgeçilmezdir.Tedavi grubunda mutlaka doktor, diyetisyen, psikolog ve egzersiz uzmanı gibi çeşitli branşlar bir arada yer almalı ayrıca obeziteyle mücadelede medyanın ve sivil toplum örgütlerinin de desteği sağlanmalı, birlikte hareket edilmelidir.

(3S Diyet ve Beslenme Danışmanlığı / www.3sdiyet.com)


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık