Birliğim Gıda Sol Sabit
Sağ Sabit SARI KONAK
  • 23 Ağustos 2019, Cuma 6:42
LeylaÖzer

Leyla Özer

YAŞLI BALKON

Bir yerden başlama isteğimiz en sonunda bizi dibe batırıyor sanki. Ben ne zaman şu hayatın ucundan tutsam, en sonunda kendimi bir balkon köşesinde yenilmiş olarak buluyorum, uzunca bakıyorum kendime, “bu yenilgiyi hak etmiyorum” diye geçiriyorum içimden. Balkon iç geçiriyor bu düşüncem karşısında, “kimse yenilgiyi hak etmiyordur” diye karşılık veriyor bana, kırılıyorum, bir balkona bile söz geçiremeyişim kırıyor beni derinden.

Balkonda yenik duran ben “doğuşumuz, bu evrendeki kimsesizliğimiz en başında yenilgimizdir” diye çıkışıyor bize. Yenik duran kendime hak veriyorum, kimsesizliğimize başkaldıramayışımız, bu çıkmaz dolusu evren karşısında çaresizliğimiz beni yenilgiye ortak ediyor. Balkon, bu ortaklık karşısında olabildiğince sakin... Bu yaşlı balkon  ne yenilgiler gördü belki de, ondandır bu sakinliği diye teselli ediyorum ortaklığımızı.

 İçimde bulunduğum bu derin içsel bunalımın zirvesindeyken arka fonda Şakiro-KekêXiyasedînçalıyor biranda. Bu ses beni çok eskilere götürüyor, çok küçükken babamla  topraklarımıza doğru çıktığımız uzun yolculuklarda babamın kasetlerinden gelen ses bu. Küçük bedenim şikayet ederdi bu sesi ne zaman  duysa. Katlanamazdım, anlayamayışımdı belki katlanamayışıma sebep olan; “kapat artık baba şunu” derdim,  oysa babam hiç kapatmazdı o anlamadığım sesleri...

Sonra belki büyüdüm, belki yaşlandım, belki küçüldüm kavramsal olarak karşılığının pek bir önemi yok, ben çok sonra bu sesteki acıyı gördüm, acıyı hissettim... Bir sesin acısını görmek sadece kendini o sese ait hissetmekle ilgiliymiş, bunu öğrendim. Uzun yolculuklarımın ortağı Şakiro oldu, babama hak verdim... Bu ses beni bunlara sürüklerken balkonda yenik duran kendime seslendim “bizim gibilerin bir balkon köşesinde yenilmek gibi bir lüksleri yoktur” dedim, kendimle göz göze geldim sonra yok oldum.

 Balkon bir arabaya dönüştü, kendimi içinde bulduğum araba ve babam, kasette Şakiro-FerzendeBeg...Babama baktım gülümsedim, babam elini kasetçalara uzattı “çalsın baba” dedim, babam gülümsedi yol devam etti. Bizim gibilerin babalarıyla cümleleri çok kısa olurdu ‘çalsın baba’nın ardında bir hayat hikayesi vardı, anlatamadım babama. Yol devam etti Şakiro’yu yüreğimizde hissettik , babamın yüreğini hissettim, kelimelerimizin azlığından mıydı bilmiyorum ama bizler yüreğimizin üstünde sevdiklerimizin yüreklerini de hissederdik.

 Camdan dışarı baktım uzunca bir ova, kayboldum içinde; ovada yaşlı bir balkon gördüm, balkonda kendimi, bana el sallıyordu, zamanın içinde kaybolmuştum. Belki de Einstein haklıydı, zaman bir illüzyondan ibaretti. Yaşlı balkon ve hangi zamanda olduğunu bilmediğim ben… Uzunca bir iç çektim,‘acılarımız gücümüz, kaybedişimiz doğuşumuzdur’ diye düşündüm, babamın ellini tuttum...Şakiro çalmaya devam etti…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık