• 24 August 2025, Sunday 19:13
MehmetOğultürk

Mehmet Oğultürk

SİNE-İ MİLLETE DÖNMEK BU KADAR MI ZOR?

Bu sözcük, 1946’da çok partili sisteme geçildikten sonra Türk Siyaset sahnesinde duyulmaya başlamıştır. 1946 Genel seçimlerinde usulsüzlük yapıldığını ileri sürerek seçimlerin şaibeli olduğu gerekçesiyle DP’li bazı milletvekilleri Sine-i Millete dönmeyi gündeme getirmiş, ancak bunu gerçekleştirememişlerdir. Zaman zaman dile getirilmiş, fakat sözde kalmıştır. Milletvekilliği öylesine tatlı, öylesine ballı ki, bırakıp da Sine-i Millete dönme yürekliliğini hiç bir kimse (DYP’li Murat Sökmenoğlu hariç) bu güne kadar gösterememiştir.

Sine-i millete dönmek nedir? Siyaseti Parlamentoda yaptırmıyorlarsa, halkın arasında yapmaktır. Yani, Milletvekilliğinden istifa edip seçmenlerinin arasına katılmaktır. Bu daha ziyade, muhalefetin yapması gerekendir. Eğer muhalefet parlamentoda hesaba katılmıyorsa, hiçbir önerisi ciddiye alınmıyorsa, hatta görüşmeye bile layık görülmüyorsa, devamlı reddediliyorsa, muhalefetin sine-i millete dönmesi gerekmez mi?

Siyasette ömür tüketmiş Sayın Hüsamettin Cindoruk da bu konuda muhalefeti uyarmaktadır. Vatan elden gidiyor, siz parlamentoda figüranlıktan başka bir işe yaramıyorsunuz, sine-i millete dönün be kardeşim diyor.

Ana muhalefet, bırakın sine-i millete dönmeyi, iktidarın almış olduğu kararları ve çıkarmış olduğu yasaları meşrulaştırma yolunda büyük çaba sarf ediyor. Ülkeyi bölüp parçalama ve Sevr’i yeniden ihya etme komisyonuna koşarak katılıyor. Bu CHP’yi anlamak olası değil. Muhalif basın da her ilde ve ilçede mitingler yapıyor diye Sayın Özel’i yere göğe sığdıramıyor. Sayın Özel her gittiği yerde kalabalığı görünce, partisinin birinci parti olması sevincini paylaşıyor. Oysa birinci parti olmak bir şey ifade etmiyor. İktidarda olmak gerekiyor. Halkın bu iktidardan gördüğü zulüm, ekonomik baskı ve işkenceye karşı tavır sergileyip CHP’nin yanında yer alması çok normaldir. Atatürk’ten yana olan, O’na sadakatle bağlı bulunan, milliyetçi, sosyalist, demokrat ve Cumhuriyetçi partiler CHP’yi birinci parti yapmıştır. Bu yüzden birinci olmakla övünmeyi bırakmalı, DEM’e ve APO’ya şirin görünme yolundan vazgeçmelidir. Buna karşın, Atatürk sevdalısı ve milliyetçisi tüm siyasi partileri küçümsemeyip, karşıt düşünce ve fikirlerini özümseyip bir araya getirmelidir. Mevzuu bahis olan vatansa, gerisi teferruattır demelidir. İyi Parti, Zafer Partisi, Adalet Partisi, Doğru parti, Ata Partisi, Kutlu Parti, Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi, işçi Partisi ve sol partilerle ile temas kurulmalı ve birlikte hareket edilmelidir. Öcalan’a, DEM’e ve iktidara güvenmemelidir. Güvendiği dağlara her an kar yağabilir. Onların arkalarında büyük emperyalist Avrupa Birliği ile ABD vardır.

Sine-i millete dönmek neden bu kadar zor anlamıyorum. Millet umudunu yitirirse CHP birinci parti olmakla boşuna övünecektir. Haydi, muhalefet partileri, hepiniz birden sine-i millete dönün ki İktidar meşruiyetini kaybetmiş olsun. Belki o zaman Sandık milletin önüne konabilir ve ülke fabrika ayarlarına dönebilir.

 

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Site en altı
yukarı çık