29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Milas’ta coşkuyla kutlandı          

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Atapark’ta düzenlenen törenle kutlandı.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Milas’ta coşkuyla kutlandı          

28 Ekim Perşembe günü öğleyin Atatürk Anıtı’na çelenk konulmasıyla başlayan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı resmi kutlamaları, dün sabah saatlerinde Milas Kaymakamı Mustafa Ünver Böke’nin tebrikleri kabul etmesinin ardından düzenlenen törenle devam etti.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Milas Kaymakamı Mustafa Ünver Böke, yanında Garnizon Komutanı ve Belediye Başkanıyla birlikte, tören alanını dolaşarak, halkın ve öğrencilerin bayramını kutladı.

Atapark, uzun zamandır ilk kez bir milli bayram nedeniyle bu kadar kalabalıktı. Törende Cumhuriyet Bayramı’nın önemi üzerine konuşmayı Milas Kaymakamı Mustafa Ünver Böke yaptı.

Milas Kaymakamı Mustafa Ünver Böke konuşmasında şunları belirtti:

“Saygıdeğer protokol, değerli mesai arkadaşlarım, kıymetli Milaslılar ve Milasımız’ın geleceği olan çok değerli gençler;

19 Mayıs 1919’da Büyük Önder Samsun’a çıkarak Milli Mücadeleyi başlatıp, 29 Ekim 1923 tarihinde “Türk Milletinin karakterine ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir” diyerek ilan ettiği Cumhuriyetimizin bugün 98. Yılını kutluyoruz. Bu büyük bayram hepimize kutlu olsun..

Cumhuriyetin en büyük erdemi, Türk toplumunu ulus olma bilincine kavuşturması ve tebaayı yurttaş konumuna yükseltmesidir. Ulusumuz, Cumhuriyetle birlikte ulusal bir devletin onurlu, özgürce düşünebilen ve eşit haklara sahip yurttaşları haline gelmiş, devletin tek ve gerçek sahibi olmuştur.

Bilindiği üzere, bugün dünya ülkelerinde çok farklı karakterlerde Cumhuriyet yönetimlerine rastlanmaktadır. Çeşitli sıfatlarla nitelenen bu Cumhuriyetlerin aksine Türkiye Cumhuriyeti, Ulu Önder’in de vurguladığı gibi “Demokrasi esasına müstenit bir devlettir”. Gücünü halkın temsilinden alır ve laiklik esasına dayanır. Yurttaşlarının din, vicdan ve inanç özgürlüğünü güvence altına alır ve inancın kişiselliğini kabul eder. Tüm bu nitelikleri ile coğrafyamızdaki yegane sistemdir.

Türkiye Cumhuriyetinin 98 yıllık öyküsü aslında bir başarı ve uygarlaşma öyküsüdür. Cumhuriyetimizin bu başarıları ile hepimiz haklı bir gurur duyuyoruz. Bugün Türkiye, islam dünyasındaki tek laik ve demokratik Cumhuriyet, bölgesinde hatırı sayılır bir güç; istikrar unsurudur. Türkiye Cumhuriyeti, laik ve demokratik anlayıştan taviz vermeden, Büyük Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün çizdiği çağdaş uygarlık yolunda hızla ilerlemektedir.

Fertlerinin veya kadınlar gibi fertlerinden bir kısmının hak ve hürriyetlerinden yoksun toplumların ayakta kalmaları ve bağımsızlıklarını muhafaza etmeleri mümkün değildir. 98 yıl önce bu büyük ulus, kadınıyla erkeğiyle, topyekün, işgalci emperyalist güçlere olduğu kadar tüm dünya milletlerine çok net bir mesaj vermiştir.

“Tam bağımsız bir devlet olarak ilelebet yurt bildiğimiz bu müstesna vatanda sonsuza dek var olacağız!”

Bizi tutsak etmek isteyen güçler başarılı olamaz; çünkü Anadolu, elleri nasırlaşmış, yüreği tunçlaşmış, vatan vatan diye erinin yanında kundaktaki çocuğu ile cepheden cepheye koşan anaların yurdudur. Çünkü Anadolu, özgürlük için kanlarını dökenlerin, canlarını hiçe sayanların, düşmanın topuna güllesine göğsünü siper edenlerin yurdudur.

Bilindiği gibi “Devlet” kavramının bizim toplumsal bilinçaltımızda bir Avrupalının bilinçaltındakinden çok daha farklı bir karşılığı vardır. Bizde Devlet Baba’dır; Bayrak, sadece biz bez parçası değil, gerektiğinde uğrunda ölünecek bağımsızlık sembolümüzdür. İşte tam 98 yıl önce bugün, bu devletin sahibinin Türk Milleti olduğu ve herhangi bir boyunduruğu asla kabul etmediği tüm dünyaya ilan edilmiştir.

98 yıllık Cumhuriyet tarihimiz, aslında bir uygarlaşma tarihi; küllerinden yeniden doğan bir ulusun silkinme ve var olma kararlılığıdır. 98 yılda sayısız badireler atlatan Cumhuriyetimiz; içte ve dışta pek çok sorunla boğuştu; boğuşmaya halen devam etmektedir. Ancak, toprak bütünlüğümüz üzerinde kirli hesapları olanlar şunu bilmelidirler ki, bu milletin evlatları ecdatlarının kanlarıyla sulayarak vatan yaptıkları bu toprakları asla ve asla bırakmayacaklardır.

Sevgili Milaslı Gençler; Cumhuriyetin yılmaz bekçileri; değişen ve karmaşıklaşan bir dünya düzeninde var olabilmenin yegâne yolu okumak, çalışmak ve tarihten dersler alarak geleceği inşa etmektir. Türk gençliği bunu başarabilecek kabiliyet ve donanımdadır. Bazı olumsuzluklar karşısında büyüklerinizin sizlerle ilgili olumsuz hislere kapılmasına aldırış etmeyiniz. Aslında hepimiz şundan eminiz; Türk gençliği Cumhuriyeti ve kendine vatan bildiği bu toprakları canı pahasına da olsa savunacak ve asla iç ve dış mihraklara fırsat vermeyecektir. Milas’ın özbilinci yüksek, kendine güvenen gençleri olarak size tüm kalbimizle inanıyoruz. Biliyoruz ki, Büyük Önder’in de işaret ettiği gibi “Cumhuriyeti yaşatacak ve koruyacak olan sizlersiniz.”

Anadolu coğrafyasının en müstesna köşesini – zeytinin başşehrini- kendine yurt edinmiş değerli Milaslılar;

Bir ulusun gerçek kurtuluşu kendi istek ve kararlılığı ile olur. Türk ulusu da tam 98 yıl önce bugün Cumhuriyeti, yani kurtuluşu ve aydınlığı seçmiştir. En büyük kazanımımızın mimarı Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, kurtuluşumuz yolunda ve 98 yıllık şanlı Cumhuriyet tarihimiz boyunca canlarını hiçe sayan kahraman şehitlerimizi ve fedakar gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyor, hayatta olan gazilerimize şükran ve saygılarımı sunuyorum.

En Büyük Bayramın kutlu olsun Milas..”

Kaymakam Böke’nin konuşması sonrasında tören halk oyunları gösterileri, öğrenciler tarafından şiirler okunması, mehter dinletisi, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle çeşitli yarışmalarda dereceye giren öğrencilere protokol üyeleri tarafından hediyelerinin takdim edilmesi ve kortej yürüyüşüyle son buldu.

Resmi törenin sona ermesi sonrasında, Milas Belediyesi Senfonik Kent Orkestrası, gün boyunca Milas caddelerinde bir traktörün çektiği Çekçek içinde dolaşarak konser verdiler. Bayram coşkusu Kent Orkestrası’nın ezgileriyle sürerken, akşam da Milas Belediyesi’nin düzenlediği Fener Alayı ve sonrasında Atapark’ta Ali Altay konseriyle devam etti. Akşam bölümünde, Güllük’te de Fener Alayı ve Pusula Konseri vardı. Pusula grubu, 28 Ekim Perşembe akşamı da, Cumhuriyet Bayramı kutlamaları çerçevesinde, yapılan Fener Alayı sonrasında Ören’de de bir konser vermişti.

Fener Alayı ve Ali Altay konseriyle ilgili haberimizi Pazartesi günkü gazetemizde bulabilirsiniz.

 

 

 

 

HABERE AİT RESİMLER

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık