6 Kasım Küresel İklim Adaleti Eylemi Yeniköy Termik Santrali’nde yapıldı..

Ülke çapında yapılan 6 Kasım Küresel İklim Adaleti Eylemi’nin Muğla ayağı, Yeniköy Termik Santrali önünde yapılan açıklama sonrası, Akbelen Nöbet Alanı’nda yapılan formula tamamlandı.

6 Kasım Küresel İklim Adaleti Eylemi Yeniköy Termik Santrali’nde yapıldı..

6 Kasım sabahı Muğla’nın dört bir yanından harekete geçen eylemciler, bulundukları bölgelerde yaptıkları basın açıklamalarından sonra, Yeniköy Termik Santrali’ne doğru harekete geçtiler.

Milas’taki buluşma ise Atapark’ta gerçekleştirildi. Saat 11:30’da Mandalya’da gerçekleştirilen buluşmadan sonra saat 13:00’de Atapark’ta bir basın açıklaması düzenlendi.

Atapark’taki basın açıklamasından sonra, Bodrum ve Mandalya’dan gelenlerle birlikte, Muğla’dan gelen diğer gruplarla buluşmak üzere Yeniköy’e hareket edildi.

Milas’ta yapılan açıklamada şu görüşlere yer verildi:

Tüm Muğla’da İklim Adaleti İçin Harekete geçtik.

Şu anda 197 ülkenin hükümetleri, küresel şirketler, bilim insanları, STK’lar; Glasgow’da BM Taraflar Konferansı (COP26)’nda küresel iklim değişikliğinin nasıl durdurulacağını konuşuyor. Boş, bağlayıcılığı olmayan, süslü cümleler bol bol kullanılırken, gerçekte gezegenimiz tüketiliyor, ısıtılmaya devam ediyor. Kapitalist sömürü sistemi yıkılmadan yeryüzünün yıkımı durdurulamayacak. Bunun bilincinde olan halklar, emekçiler, köylüler, işsizler, gençler, kadınlar, tüm mağdur edilmişler olarak İklim Adaleti için COP26 Halkların İklim Koalisyonunda birleştik. Bugün İklim Adaleti talebiyle bütün dünya ile birlikte Muğla’da da alanlarda, yollardayız.

Gezegenin ısınmasını durdurmak için fosil yakıtlardan vaz geçmeli, karbon diyoksit salınımlarını azaltmalıyız. Muğla’da 3 termik santral kömür ihtiyacını karşılamak için sürekli ormanları ve zeytinlikleri yok ediyor, suyumuza, nefesimize ortak oluyor, köyler boşaltılıyor.

İklim krizinin gerçek sorumluları nedeni oldukları krizlerden yeni fırsatlar yaratmaya çalışıyorlar. Başına ‘yeşil’ sıfatı ekleyerek yaptıkları 'Yeşil dönüşüm' yatırımların bir “yeşile boyama” olduğunu, “sürdürülebilirlik”ten statükonun devamını anladıklarını ve “yeşil”i araçsallaştırdıklarını biliyoruz. Çünkü biz yıllardır HES’lerle, JES’lerle, GES’ler, RES’lerle, BES’lerle tarım alanları, ormanları, dereleri, nehirleri tarumar edilerek “yenilenebilir enerji” üretimi yapılan bir ülkede yaşıyoruz. Muğla’nın %60’ı maden sahaları olarak ruhsatlandırılmış durumda. Bereketli tarım alanlarımıza barajlar, denizlerimize limanlar yapılarak kontrol edilemez felaketlere yol açıldığının farkındayız! “Yeşil devrim” adı altında tarımı şirketlerin egemenliğine sokup teknoloji ile bolluk bereket değil, “tarladan çatala” zehirli gıda zinciri yaratıldığının farkındayız. Ve en önemlisi, bunca enerjinin ülkemizdeki ve dünyadaki yoksulluğu azaltmak bir yana daha da derinleştirdiğine tanıklık ediyoruz her gün.

İlçemizin her köşesinde her gün yeni bir maden alanı ÇED gerekli değildir kararlarıyla, doğa ve yaşam alanları üzerindeki kümülatif etkileri gözetilmeden işletmeye açılıyor.  Bu maden alanlarının yarattığı tahribat nedeniyle ormanlarımızı, tarım alanlarımızı, yeraltı su havzalarımızı kaybediyoruz. Haritan silinen köylere yenisi eklenmesin diyoruz!

Yanıbaşımızdaki Bodrum’un 2065 yılındaki nüfusunun su ihtiyacını karşılamak için Milas’ın verimli tarım toprakları üzerine bir baraj projesi gündemde. Bodrum Barajı projesi suyu ait olduğu yerden başka yerlere taşıyarak ıslak ve tuzlu “çöller” yaratacak, buharlaşmayı artırarak toprağı tuzlandıracak, Güllük Körfezi’ndeki hayat o üzerine baraj yapılacak Kayaderesi’nin suyundan mahrum kalarak tükenişi hızlanacaktır.   Yanlış imar ve enerji politikaları nedeniyle oluşan su yoksunluğu krizini daha fazla su ve daha fazla enerji gerektiren, yani sorunu daha da şiddetlendirecek olan bu projeye karşı çıkıyoruz!

 

Güllük Dalyanı gözden çıkarılmış durumda, oysa çok önemli bir karbon yutak alanı ve yüzlerce kuş türüne evsahibi.  Güllük Körfezi maden yükleme limanlarının, Ören Termik santralin, marina ve çekek yerlerinin baskısı altında.  Dünyanın gözbebeği Bargilya Tuzlası, yapılaşma tehdidi altında.  Tüm bunlar yalan ÇED raporlarıyla yapılıyor.

Yaşam alanlarımız yok olurken, doğa içinde yaşanılan bir yer olmaktan çıkıp bir üretim nesnesi durumuna düşürülüyor.  Yaşanan felaketlerden de bizim payımıza göç, daha fazla yoksullaşma ve geleceğimizi kaybetmek düşüyor.

Bu bağlamda MUÇEP olarak, Milas’taki nadir yaşam alanlarını, binlerce canlıya yuva olan ormanlarımızı , denizlerimizi, sulak alanlarımızı kaybediyor olmaktan, tarihsel değerler ve ortak yaşam adına çok endişeliyiz. Gezegenin ve türlerin geleceği; yoksullara, yerlilere, kadınlara, canlılara ödetilen bedellerin daha da ağırlaşmasını engellemek için biraradayız!

 Ülkemiz sınırları içinde yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olan yaşam alanlarımızı birlikte savunmaya devam edelim. Sadece Milas’ı değil Muğla’nın diğer dağları, gölleri, sulakalanları, ormanları, dağları ve ovalarını tüm değerleriyle beraber savunalım ve iklim krizini durdurmak için gerçek adımlar atalım.

Şimdi yolumuza devam edelim, saat:14:30’da ortak eylemimiz için YeniköyTermik Santrali’nin önünde buluşacağız. İklim Adaletini devletlerden beklemiyoruz! Beklenen biziz ve İklim Adaleti için harekete geçiyoruz.”

YENİKÖY BULUŞMASI

Buluşmaya COP26 Türkiye Koalisyonu Muğla bileşenleri olarak Datça, Marmaris, Köyceğiz, Gökova, Menteşe, Bodrum ve Milas'tan gelen ekipler, Yeniköy Termik Santrali önündeki basın açıklamasında bir araya geldi. İlk önce İkizköy Çevre Komitesi ve İkizköy KARDOK Derneği adına bir basın açıklamasını Dernek Başkanı Necla Işık okudu.

Işık konuşmasına “Biz Köylüler, Çiftçiler, Topraksız Bırakılanlar, Suyu Elinden Alınanlar, Üretici iken Tüketici Olmaya Zorlananlar, Kendinin Efendisiyken Şirketlerin Kölesi Olmak Zorunda Bırakılanlar, Nefesi Kesilenler, Hastalığa ve Ölüme Mahkum Edilenler; Biz İkizköylüler, ACİLEN İKLİM ADALETİ İstiyoruz!” sözleriyle başladı.  "Yeryüzünün yıkımı ile birlikte hastalığa, yoksulluğa, açlığa, susuzluğa, evsizliğe, topraksızlığa, güvencesizliğe mahkum edilen bizler, çiftçiler, köylüler, işçiler, işsizler, çocuklar, gençler, kadınlar, tüm mağdur edilmişler olarak kömürün ve kâr hırsının egemenliğini yıkacağız. 
İklim krizinden ancak böyle kurtulacağız. İklim adaletini biz kuracağız. 
Ve elbette #AkbelenOrmanınıVermeyeceğiz!” diyen Işık'ın sözleri "Akbelen Ormanını Vermeyeceğiz" "İklimi Değil Sistemi Değiştir" "Birleşe birleşe kazanacağız" sloganları ile tamamlandı.

 

Eylemde, COP26 Muğla Koalisyonu'nun basın açıklaması ise Kazım Yılmaz tarafından okundu. Açıklamada "Artık hepimiz biliyoruz. Dünyanın ve insanlığın ihtiyacı hızlı ve radikal bir yol değişikliğidir. İklim krizini çözmek için bütün eşitsizlikleri ve adaletsizlikleri birlikte çözmemiz gerektiğine inanıyoruz.... Gezegenin ve türlerin geleceği; yoksullara, yerlilere, kadınlara, gençlere, canlılara ödetilen bedellerin daha da ağırlaşmasını engellemek için dünyanın dört bir yanından gelen sesleri ortaklaştırıp büyüterek, ekolojik sorunların en önemli göstergesi olan iklim krizine karşı hükümetlerin sorumsuzca davranışlarının ve ekolojik suçların üstünün örtülmeye çalışılmasını teşhir ediyoruz. İklim adaleti için fabrikalarda, iş yerlerinde, okullarda, hastanelerde, yani toplumun tüm alanlarında enternasyonal bir anlayışta kenetlenmeye ihtiyacımız var. İklim adaleti için herkesi uluslar arası işbirliği ve dayanışma ile beraber mücadele etmeye çağırıyoruz.

Artık hepimiz biliyoruz! Bilmekten öte yaşıyoruz…

İklim adaleti için doğa için yaşam için eylemdeyiz! 

Birlikte yaşam için! 

Hadi büyütelim eylemimizi!" dedi.

 

 

 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık