CHP’li Alban: “Yatırıma değil, çevre ve insan sağlığına verilecek zarara karşıyız”

CHP Muğla Milletvekili Mürsel Alban, Menteşe Belediyesi’nin ruhsat verdiği Yatağan Deştin’deki Çimento Fabrikası ile ilgili yazılı bir basın açıklaması yayınlayarak, yatırıma değil, çevre ve insan sağlığına zarar verecek yatırımlara karşı olduğunu bildirdi.

CHP’li Alban: “Yatırıma değil, çevre ve insan sağlığına verilecek zarara karşıyız”
 

Alban’ın açıklaması şöyle:

“Yatağan İlçesi Deştin ile Menteşe İlçesi Bayır Mahallesi sınırında bulunan Tekağaç sırtı mevkiine kurulması planlanan, başta MUÇEP olmak üzere Demokratik Kitle Örgütleri ve başta Muğla Tabip Odası olmak üzere meslek odaları ile Deştin ve Bayır Mahalleleri sakinleri olmak üzere Muğlalıların tepkilerine neden olan Çimento Entegre Tesisi aceleye getirilecek bir konu değildir.

Muğla, bir turizm ve tarım merkezi olmanın yanında yıllar önce il merkezinde “Okullar Kenti” olmaya karar vermiş, tercihini “bacasız sanayi ”den yana koymuş bir yerleşmedir. O nedenle Muğla'da bir yatırım söz konusu olduğunda bunlar göz önüne alınmalı ve acele edilerek olumsuz ve telafisi imkansız sonuçlar verecek adımlar atılmamalıdır.

Kaldı ki bu konuda Demokratik Kitle Örgütleri tarafından çeşitli vesileler ile çeşitli kereler uyarılar yapılmıştır. Hepsinin uyarı ve önerileri değerlidir. Özellikle Muğla Tabip Odası'nın değerlendirmeleri göz ardı edilecek türden değildir.

Biz yapılacak yatırımlara karşı değiliz. Fakat yapılacak yatırımlar çevreye zarar verirse buna karşı çıkarız. Hiçbir yatırım insan sağlığından daha önemli değildir.

Bu çimento fabrikasının yapımı hakkında öneride bulunan, olumlu görüş bildiren, ÇED raporu veren, ruhsatlandırma yapan kurumların vicdanlarının rahat olup olmadıklarını çok merak ediyorum.

Kurulmak istenen bu tesisin bir kirletici olduğu tescillidir. Bugün Fransa'da bir tek çimento fabrikası yoktur. Ülkemizin iktidar tarafından yabancıların çöplüğü haline getirildiği malumdur. Ama Muğla'nın çöplük haline getirilmesine izin vermemeliyiz.

Söz konusu tesis ile ilgili adımların 2009 yılında atıldığını görüyoruz.

O yıllardan bu yana kanun ve yönetmeliklerin birçoğunun değiştiğini, geçmiş tarihte alınan izinlerin şu an öncelikli olarak Zeytincilik Kanunu’na aykırı olduğu aşikardır. Bu kanuna rağmen alınan ÇED raporu tartışılır bir rapordur. Bu ÇED raporuna olumlu görüş veren imza atan kurumların vicdanları rahat mı?

Muğla'nın ilk sanayi tesisi olan Kireç Fabrikası 50 yıldır hizmet verirken, yeni kanun ve yönetmelikler çerçevesinde mahkeme kararı ile geçen sene kapatıldı. Çimento fabrikalarından daha masum olan Kireç Fabrikası'nın kapatılma gerekçesinde de Zeytincilik Kanunu olarak gösterilmiştir.

Zararlı maddeleri yayacak ve insan sağlığına son derece zararlı olacak bu fabrikaya olumlu ÇED raporu ve ruhsat veren tüm kurumlar kararlarını bir kez daha gözden geçirmelidir. Ayrıca burası için verilen tüm ÇED raporlarına ve ruhsatlara dava açılmalıdır. Muğlamızın tarım alanları başta olmak üzere su kaynaklarını büyük tehlike altında bırakacak bu projeye tümüyle karşıyız.

Milletvekili olduğum günden beri seçim bölgem Muğla’nın bir yağma ve talan girişimi altında olduğunu haykırıyorum. Birçok kez yapılan yağma girişimlerinin önüne geçtik. Muğla halkımızla birlik olup bu girişimleri savurduk. Jeotermal Santrallere izin veren Cumhurbaşkanı kararlarını iptal ettirdik. İnanıyorum ki Muğla halkı sağlığını tehlikeye atacak, doğasını kirletecek tüm girişimlerin karşısında olacak ve bunlara izin vermeyecektir. Bu mücadelede Deştin ve Bayır başta olmak üzere tüm Muğla halkının yanındayım, konunun takipçisiyim.”

 

Editör: Celal DURGUN
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

Site en altı
yukarı çık