EMEKLİLER MEYDANDAYDI!.. “GEÇİNEMİYORUZ  İSYANDAYIZ!”

Ülkenin yaşam koşulları her gün kötüleşirken, işsizler, işçiler, memurlar gibi, emekliler de, büyük bir geçim sıkıntısı yaşıyorlar. 25-30 yıl çalıştıktan sonra emekli olanların çoğu, asgari ücretin altında maaşla, hayatlarını sürdürmeye çalışıyorlar..

EMEKLİLER MEYDANDAYDI!..  “GEÇİNEMİYORUZ  İSYANDAYIZ!”

Emekliler, dün, tüm Türkiye’de olduğu gibi, sendikaları Tüm Emekli Sen’in öncülüğünde, Atapark’taydılar, seslerini duyurmak, taleplerini anlatmak için.

Tüm Emekli Sen Milas Temsilcisi Mustafa Ali Demirci, bir şiirle başladı konuşmasına ve sonrasında aşağıdaki açıklamayı okudu, yer yer atılan sloganlar eşliğinde:

“Bıçak kemekte

eti geçti

duydun mu

bıçak kemikte

duymadınsa duy artık

behey Allah’ın kulu

bıçak kemikte

duy da silkin n’olursun

bu ne biçim uyku bu

bıçak kemikte

bıçak kemikte

topraksa paylaşılmış kıyılarsa yağmalanmış

umut hacide

ya bu neyin puştluğu bu

sana yokluk sana yasak sana dam

insan değil –hâşâ- bir yağmacı soyu bu

bıçak kemikte..

Emekliler olarak yine alanlardayız. Sayın cumhurbaşkanı AKP kurultayında yastık altındaki altın ve dövizlerimizi finans kuruluşlarına yatırmamızı ekonomiye kazandırmamızı söyledi. Ancak biz buraya yastık altında biriktirdiğimiz ödeyemediğimiz faturalarla GEÇİNEMİYORUZ İSYANDAYIZ  diye haykırmaya geldik.

AKP iktidarı ekonomik,toplumsal, siyasal alanda ve salgınla mücadelede yönetememe krizi içine düşmüştür. Akp iktidarı yönetememe krizini “Tek Adam” sistemi ile çözmeye çalışmakta ,ancak  sistemin demokratik olmayan karakteri sonucu, baskıcı uygulamalar artarken, Anayasal hukuk düzeninden uzaklaşılmakta, Meclis yok sayılmakta ve her şey  Cumhurbaşkanının iki dudağı arasına yerleşirken, ülke  yasalar yerine tek adam kararnameleriyle yönetilir hale gelmiştir. Ülke hukuk devleti yerine guguk devleti konumuna düşmüştür.

Temeli kadın/erkek eşitliğine, kadına ve aile içi şiddeti önlemeye yönelik olan İstanbul sözleşmesinden yasa dışı bir yöntemle çıkıldı. TBMM tarafından kabul edilen ve Anayasanın 90.maddesi uyarınca Türkiye’nin katıldığı uluslararası sözleşmeden Cumhurbaşkanı kararıyla çıkıldı. Akp’nin cemaat ve tarikat oylarını geri getirme çabası olmasının yanı sıra İktidarın kadın/erkek eşitliğini istemediğinin göstergesidir. Aynı zamanda bu uygulama TBMM  ve ulus iradesinin yok sayılması olduğu gibi ulus egemenliğinin yerine kişi egemenliğin aldığını ortaya koymaktadır. Parlamenter demokrasinin, kuvvetler ayrılığının, laik yaşamın ve gazi Mustafa kemal Atatürk tarafından kurulan Türkiye Cumhuriyeti değerleri ile devrimlerinin toplum yaşamından çıkarılmak istendiğinin aynasıdır. Kararın ardından akit gazetesinde TBMM isterse halifeliği geri getirir açıklaması ile demokrasi amaç değil araçtır söylemi yan yana getirildiğinde 2023 hedefinin ne olduğunu tahmin etmek zor olmasa gerek.

Halkın enflasyonu çarşıda, pazarda ve mutfaktaki enflasyondur. Gerçek enflasyon, elektrik, su ve doğalgaz faturaları ile market raflarındaki temel gıda fiyatlarındaki enflasyondur.

Döviz kurları ile temel gıda fiyatlarındaki artışlar, elektrik ve doğalgaz faturalarına peş peşe gelen zamlar ve dolaylı vergiler nedeniyle dayanılmaz hale gelen hayat pahalılığı karşısında emeklilerin neredeyse tamamına yakını yoksulluk sınırının altında, büyük bir bölümü ise açlık sınırının altında maaş almaktadır.

Avrupa ülkelerindeki emekliler, emekli aylıkları ile dünya turuna çıkarken, Türkiye’de Tüketici Kredisi ve Kredi Kartı kullanarak günlük yaşamlarını sürdürmek zorunda bırakılan emeklilerin büyük bir bölümü bankalara borçlu durumda olup, önemli bir bölümü ise borçlarını ödeyemediğinden icralık duruma gelmiştir.

Temel ihtiyaç maddelerine yılbaşından bu yana yapılan zam oranları nerdeyse %50 civarındadır. Asgari ücretin 2825 tl olduğu ülkemizde emekli aylığı alan 8 milyon hak sahibinin aylığının 2000 tl nin altındadır. Bu da göstermektedir ki, emekliler açlığa mahkum edilmiştir. AKP iktidarı çay kaşığıyla verdiği maaş zamlarını kepçeyle geri almaktadır. İkramiye adı altında iki dini bayram öncesi verilenler ise bayram harçlığına dönüşmüş, emekliler için bir aşağılama aracı haline gelmiştir. İkramiyelerin  4 yıl boyunca alım gücü nerdeyse yüzde yüz erimiştir.

Yurttaşa akşam pazarı öneren Diyanet bir kişinin bir günlük  gıda harcaması üzerinden hesapladığı fitre rakamı 28 tldir. Diyanetin fitre miktarına göre dört kişilik aylık gıda harcaması 3360 tl dir. Bu hesaba göre milyonlarca emekli ve asgari ücretlinin fitreye muhtaç duruma geldiği görülmektedir.

Sözün kısası GEÇİNEMİYORUZ…

Siyasi iktidar tercihini emekçilerden, emeklilerden, yoksullardan yana değil sermayeden yana kullanmaktadır. Açıklanan ekonomi paketlerinde kendilerine can simidi atılanlar hep sermaye sınıfı iken ,başının çaresine bakması istenenler emekçiler olmuştur. Ekonomi paketlerinde sermaye sınıfına teşvik, kaynak, kıyak aktarılırken emekçilere abdest, dua, şükür sabır kod 29 ile işten atılmalar düşmüştür.

Salgın döneminde vatandaşa maske, mesafe temizlik diyenler ekranlardan ceza tehdidi savuranlar  “Ele verir talkını kendi yutar salkımı” hesabı Leba lep kongreler yaparak ülkede virüs yayanlar, esnaf kepenk kapatırken, işsizlik artarken, dövizin değeri  artıp Türk lirası değer kaybedip halk fakirleşirken, köylü ürününü satamadığından toprağını terk ederken, işçi, memur ve emekli   enflasyonun altında ki maaş zamlarıyla yoksulluğa terkedilirken ne yazık ki ülkede iktidar yanlıları bir değil 3/5 yerden maaş alarak siyaset eliyle zenginleşmektedir.

Emeklilerin daha fazla açlığa, yoksulluğa ve aşağılanmaya gücü kalmamıştır. Bıçak kemiğe çoktan dayanmıştır.

Emekliler Sendikası (DİSK Emekli-Sen) hakkında Ankara Valiliği tarafından açılan Ankara 26. İş Mahkemesinde açılan kapatma davasının 25 Mart 2021 tarihinde yapılan duruşmasında, mahkeme tarafından istinaf yolu açık olmak üzere sendikanın kapatılmasına karar verildi.

Milyonlarca emekli yurttaşın oylarıyla işbaşına gelen siyasi iktidara ve T.B.M.M.’ne düşen görev, yasal boşluğun arkasına sığınarak emeklilerin sendikal haklarını engellemek, emekli sendikalarını kapatmak için davalar açmak değil, yapılması gereken bu konuda Anayasal ve yasal düzenlemeleri bir an önce gerçekleştirmektir.

Bunun için, Anayasanın “Sendika Kurma Hakkı” ve “Toplu Sözleşme Hakkı” ile ilgili 51. ve 53. Maddelerine “Emekliler” ibaresi eklenerek, emeklilerin sendika kurmasının önündeki engel kaldırılmalı ve Anayasal güvence altına alınmalıdır.

NE İSTİYORUZ?

- Halen 1.500 lira olarak ödenen en düşük emekli maaşı, en az asgari ücret tutarında olmalıdır

- Tüm emekli maaşlarına derhal seyyanen ek zam yapılsın.

- İşçi, Memur ve Bağ-Kur emekli maaşları arasındaki eşitsizlik giderilsin.

- Tüm emeklilere yılda dört defa birer maaş tutarında ikramiye ödensin.

- Sağlık hizmetlerinden alınan muayene, tedavi ve ilaç kesintileri kaldırılsın.

- 65 yaş üzerindeki yurttaşlar için hukuksuz olarak uygulanan psikolojik şiddete dönüşen pandeminin sorumluluğu yüklenen ötekileştiren kısıtlamalar   derhal kaldırılsın.

Tüm emekli yurttaşlara sesleniyoruz gücümüz birliğimizdedir. Tek yapmamız gereken el ele vermek, yan yana gelmek, omuz omuza yürümektir.

Tüm emekli yurttaşları toplu sözleşmeli sendika hakkı için sendikamıza üye olmaya davet ediyoruz.

EMEKLİ YURTTAŞ, SENSİZ BİR KİŞİ EKSİĞİZ

- Yaşasın toplu sözleşmeli sendika mücadelemiz!

- Yaşasın Tüm Emekli-Sen!

- Emekliyiz, haklıyız, kazanacağız!

01 Nisan 2021

TÜM EMEKLİLER SENDİKASI MİLAS TEMSİLCİLİĞİ

 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık