Genel Kurul’un ardından…

HÜSNÜ BOZKURT ADD’NİN YENİ GENEL BAŞKANI

Genel Kurul’un ardından…
 

                Atatürkçü Düşünce Derneği’nin (ADD) 16. Genel Kurulu, Ankara’da ODTÜ Vişnelik tesislerinde 25-26 Eylül tarihlerinde, Kemalistlere yakışır biçimde gerçekleştirildi. Açık havadaki genel kurulun ilk gününe  511, ikinci gününe ise 720 delegenin katıldığı kaydedildi.  Beşi listeli, üçü bağımsız olmak üzere 8 üyenin başkanlığa aday olduğu genel kurulda Mustafa Hüsnü Bozkurt, en fazla oyu (362) aldı. Listeyle seçime giren adaylardan; Türker Ertürk (243), Tolga Kale (259), Ayhan Erdinç Yalçınkaya (257) da yönetim kuruluna giren adaylar oldu. Karma bir yönetim oluştu.

                Cumartesi sabah saatlerinde İstiklal Marşı’nın söylenmesi ve saygı duruşu ile başlayan genel kurulda ilk söz alan Genel Başkan Hüseyin Emre Altınışık’tı. Örgütte emek, emekçi, ötekileştirmeme, birlik beraberlik vurgusu yaparken, siyasi iktidarın 2023 oyunlarını bozacak bir yönetim gerektiğinin altını çizdi. Şehit edilen, ebediyete göçen üyelerden söz ederken; özellikle ADD Bağcılar Şubesi’nde çaycılık yapan, Şükrü Demirkürek’i ve onun da Kubilay gibi boğazı kesilerek şehit edildiğini anımsatarak, Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı gericilerin varlığını hep sürdürdüğünü belirtti. Ayrıca, pandemi sürecinde, geçirdiği trafik kazası ile aramızdan ayrılan Yönetim Kurulu Üyesi Melek Esmer ile Kovit 19 nedeniyle yitirdiğimiz Dr. Levent Cemal Göngör alkışlar ile anıldı. Altınışık’ın çağrısı ile salonda bulunan genel başkan adayları sahneye çıkıp, birlikte poz verdiler.

                Daha sonra Genel Sekreter Ersan Petekkaya, sinevizyon eşliğinde 3 yıllık dönemin faaliyet raporunu sundu. Sayman Semih Özkök’ün mali raporu sunmasının ardından, Genel Denetleme Kurulu Başkanı Reşat Demirci, raporu okudu. Genel Disiplin Kurulu Başkanı Kadriye Atasay da disiplin kurulu raporuna ilişkin kısa bir açıklama yaptı.

46 yeni şube

Raporlar üzerine söz alan, eleştiri ve görüşlerini belirtmek isteyen 18 üyeye 5’er dakika süre tanındı.

Üye sayısının son dönemde 5500 kişi azalmış olmasını; ADD’nin kendisini doğru ifade edip, görevini gereğince yapamadığı şeklinde yorumlayan bir üye, tüzüğün mutlaka uygulanması ve takipsizlik, yönetimsizlik olmaması gerektiğini vurguladı.

                ADD kurucu üyelerinden çoğu genel kurula katılamazken, toplantı alanında bulunan Prof. Dr. Anıl Çeçen, Hüseyin Emre Altınışık’ın çağrısı üzerine, kürsüye gelerek bir konuşma yaptı.  Çeçen. Özetle şunları söyledi:

                Her türlü olumsuz gelişmeye karşın ADD’nin hâlâ ayakta kalması beni mutlu ediyor… Atatürk’e karşı olan kesimler bile, artık Atatürk’e sahip çıkma gereği duyuyor. Haber Türk’te izlediğim bir yabancı düşünür, buna “Neo Kemalizm” diyor. Neo Kemalizm adına, yeniden emperyalizmin kucağına akmamızı amaçlayan oyuna gelmeyiz. Kemalizm, antiemperyalist, devrimci bir harekettir. Yıllarca “İkinci Cumhuriyetçilik” adına Atatürk’ü eleştirenlerin şimdi Atatürkçü olması, yine Atatürk’ü haklı çıkarmıştır. Bu siyasi bir kazanımdır… Yurtdışında şubelerimiz var; ama, Balkanlar dahil, çevremizde de bölgesel dernekler, şubeler kurmak zorundayız.

                Konuşmalardan sonra, genel  kurulda oylamaya sunulan, 46 temsilciliğin şube olması teklifi de oy birliği ile kabul edildi.

“Gerici siyasi iktidar”

                Sabah saatlerinde adayların konuşmalarıyla başlayan genel kurulun ikinci günü, oy kullanma ve  oy sayım işlemleri nedeniyle, gece geç saatlere dek sürdü.

                Burada emekli bir asker değil,  ADD üyesi olarak bulunduğunu belirterek sözlerine başlayan Türker Ertürk, şöyle konuştu:

                Ülkemizde gerici bir siyasi iktidar var. Bu hakaret değil, gerçektir. Ben FETÖ, FETÖ’yken karşı çıktım. Pensilvanya’da konuştum. Örgütün infaz listesinde 12. Sıradaydım. Mücadelemi etkin biçimde yıllardır sürdürüyorum. Sadece bireysel mücadele ile başarılı olmak mümkün değil. ADD, Avrupa’nın en büyük demokratik kitle örgütü (DKÖ). Ama, ne yazık ki Cumhuriyet elden giderken, Atatürk’e saldırılar artarken, yeterince etkin değil.  Yargı Yılı açılışında yaşananlar için ADD bir tepki verdi mi? Atatürk’e lanet okuyup, onun miras ve vasiyetini yok saydılar. Bu asla kabul edilemez! 30 Ağustos’ta Atatürk’ün adı yok sayıldı. 23 Nisan’ı hiçe saymak için, Kutlu Doğum Haftaları icat ettikleri gibi, yeni kutlamalar icat ettiler, Ahlat’ta bunu kutladılar. Kitlesel güç olarak, olaylar hakkında derneğin ortak bir söylemi yok. “Z kuşağı”na dijital ortamda ulaşabilirsiniz. Dernekte çok akıllı insanlar var; ama derneğin ortak aklı yok. Bu nedenle, ADD düşünce üretemiyor. Takım ve ekip ruhu, liderlik önemli sorun… Atatürk, Anadolu’ya çıktığında çoban ateşleri yakılmıştı. Atatürk o ateşleri birleştirmeseydi, hepsi bir bir sönerdi… Örgüt içi eğitime ihtiyaç var… Cumhuriyet’in 100. Yılı’nda uluslar arası bir sempozyum düzenleyeceğiz.

                Öncelikle Dil Devrimi’nin 89’uncu yıldönümünü kutlayarak konuşmasına başlayan Hüsnü Bozkurt’un, büyük alkış alan konuşması özetle şöyleydi:

                Atatürk’ün iki büyük devrimi vardır; biri Dil Devrimidir. Diğeri; şu anda bizi kadın-erkek bir arada oturtan, kadınlarımızı – büyükbaş hayvan sayılırken – sayılmaz halden çıkarıp, eşit yurttaş haline getirmesidir.

94 yıl önce bizlere seslendi

                1994’de ADD’nin Konya’da ilk kurucularından biriyim. 27 yıldır ADD üyesiyim. 20 Ekim 1927’de Atatürk kürsüde 6 gün kendi milleti ve dünyaya 36,5 saat tek tek neler yaptığını, yaşadığını  (belgeleriyle) anlattı. Tamamlarken; Türk Gençliği’ne seslendi. (H. Bozkurt Gençliğe Sesleniş’i ezberden, delegelerin bazılarının da eşlik etmesiyle okudu.) 94 yıl önce Mustafa Kemal, bu salonda toplananlara seslendi. İşte ‘damarlarındaki asil kan’ı kurutmayanlardan biri de Muammer Aksoy’du… Ben 68 Kuşağı’ndanım. Bizlere bütün “-izm”ler ezberletildi. Ama 70 yıldır bu ülkenin çocuklarına, emperyalizmin sistemli çalışmalarıyla, Kemalizm unutturulmuştur. Geçmiş’in Mao’cuları, bugün Taliban’ın peşine takılmıştır… Atatürk, dünyada yaşarken kendi ideolojisini tanımlayan ve uygulayan tek liderdir. Ben Allah’ına kadar Kemalistim! Ben sonuna kadar ulusalcıyım. Dünyanın en hümanist ulusalcılık tanımını yapan, Atatürk’tür. Bizim içimizde, etnik köken, din, mezhep… ayrımı yok. Hepimizin ortak kimliği Kemalistliktir. Kemalist ideolojinin eseri; Kemalist Türkiye Cumhuriyeti’dir. 12 Milyon nüfusla, 15 yıl içinde yepyeni bir toplum, ülke, devlet, hayal oluşturmuş bir ideolojidir Kemalizm…  Atatürk zamanında 2 ayrı uçak fabrikasında Türk mühendisler 6 tür uçak tasarladı, 7 tür uçak üretti, yarısından fazlasını ihraç ettik.  Şimdiki ‘Yerli ve Milliler’ uçağı billboardlardan indiremedi… ADD bizim çocuklarımız, torunlarımız, geleceğimiz için gereklidir… 100 yıldır onuruyla yaşayan bu millete, şimdiki iktidarın bu zilleti yaşatmaya hakkı yoktur. Hiçbir siyasi partinin arka, ön, yan bahçesi olmayız. ADD Cumhuriyet’in 100. Yılı’nı şimdiki iktidara bırakmayacak bir etkinlik içinde olmalıdır…

                Şimdiye dek, eşinin ve çocuklarının haberi olmadan , onların olurunu almadan hiçbir şey yapmadığını belirten Bozkurt, “Ama bu göreve talip olurken eşime danışmadım. Başkan olursam, 3 yıl beni unut; il il, belde belde ülkemi dolaşacağım dedim” diyerek sözlerini tamamladı ve listesindeki diğer adayları sahneye çağırarak tanıttı.

“ADD siyasi partilere önderlik etmeli”

                Genel Başkanlık yarışına listeyle katılan ve yönetime girmeyi başaran adaylardan Ayhan Yalçınkaya da konuşmasında şunları söyledi:

                Atatürk’ün “70 yaşında devrimci gençtir; 20 yaşında yobaz yaşlıdır” sözünden hareketle bütün gençleri selamlıyorum.  Atatürkçülük bu dönemde vatan mücadelesidir. Kolay değildir… ADD’nin kurucu kadrosunun yeri hâlâ doldurulamadı ülkemizde… Şimdiki ile ilk kurulan Türkiye Cumhuriyeti aynı mı? Bugün örgütümüze düşen görev 1989’a göre çok daha ağırdır. Atatürk’ü anlatmak yeterli değildir. Türkiye’yi kurtaracak güç bu salondadır… 10 Aydır 271 şubeyi gezdik. Öncüllüğümüz şube ve örgüttür. Şubelerde olağanüstü sorunlar, sıkıntılar var. Güçlü şube olmadan güçlü genel merkez olmaz… ADD siyasi partilere önderlik etmeli. Benim şube başkanım, Türkiye’nin yüzde 80’ini oluşturan Kemalist kesimin temsilcisidir. Örgütlenme, örgütlü isimlerle olur, yıldız isimlerle olmaz. Her yıldız isim, örgütçü olamayabilir; ama, örgütçü isimlerden yıldızlar çıkar. Bir yapıya girdiğiniz andan itibaren, o yapıya aitsiniz… Ülkemize giren Afganistan gücü, SADAT, seçim akşamı Ankara sokaklarında takkeli, şalvarlı, elinde silah, polisin dokunmadığı tarikat gücü, emperyalizmin somut göstergeleridir… Sevgiyi üretmek için, bu örgütle eylem alanlarında bir araya geleceğiz… Şeyh Bedrettin, Torlak Kemal, Pir Sultan Abdal, Demirci Mehmet Efe; Yörük Ali Efe, Kara Fatma, Hasan Tahsin, “Üç Fidan”, Muammer Aksoy, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, bu ailenin üyesidir. Bu ailenin tek bir lideri vardır; O da Mustafa Kemal Atatürk’tür.

                Önceki yönetim kurulu üyelerinden Tolga Kale de 18 yaşından beri ADD’nin içinde olduğunu, Gençlik Kolları’ndan yetiştiğini belirterek, şöyle bir konuşma yaptı:

                Sizler, ülkenin sorunlarını ve çözüm yollarını bilip, çözümün Atatürkçülükte olduğunu bilenlersiniz. Ben ADD’yi nasıl güçlendiririz, Çankaya’ya Atatürk’e yakışır bir Cumhurbaşkanını nasıl getiririzi anlatacağım… ADD’nin daha kuruluş aşamalarında derneğimizden öyle korktular ki; Muammer Aksoy’u, Bahriye Üçok’u, Ahmet Taner Kışlalı’yı katlettiler. Aydınları katlederek, bizleri susturamadılar; Ergenekon, Balyoz  davaları ile tutsak ederek, sindirmek istediler. O da tutmadı. Şimdide üzerimize idari yöntemlerle geliyorlar. Bunların hepsini aşacak güç bizde… Ben liderlik iddiasında değil, ortak aklın sözcüsü bir genel başkan olma iddiasındayım. Bizim tek liderimiz Mustafa Kemal Atatürk’tür. ADD’nin tarihi bir destandır…

                Kale, örgüt içi eğitim kurumu ve yayınevi kurma projelerinden de kısaca söz etti.

Birlik ve uyum iletileri

                Genel Kurul’un sonuç bildirgesinde ise; 16 Olağan Genel Kurul’un Türk Dil Kurultayı’nın (26 Eylül 1932) ve Dil Devrimi’nin yıldönümüne denk gelmesine vurgu yapıldı.

                Sonuç bildirgesinin okunmasının ardından, 17 sandıkta oylama işlemine geçildi. Tüzük gereği çarşaf liste ile seçime gidilen genel kuruldan da, ağırlıklı olarak Hüsnü Bozkurt’un listesinden olmak üzere, karma bir yönetim kurulu çıktı.

                Yönetim Kurulu’na girmeyi başaran adaylar ve aldıkları oy sayısı şöyle: Mustafa Hüsnü Bozkurt (362),  Can Şengül (283), Tolga Kale (259), Ayhan Erdinç Yalçınkaya (257), Altınok Öz (254), Güler Akıncı (245), Namık Havutça (245), Türker Ertürk (243), Nilgün Karataş (238), Aslıhan Ateş (233), Utku Erişik (225), Yusuf Arslan (224), Özgür Çınar (223), Birol Yelekin (223), Ali Nasuh Mahruki (216), Taylan Devrim Ercan (215), Gülcan Sayın (215), Bige Sükan (213), Safa Yenice (211), Arif Güvenir (205), Mine Sobacı (204), Haydar Murat Topçu (204), Ahmet Ayçiçek (195), Necmi Akyalçın (194), Önder Polatoğlu (194), Recep Ayaz (193), Basri Gürsoy (193).

                Genel Kurul sonrası, bazı adaylar şube başkanı ve delegelere gönderdikleri mesajlarla teşekkür ederek, Hüsnü Bozkurt’un genel başkanlığında  uyum içinde çalışacaklarının altını çizdiler.

 

Editör: Gülçin Erşen
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

Site en altı
yukarı çık