Birliğim Gıda Sol Sabit
Sağ Sabit SARI KONAK

“İskele yapılmayacak, rıhtım denize doğru genişletilecek”

“İskele yapılmayacak, rıhtım denize doğru genişletilecek”

Gülçin ERŞEN -/ Güllük Limanı Revizyon Projesi ile ilgili ÇED raporunun yayımlanmasının ardından, liman ve Güllük Körfezi’nin korunması konusu son haftalarda yerel basının da gündemine geldi. Bu konuda ilgili kişilerden kurulan whatsapp topluluklarında bunun yanı sıra çevre ile ilgili çeşitli konular  yoğun bir biçimde tartışılırken, yerel yönetimin tutumu hakkında  çeşitli görüşler dile getirilirken, Milas Kent Konseyi ve MUÇEP bu tartışmalara dahil edilmişken,Güllük Turizmini Geliştirme ve Çevre Koruma Derneği Başkanı Selçuk Orkun ile limana gidip, Güllük Mandalya Turizm ve Liman Hizmetleri A.Ş. Genel Müdürü Kapt. Tuncay Kaçar’la görüştüm.              
Tuncay Kaçar, bu konudaki tartışmların yersiz olduğunu; oldukça ayrıntılı bilgiler vererek, tüm sorularımı içtenlikle yanıtlayarak, limanı gezdirerek açıkladı. Öncelikle, yaklaşık 5 yıl önce Semiramis Koyu’nda yapılması gündeme gelen (İsrail’e ihracatla ilgili) projenin tamamen iptal edildiğini anımsatan Kaptan Kaçar, şimdi de revizyon projesinde yer alan 500 metrelik iskeleden vazgeçildiğini, ancak rıhtımın denize doğru 4 metre genişletileceğini nedenleriyle açıklayarak, şunları söyledi:
“Şimdiki iskele 350 metre ve 5 yanaşma yeri var. 5 nolu rıhtımın 4 metre denize doğru ilerletilmesi  projesini hayata geçireceğiz. Burada rıhtım alanı dolgu, kayalar denize doğru kayınca çatlaklar ve çökme oluştu. (Buraları daha sonra yerinde inceleyerek gördük.) Bunun önüne geçmek için 4 metre öteye kazık çakıp üstünü karayla birleştirip, kaymayı önleyeceğiz. Yoksa limanı kaybederiz.
Limanın fazladan 1,5 milyon ton kapasitesi var
Bir de şimdiki iskelenin 100 metre kuzeyine yapılması düşünülen 500 metre uzunluğunda iskele projesi var. Bu biraz da Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne verdiğimiz yeni yatırımlar yapma sözünü yerine getirmek için gündeme geldi.  Ama , gerçekleşmesi zor. Olsa bile 10 yıldan önce gündeme gelmez.  Çünkü şimdiki iskelenin yıllık 9 milyon ton kapasitesi var. Şu anda yıllık 7 buçuk milyon ton iş yapıyoruz. Fazladan 1 buçuk milyon ton kapasitenin önümüzde ne kadarlık dönemde dolacağı belli değil. Ayrıca, 70 – 80 Milyon Dolar’lık yatırımı durup dururken niye yapalım?”
“Özellikle Orjan ve Tekirova sitelerinde oturanların  gürültü ve feldspat maden tozlarıyla ilgili şikayetlerini nasıl değerlendiriyorsunuz, rıhtım genişletilirken bu konuda şikayetler artmayacak mı? Çalışmalar ne kadar sürecek?” soruma ise şöyle yanıt aldım:

“Nüfus yazın arttığı için, kış döneminde yapacağız. 120 metrelik kısma, kabaca 50-60 kazık (Fore Kazık sistemiyle) çakılacak. Burada zemin yumuşak olduğundan fazla gürültü olmayacak, çalışmalar bir ay bile sürmez. Eylül’de başlamayı düşünüyoruz… Feldspat madenleriyle ilgili bizim de depolama alanımız var. Islatarak toz kalkmasını önlüyoruz ve yerde kalanlar toplanıp yeniden değerlendiriliyor ve zemini sürekli yıkayıp suluyoruz. Bundan ötürü çalışanlarımızın hastalandığı, işten çıkarıldığı iddiaları doğru değildir. “
Güllük Körfezi yeterince temiz mi? Denetleyen kim?
Yıllardır Güllük’te yaşayan çevreci bir yurttaş olarak da Körfez ve limanla ilgili merak ettiklerimi Tuncay Kaçar’a sordum. Aldığım yanıtları şöyle özetleyebilirim:
“Bu konuda birinci denetleyici biziz. Burada 24 saat nöbetçilerimiz var. İhbar olduğu anda ekiplerimizle müdahale edip, Sahil Güvenlik ve Liman Başkanlığı’nı haberdar ediyoruz. Böyle bir durumda kirlilikten numune alınıyor. Hem körfezdeki her gemiden hem de denizden alınan numuneler incelendiğinde, hangisinden kaynaklandığı anlaşılıp ceza kesiliyor. Minimum ceza 30 Bin Dolar’dan başlıyor. Bunu bilinçli yapacak gemi kaptanının ya da sahibinin aklını yitirmesi lazım.
Denizlerde organik ve kimyasal (petrol ağırlıklı) kirlilik söz konusu olabiliyor. Kimyasal ve petrol kaynaklı kirlilik daha tehlikelidir. Burada devletten onaylı acil eylem planımız ve cihazlarımız var. Örneğin; bir petrol sızıntısı olduğunda denize yayılmasını önleyip, onu toplayacak sistemimiz var.
Gemilerin biriktireceği sularla ilgili, gemilerle orantılı tanklar var. Gemiler her limanda sıvı oranını deklare etmek zorundadır. Uygun zamanda ve limanda atık suları alınır. Uydular ve uçaklar da açık denizlerde izleme yapmaktadır.  Balast sularının meydana getirdiği zarar anlaşıldığından bununla ilgili de yeni yasal düzenlemeler yapıldı.”
“Deniz kirliliğinin en önemli nedeni karasaldır”
Güllük Körfezi’nde kirli görünümün daha çok, aşırı yağışlı havalar sonrasında ve poyraz estiğinde kaynaklandığını belirten Tuncay Kaçar, “Burada inanılmaz bir balık popülasyonu var. Ben bazen buradaki iskelenin altına serbest dalış yapıp zıpkınla balık vuruyorum. İnanılmaz sayı ve çeşitlilikte balık görüyorum” dedi.
Denizlerdeki kirliliğin en önemli nedeninin karasal olduğunu söyleyen Kaçar, çevreci geçinen birçok tekne sahibinin ve kurumun da denizin ve körfezin kirlenmesine neden olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Günübirlik tekne turlarında birçok tekne tuvalet ve bulaşık sularını denize veriyor. Sarıçay’dan gelen ve başka organik atıklar denizi daha çok kirletiyor. Güllük merkezdeki (balıkçı ve gezi teknelerinin bulunduğu yerdeki) kanal, altyapı yetersizliğinden taşan lağım suyunun doğrudan denize verilmesi için yapıldı. Bence deniz kirliliği ve arıtmayla ilgili en önemli sorun zaten bu altyapının yetersizliğinden kaynaklanıyor. (Daha önce benim de haberlerde yazdığım gibi; yağmur ve deniz sularının sisteme karışması ve arıtmanın kapasitesini aşması nedeniyle doğrudan –arıtılmadan - denize verilmesi söz konusu. G.E.)”
Liman Şirketi Genel Müdürü, bu bilgileri aslında daha önce yerel yöneticilerle de paylaştığını, ama nedense basından şimdiye kadar hiç kimsenin kendilerini arayıp, bilgi alma ihtiyacı duymadığını dile getirirken, “Bizim kapımız bilgi isteyene her zaman açık, saygıyla dinlerlerse, toplantılara gelip anlatır, soruları cevaplandırırız” diye konuştu.

HABERE AİT RESİMLER

Editör: Gülçin Erşen
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık