Kıyıkışlacıklılar Tahtakoz Mevkiinde Yapılmak İstenen Yat Limanını İstemiyor!.

28 Mayıs 2024 Salı günü, Temel ABDİK tarafından yapılmak istenen Muğla ili Milas İlçesi, Kıyıkışlacık Mahallesi, (Antik Kent İasos) Tahtakoz mevkiinde (Gülümkıyı sitesi yakınındaki) "Yat Limanı ve ÇEKEK yeri" projesinin ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) süreci gereğince bölge halkını proje hakkında bilgilendirmek amacıyla, bakanlık yetkileri ve proje sahibinin sunumuyla “Halkın Katılımı Toplantısı” gerçekleştirildi.

Kıyıkışlacıklılar Tahtakoz Mevkiinde Yapılmak İstenen Yat Limanını İstemiyor!.
  • 29 May 2024, Wednesday 10:31

Proje hakkında bilgi sahibi olabilmek ve görüşlerini bakanlık yetkililerine iletmek isteyen Kıyıkışlacık halkı ve çevre mahallelerden gelen katılımcılarla toplantı saat 11:30’da  Kıyıkışlacık Mahallesi Kahvehanesi’nde başladı.

İasos Mahalle Meclisi Derneği Başkanı Hülya Scobie’nin, Kıyıkışlacıklıların bu Yat Limanı ve Çekek Yeri projesine neden karşı olduğunu ve toplantının sonuçlarını özetlediği paylaşımı şöyle:

“Toplantıda bakanlık kayıtlarına geçen önemli noktalar kısaca özetlenirse;

* Proje tanıtım dosyasının yetersiz olduğu, kopyala yapıştır usulü özensiz ve üstünkörü hazırlandığı, eksik ve yanlış bilgilerle dolu olduğunun altı çizildi, kayıtlara geçmesi sağlandı.

* Bakanlık yetkililerine proje raporunda atık depolanması ve bertarafı konusunda hiç bir bilginin olmadığını söyledik. 

* Raporda projenin çevreye vereceği rahatsızlıktan toz ve gürültüden bahsedilmediğinin altını çizdik

* Projenin ekosisteme vereceği zararları bakanlık yetkililerine detaylı olarak anlattık

* Bölgedeki alt yapı eksikliklerinden bahsettik. Raporda bundan hiç söz edilmediğinin altını çizdik

* Bölgede hali hazırda bulunan ve kapasite altı çalışan, bu yüzden de uzun yıllardır satışta olan yat limanlarından bahsettik

* Raporda projeye en yakın mesafede 500 metrede Gülümkıyı sitesinin varlığından bahsedildiği fakat sınır komşusu parsele inşa edilecek, ruhsatları alınmış turizm amaçlı konutların varlığından haberdar olunmadığı anlaşıldı. Bu inşaat şirketinin yetkilileri Çekek yeri projesine karşı olduklarını ve sonuna kadar mücadele edeceklerini bakanlık yetkililerine ve proje sahibine söylediler.

* Projenin yol ile bağlantısının olmadığı, kullanılan patika yolun da projeye ait olmayan yan parselden geçtiğinden bahsedildi. Ulaşımın kolay olmadığı, zor olması nedenleriyle de bu yatırımın yerinin uygun olmadığı konusu üzerinde durduk.

* Yol bağlantısı olmayan liman projelerinin Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği bakanlığı Mekansal Planlama Dairesi Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğünden onay alamayacağı konusu üzerinde durduk

* Proje alanının dağlık ve eğimin çok fazla olduğundan ve bu yüzden de projeye uygun bir jeolojik yapıya sahip olmadığından bahsettik.

* Projenin yapılacağı parselin zeytinlik statüsünde olduğu ve etrafının da zeytinlik olması nedeniyle 3573 sayılı yasaya tabi olduğundan bahsettik.

* Raporun 96 ve 97inci sayfalarındaki İl Tarım Müdürlüğü görüşünde belirttiği gibi 3573 ve 1995 tarihi 4086 sayılı kanun ile yapılan değişikliği nedeniyle zeytinlik alanlar daraltılamaz, vasfı değiştirilemez ve amacı dışında kullanılamaz denildiğinden

* ve ayrıca 1/100.000 Çevre Düzeni planında Orman alanı olarak parselin görülmesi bu alanın kara yönündeki topografyanın da yüksek eğimli olması açısından projeye uygun bir jeolojik yapıya sahip olmadığından Yat- Çekek alanına uygun olmayacağının altını çizdik 

* Projede önce denize dolgu yapılmayacağından bahsedildiği halde, daha sonraki sayfalarda ve toplantı günü de şirket yetkilileri tarafından projeyi tanıtırken, tam tersini anlattılar, denize yapılacak dolgunun detaylarından ve çıkacak tozumadan bahsettiler. Bu ikilemin üzerinde durduk, denize yapılacak dolguya tamamıyla karşı olduğumuzu ve bu konuda da sonuna kadar mücadele edeceğimizin altını çizerek kayıtlara geçmesini istedik.

* Limanın üst ölçekli haritalarda işli olmadığını anlattık.

* Yat limanı ve Çekek yerlerinin demir parmaklıklarla, çitlerle halka kapatılmış alanlar olduğunu, halbuki kıyıların halka ait olduğunu söyledik.

* Sanayiye dönük bu tür projelerin yerleşim yerlerinden uzak, sirkülasyonun iyi olduğu, derin ve açık denizlerde hayata geçirilmesinin önemi üzerinde durduk. İç denizlerde, yüzlerce insanın huzur içinde yaşamak istediği yerleşim yerlerinin hemen yanında bu tür projelere onay verilmemesi gerektiğinin altını çizdik.

* Yatların altına sürülen zehir nedeniyle Yat limanları çevresinde yüzmenin yasak olduğunu, hemen bitişik parselinde ve 500m ilerisinde iki tatil sitesinin olduğunu ve yatırım yapan bunca insanın nerede denize gireceklerini proje sahiplerine ve bakanlık yetkililerine sorduk.

* Bölgenin turizm ve tarıma ayrılmış bir bölge olduğunu ve sanayiye dönük projelerin turizm ve tarımla yan yana olamayacağını, bu nedenle bu tür projelere ruhsat ve onay verilmemesi gerektiğinin üzerinde durduk. Ve projenin iptalini talep ettik.

* Toplantıya katılan (proje sahibinin kendisi, ortağı ve bir kaç çalışanı hariç) herkes projeye karşıyız diyerek oylamada ellerini havaya hayır oyu için kaldırdılar.

 

Toplantıya katılanlar, bakanlığın dolaştırdığı yoklama kağıdına, projeyi istemediklerine dair şerh düşerek yoklamaya ad soyadlarını yazarak imza verdiler.

Ne yazık ki gelinen nokta içler acısı! Güllük Körfezi’nde körfez halkı, çevreyi ve denizi Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından korumaya çalışıyor. Sadece antik kent İasos Kıyıkışlacık’ta 4 Çekek Yeri ve bir de Maden Yükleme Limanına karşı mücadele veriliyor. Çevre Bakanlığı kendi projesi olan “Mavi Deniz Sıfır Atık Projesi”ne karşı büyük bir ironi olarak, tam tersi, ard arda çevre katili projelere onay veriyor..

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı deniz haritalarında Güllük Körfezi’nin kirlilik durumu Turuncu renkte gözüküyor, yani çok kirli. İzmir Aliağa denizi ise Kırmızı renkte yani en kirli deniz kategorisinde. Aliağa’da deniz ölümü gerçekleşmiş, hiç bir canlı yaşamıyor. Güllük Körfezi’nde denizde görüş mesafesi kirlilik nedeniyle 1 metrenin altına düşmüşken, Uluslararası kanunlar ve anlaşmalarla koruma altındaki pinalar, deniz patlıcanları, Posidonya çayırları, balık türleri kirlilik nedeniyle hızla yok oluyorken, bakanlığımız bu durumu rehabilite etme çalışmaları yapmak yerine, kirliliği artırıcı projelere onay vermemesi gerekirken onay veriyor.

Yaşam alanlarını korumak, huzurlu, temiz ve sağlıklı bir çevrede yaşamak isteyen vatandaşının Anayasal haklarını korumak devletimizin birincil görevidir. Bunu devletimizden bekliyor, koruyucu, kol kanat gerici olmasını ve Güllük Halkının sesini duymasını, başımızdaki bu katil projelerden bizi kurtarmasını  bekliyoruz.

Devletimiz umarız halkının sesini duyar!”

 

 

HABERE AİT RESİMLER

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

SON DAKİKA HABERLER

Milas eczane
Site en altı
yukarı çık