Yangının yarattığı tahribat için rapor hazırlandı

Milas’ta yaz aylarında çıkan ve 13 gün süren orman yangının etkileri, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi araştırmacılarından Dr. Yasin İlemin’in gözlemleriyle rapor haline getirildi. 

Yangının yarattığı tahribat için rapor hazırlandı
 

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi araştırmacılarından Dr. Yasin İlemin’in geçtiğimiz yaz Antalya ve Muğla’da meydana gelen yangınlar üzerine hazırladığı projesi sonuçlandı. “Akdeniz Bölgesi’ndeki Büyük Orman Yangınlarının Ekolojik ve Sosyo-Ekonomik Etkileri” raporunda yer alan proje, kamuoyuyla paylaşıldı.

Geçtiğimiz yaz Muğla’nın birçok ilçesinde yaşanan orman yangınları sonrası mevcut durumun ortaya konması, yangınların ekolojik ve sosyo-ekonomik etkilerinin araştırılması amacıyla hazırlanan ve Fethiye Ali Sıtkı Mefharet Koçman Meslek Yüksekokulu Çevre Koruma Teknolojileri Bölümü öğretim elemanı Öğr. Gör. Dr. Yasin İlemin’in araştırmacı ve Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Ana Bilim Dalı doktora öğrencisi Uğur Can Köşk'ün Çevre Sosyoloğu olarak proje ekibinde yer aldığı araştırma tamamlandı.

Proje, dünyanın en büyük çevre koruma kuruluşlarından WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) ve NATURA Doğa ve Kültür Koruma Derneği tarafından hazırlanan “Akdeniz Bölgesi’ndeki Büyük Orman Yangınlarının Ekolojik ve Sosyo-Ekonomik Etkileri” raporunda yer aldı.

Fotoğraflarıyla ve araştırmalarıyla rapora büyük katkı sağlayan öğretim elemanı Dr. İlemin, aynı zamanda raporun editörlüğünü de gerçekleştirdi. Bununla birlikte Dr. İlemin'in “Yaban Hayatı” başlığını değerlendirdiği ve raporda yer alan çalışması yakın zamanda kitap olarak basılacak.

“Akdeniz Bölgesi’ndeki Büyük Orman Yangınlarının Ekolojik ve Sosyo-Ekonomik Etkileri” başlığı ile hazırlanan raporun Orman Genel Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili kurumlara iletilerek; bölgemizin önemli ekolojik sorunlarından olan orman yangınları konusunda işbirliğinin artırılması hedefleniyor. 

YAKLAŞIK 11 BİN HEKTAR ALAN YANDI

63 sayfalık raporda; 17 bin 767,29 hektarlık arazinin yangından etkilendiği, 10 bin 999,95 hektarlık alanın yandığı belirtildi. Yanan alanların büyük bir kısmının kızılçam olduğunu hatırlatan raporda; yangından hemen sonra çekilmiş hayvan türlerine ait fotoğraflar da paylaşıldı.

Raporda; “Marmaris ve Milas’ta, ormana bağlı tıbbi-aromatik bitki üretimi ve arıcılık gibi faaliyetlerin yanı sıra turizm faaliyetlerinin olumsuz etkilendiği dikkati çekmektedir. Muğla’nın Milas, Köyceğiz ve Marmaris ilçelerinde gerçekleşen yangınların sosyo-ekonomik açıdan olumsuz etkilediği yerler oldukça spesifiktir. Bunların başında Milas’ın Türkevleri, Çökertme ve Bozalan köyleri ile birlikte Marmaris’in Osmaniye ve Orhaniye köyleri gelmektedir. Adı geçen yerlerin hem yerel hem de ülke ekonomisi için katma değer yaratan coğrafi işarete sahip iki ürünü de yangınlardan etkilenmiştir: Milas zeytinyağı ve Marmaris çam balı.” ifadelerine yer verildi.

Raporda ayrıca, “Bölge halkı tarafından yetiştirilmesinin yanı sıra, coğrafi koşullara bağlı olarak yüksek kesimlerde kendiliğinden yetişen ve ürünleri zeytinyağına dönüşen doğal zeytinliklerin yok olması, yaşanan orman yangınlarının Milas bölgesinde bıraktığı en derin iz olarak karşımıza çıkmaktadır. Yangının en yoğun yaşandığı Türkevleri-Çökertme sahil kesiminde tahribatın görece düşüklüğüne karşın, özellikle yüksek bölgelerde yetişen ve yöre halkının yaklaşık %70’i için gelir kaynağı olan zeytinliklerin yanması, büyük bir sosyo-ekonomik kayıp olmuştur. Bugün dikilecek bir zeytin ağacının büyüyüp tekrar meyve verecek duruma erişmesi için en az 10-15 yıl gerekmekte olup, bu da ailesini zeytin üretimiyle geçindiren insanlar için geleceğe dair belirsizlik yaratmaktadır.” denildi.

UZUNCA SÜRE ÇAM BALI ÜRETEMEYECEKLER

2021 büyük orman yangınlarına maruz kalan bölgelerden Marmaris-Milas hattının, dünyadaki çam balı üretiminin %95’ini sağlayan basralı kızılçam ormanlarına da ev sahipliği yaptığı ifade edilen raporda, “Bu ormanların yanmasıyla, bu balı oluşturan Basra böcekleri de büyük zarar gördü. Basra böceklerini daha yüksek rakımlarda (>300m) yangın geçirmemiş kızılçam ormanlarına aşılamak orta vadede alternatif bir çözüm yolu olabilir, kısa vadede ise sürdürülebilir arıcılık tekniklerinden yararlanılabilir. Yörenin maki, frigana ekosistemleri gibi doğal florasında yer alan aromatik bitkiler farklı karakterdeki birçok çiçek balının ana kaynağıdır. Öte yandan, farklı yıllarda yangın geçirmiş alanlar, yıllar içerisinde kademeli değişime uğrayarak (friganadan makiye, makiden kızılçam ormanına), yörede mozaik bitki deseninin oluşmasına, dolayısıyla eşsiz çeşitlilikte doğal bal ormanlarına ev sahipliği yapmaktadır. Basralı ormanlarının neredeyse tamamını yitiren Osmaniye, Orhaniye, Bayır Mahalleleri (Marmaris), Aşağı Mazı, Yukarı Mazı, Çökertme Mahalleleri (Milas- Bodrum)’ndeki arıcılıkla geçimini sağlayan ailelerin Püren, Laden, Kekik, Karabaş gibi çiçek balları da buna güzel bir örnek teşkil etmektedir. 2022 sonrasında uzunca bir süre çam balı üretemeyecek bu ailelerin en büyük destekçileri de bu çiçek balları olacaktır. Sekonder süksesyon olarak adlandırılan bu ekolojik döngü sekteye uğratılmadığı ve ormancılık teknikleriyle de desteklendiği takdirde sürdürülebilir arıcılık hedeflerine ulaşılması mümkün olabilir.” denildi.

Raporun sonunda; sorunlara ilişkin çözüm önerileri de paylaşıldı. Rapora WWF Türkiye’nin internet sitesinden ulaşılabiliyor. 

 

 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

Site en altı
yukarı çık