Birliğim Gıda Sol Sabit
Sağ Sabit SARI KONAK

“Bugün o küfürleri onur madalyası olarak taşıyorum”

Milas Belediye Başkanı ve 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerde Millet İttifakı’nın belediye başkan adayı olan Muhammet Tokat, coşkulu bir kalabalığın katılımıyla Seçim Koordinasyon Merkezi’nin açılışını yaptı. Açılışta konuşan Milas Belediye Başkanı ve Millet İttifakı’nın Milas Belediye Başkan Adayı olan Muhammet Tokat, başkanlığının ilk döneminde altyapı çalışmaları sırasında, her yer kazıldığı için Milas Belediyesi tarihinde en fazla küfür ve hakareti yediğini söyledi.

“Bugün o küfürleri onur madalyası olarak taşıyorum”

Millet İttifakı ortakları CHP ve İYİ Parti’nin Milas Belediye Başkan Adayı Muhammet Tokat’ın ‘seçim Koordinasyon Merkezi’nin açılışı yapıldı. Tören; CHP Muğla İl Başkanı Adem Zeybekoğlu, İYİ Parti Muğla İl Başkanı İncilay Gezgin Şekerdağ, Muğla Milletvekilleri; Mürsel Alban, Suat Özcan, Süleyman Girgin ve Prof. Dr. Metin Ergun, eski dönem Muğla Milletvekilleri Fevzi Topuz ve Tolga Çandar, CHP ve İYİ parti ilçe başkanları, yönetim kurulu, gençlik ve kadın kolları başkan ve üyeleri, ilçemizdeki tüm sivil toplum kurulu, oda ve derneklerin başkan ve yöneticileri, çok sayıda mahalle muhtarı, Milas Muharip Gaziler Derneği üyeleri, her iki partinin mevcut belediye meclis üyeleri ve 31 Mart’ta yapılacak seçimlere meclis üyesi adayı olan isimlerle kalabalık bir yurttaş topluluğu katıldı.

Yaklaşık 2500-3000 kişinin katıldığı, saygı duruşu ve İstiklâl Marşımızın okunmasıyla başlayan programın açılış konuşmasını yapan CHP Milas İlçe Başkanı İlgin Göktepe, alandaki kalabalığa ‘hoş geldiniz’ dedi ve şöyle devam etti:

“Milas’ın gülen yüzü, çalışkan, onurlu, dürüst, ilkeli, çağdaş Milas’ın mimarı, Atatürk ilkeleri ve cumhuriyetimizin yılmaz savunucusu, halk adamı, çok değerli Milas Belediye Başkanım ve ağabeyim, Millet İttifakı’nın Belediye Başkan Adayı Muhammet Tokat’ın seçim ofisi açılışına ve hepsi birbirinden değerli, halkın içinden çıkmış Millet İttifakı’nın belediye meclis üyelerinin tanıtımına hoş geldiniz.”

“Bu yarıştan mutlaka ama mutlaka zaferle çıkacağız.” 

CHP Milas İlçe Başkanı İlgin Göktepe’nin ardından il dışına çıkacak olması nedeniyle alandan ayrılacak olan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün kürsüye geldi. Başkan Gürün; “Öncelikle acilen Ankara’ya gidecek olmam ve bu nedenle uçağa yetişmem gerekiyor. Bu nedenle konuşmamı fazla uzatmadan, kısa bir konuşma yapmak istiyorum” diyerek sözlerine başladı ve şöyle devam etti:

“Bu seçimin özelliğine baktığımızda, gerçekten önemi çok fazla ve sadece bir yerel seçim olmaktan çıktığını görüyoruz. Millet İttifakı’nın altında yatan özellik, bütün değerlerin tahrip olmasına neden olan ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş değerlerini ortadan kaldırmaya yönelik hareketlerin 17 yıldır devam ediyor olmasıdır.

Bunun karşısında İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Akşener ve Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu, ülkenin menfaatleri için bir araya gelerek ortak bir yürüyüşe karar verdiler. Bu yürüyüşün en önemli özelliklerinden birisi Muğla’da Büyükşehir’de benimle, Milas’ta da Muhammet Başkanımızla seçimlere girmeye karar vermiş olmalarıdır. Bu yarıştan mutlaka ama mutlaka zaferle çıkacağız; ama sadece kazanmak değil, bir oy fazla almanın, ülkenin genel politikası ve bundan sonraki süreci için çok önemli ve değerli olduğunun hepimiz farkında olmalıyız. Hiç kimseyi ötekileştirmeden herkesin oyuna talibiz. Tüm Muğla halkının Millet İttifakı’nın etrafında kenetlenmesi için elimizden gelenin fazlasını yapmalıyız.

Bu listeyi her iki partinin yöneticileri olarak biz yaptık. Yaptığımızın da ne kadar doğru olduğunu işte bu alandaki coşkudan, sahiplenmeden anlıyoruz. Zaten Muğlalı, her zaman doğrudan yana olmuştur. Her zaman çağdaşlıktan, demokrasiden, cumhuriyetten ve Atatürk’e bağlılıktan yana olmuştur. İnşallah 31 Mart’ta zaferimizi hep birlikte kutlayacağız.”

“Biz 81 milyonu düşünen bir partiyiz”

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün’ün ardından kürsüye, İYİ Parti Muğla İl Başkanı İncilay Gezgin Şekerdağ geldi. İl Başkanı Şekerdağ, karşısındaki kalabalığın çok güzel bir tablo oluşturduğuna dikkat çekerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“İYİ Parti ve Cumhuriyet Halk Partisi olarak, ‘İşbirliği-Güçbirliği’ adı altında bir araya geldik. Neden mi? Biz İYİ Partililer olarak, tek adam rejimine hayır dediğimiz için, parlamenter sistem tekrar geri gelsin dediğimiz için, özgürlük-demokrasi-adalet-insanca yaşamak için evet dedik. Henüz bir yıllık bir partiyiz ancak 81 milyonu düşünen bir partiyiz.

Hatırlarsınız… İktidarın ilk yıllarındaki bir maliye bakanı, Türkiye’nin kazanımlarını ‘babalar gibi satarım’ demişti. Herkes kendi malını-mülkünü satabilir ancak hiç kimse bu ülkenin kazanımlarını kafasına göre alıp satamaz. Ne yazık ki yaptılar. Satmadıkları hiçbir şey kalmadı. Bu ülkenin Telekom’unu, Tekel’ini, fabrikalarını sattılar. Ensar Vakfı’nda erkek çocuklarına tecavüz ettiler, bir bakan çıktı ve ‘bir seferden bir şey olmaz’ dedi. O çocuklar bizim, o çocuklar bizim geleceğimiz. Kadınlarımızı evlerine kapatmak, onlara ikinci sınıf insan muamelesi etmek için her türlü fırsatı değerlendirdiler. Ben de buradan erkeklerimize diyorum ki, eşlerinizin daha fazla siyasette yer almasını sağlayın.

Son olarak; Ata’mızın izinde, Türkiye sevdalıları olarak ‘işbirliği-güçbirliği’ içindeyiz ve sizlerden bu ittifaka destek istiyoruz.”

“Bizler; çalışan, üreten ve hakça paylaşan bir Türkiye istiyoruz”

İYİ Parti Muğla İl Başkanı Gezgin’in ardından bu kez kürsüye, CHP Muğla İl Başkanı Adem Zeybekoğlu geldi. İl Başkanı Zeybekoğlu şunları söyledi:
“Bugün Türkiye’nin girdiği ekonomik krizin, bütün toplumu etkilediği görülmektedir. Bu krizi ortadan kaldırması gerekenler, şehir şehir gezerek sadece Cumhuriyet Halk Partisi’ni kötülüyor, CHP’ye oy verenleri terörist ilan ediyorlar. Çünkü yapılan kamuoyu yoklamalarından kendileri bile memnun değil ve bu yüzden CHP’ye ve Millet İttifakı kurulan yerlerde adaylarımıza yükleniyorlar. Devletin tüm imkânlarını kullanarak girdikleri bu seçimde, ellerindeki belediyeleri korumaya çalışıyorlar. Ankara’yı, İstanbul’u ve daha birçok büyükşehiri kaybetme korkusuyla, vatandaşın gözünü boyayarak, boş vaatlerle ya da yaratmaya çalıştıkları korku imparatorluğu ile seçimi kazanmaya çalışıyorlar. Ancak bunlara bu kez halkımız prim vermeyecek. Şu an burada gördüğüm topluluk da kararını çoktan vermiş. Yapılan tüm araştırmalarda insanların en mutlu olduğu şehirlerde Cumhuriyet Halk Partili belediyeler olduğu ortaya çıkmıştır. Bunlar asla bir tesadüf değildir. Çünkü sosyal demokrat belediyecilik anlayışıyla hiç kimsenin; dinine, diline, kılık-kıyafetine, düşüncesine bakmaksızın hizmet üretiyoruz. Bizler; çalışan, üreten ve hakça paylaşan bir Türkiye istiyoruz.

Vereceğiniz her oy hem Sayın Osman Gürün’ü, hem de Sayın Muhammet Tokat’ı elbette belediye başkanı yapacaktır ancak tarihi bir zaferle seçimi kazanmamız, geleceğimiz için de son derece önemlidir.”

“Beka sorunu diyenler, milleti korkutarak oy almaya çalışıyor”

CHP Muğla İl Başkanı Adem Zeybekoğlu’nun ardından kürsüye gelen İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun, Cumhur İttifakı ortakları AKP ve MHP genel başkanlarının sıkça dile getirdiği ‘beka’ söylemine atıfta bulunarak; “Benim köyüm Kargıcak’ta muhtarın Ali ya da Veli olmasıyla nasıl bir beka sorunu olacak? Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat olmuş, Metin Ergun olmuş ne fark edecek? Galiba şu an burada bulunan topluluğun beka sorunu yok! Zaten onların da anlatabileceği fazla bir şey yok. Milletimizi korkutarak oy almaya çalışıyorlar. Tehlike var, Türkiye’nin beka sorunu var diyerek milleti kandırıyorlar. Buradan Sayın Cumhurbaşkanına ve ittifakın küçük ortağının liderine sesleniyorum; açıklayın şu beka problemini… Eğer açıklamalarıyla bu milleti ikna edebilirlerse, eminim ki bu meydanda toplanan kalabalık tereddüt etmeden, hepimiz en ön safta yer alırız. Milletimiz bu tuzağa düşmeyecek. Nitekim anketlere inanmam demeye başladılar.

Buradan açıkça söylüyorum, kendi isimleriyle, kendi parti adlarıyla Muğla’da, Milas’ta seçimi kazanamayacağını anlayanlar, bağımlı-bağımsız aday formülüyle Millet İttifakı’nın oyunu bölmeyi düşünüyorlar ancak başaramayacaklar. Milas ve Muğla, demokrasinin kalesi olmaya devam edecektir.”

“Barış ismi Milas’ta ‘kötü yola’ düşmüştür”

Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun’un ardından kürsüye bu kez CHP’li Muğla Milletvekili Mürsel Alban geldi. Konuşmasının büyük bir bölümünü, AKP’den aday olan Barış Saylak’a ayıran Milletvekili Alban şöyle konuştu:

“Bu ülke bugün; adaleti, eşitliği, hukuku yok sayan tek adam rejimiyle yönetiliyor. Biz Milas’tan başlayarak bu tek adam rejimine, bir oy daha arttırarak 31 Mart’ta dur diyeceğiz. Artık bu iktidar insanlara; aş-iş, ekmek değil; seyyar tezgâhlar kurarak domates, biber, patlıcan satma noktasına geldi. İktidar olma gücünü kaybediyorlar. Bunun farkındalar. Bu nedenle ben de buradan diyorum ki; Ey Recep Tayyip Erdoğan; Patatese, domatese, bibere, patlıcana ve sana oy yok!

Biz hiçbir zaman koltuk peşinde koşmadık. Makam veya menfaat peşinde koşmadık. Bakın, ismini kullanarak, adı güzel ama kendi adını batıran biri ‘Milas’a barış gelecek’ diyor. Yahu Milas’ta kavga veya huzursuzluk mu vardı ki barış gelsin. Milas’ta sevgi var, demokrasi, hak ve hukuk var. Milas’ta kapısı sürekli halka açık bir belediye başkanı var. Milas’ın barışa ihtiyacı yok! Zaten barış var bu memlekette… Eğer sevgi ve dostluktan bahsediyorsan eyvallah ancak değilse, sadece ‘Barış’ sözcüğü bir isim olarak algılanıyorsa biliniz ki o Barış; yolunu, ilkelerini kaybetmiştir. O Barış; hak, hukuk, adalet ve daha birçok değeri kendi menfaati için terk etmiştir. Milas’a koltuk uğruna bir barış gelmeyecek. O barışı bir isim olarak kastediyorsanız o barış ismi Milas’ta ‘kötü yola’ düşmüştür.”

“Hem her şeyden sorumlular, hem de her şeyden şikâyet ediyorlar”

Muğla Milletvekili Mürsel Alban’ın ardından kürsüye bu kez bir diğer CHP’li Muğla Milletvekili Süleyman Girgin çıktı. Milletvekili Girgin; “Muğla’daki takım kaptanı Dr. Osman Gürün ile Muhammet Tokat’ı buluşturacak olan değerli Milaslılar, iktidarın en iyi yaptığı iki şeyden bahsetmek istiyorum.

Birincisi, hem her şeyden sorumlular, hem de her şeyden şikâyet ediyorlar. İktidara göre pahalılığın sorumlusu marketler… Patates, soğan stokçuları… Tren kazalarının sorumlusu makinistler… Enflasyonun sorumlusu dış güçler… Terörün sorumlusu muhalefet… Bu ülkeyi Japonlar mı yönetiyor? Siz ne güne duruyorsunuz?

İkincisi ise, “parası yok, malı-mülkü yok ama ben Erdoğan’a aşığım” diyen Ethem Sancak ve onun ortağı Katarlılara verdiler tank-palet fabrikasını… Eleştirdiğimiz zaman da diyorlar ki bunun adı özelleştirme değil. O zaman bunun adı nedir? İnsanlar ekonomik sıkıntılarla inim inim inliyor, Ankara’da, İstanbul’da, zemheri soğukta insanlar tanzim satış kuyruklarında bekliyor, çıkıyor diyorlar ki ‘bu yokluk değil, bu halka ucuz meyve-sebze ulaştırmak.’ Sonrada ‘biz dünya lideriyiz’ diye bir söz söylüyorlar. Bir tarafta ‘Efendiler yarın Cumhuriyeti kuracağız’ diyen Mustafa Kemal, diğer tarafta ‘tanzim satışları’ kuran Recep Tayyip Erdoğan…  Acaba hangisi bir dünya lideri…”

Milletvekili Suat Özcan ekonomik krizi ve işsizliği rakamlarla anlattı…

CHP’li Muğla Milletvekili Süleyman Girgin’in ardından kürsüye gelen bir diğer Muğla Milletvekili Suat Özcan ise ülkenin içinde bulunduğu ekonomik krizi çeşitli rakamlarla anlatırken, işsizlikte gelinen son duruma da değindi. Milletvekili Özcan şunları söyledi:

“17 yıllık tek adam rejiminin bugün ülkeyi getirdiği noktayı benden önce konuşan tüm arkadaşlarım sizlere anlattı. Bugün ülkemizde açlık sınırı 2 bin lira civarında, yoksulluk sınırı ise 6 bin lira civarındadır. Bir yılda tarımda 264 bin kişi işsiz kaldı. İmalat sanayinde 188 bin kişi, inşaat sektöründe 243 bin kişi, kamu ve savunma sektöründe 484 bin kişi ve daha nice işsiz kalan insanlar… Ekonomi, satarak düzeltilmeye, kurtarılmaya çalışılıyorken, diğer yandan elektrik-doğalgaz ve akaryakıt zamlarıyla açık kapatılmak isteniyor.

Biz ruhumuzu; Çanakkale’den, Ankara’dan, Afyon’dan, Dumlupınar’dan aldık. Biz; cumhuriyetle, kalkınma ve refaha ulaşma anlayışını Atatürk ve İsmet İnönü ile başlattık. Uçak ürettiğimiz günleri yaşadık. Bugün ise elde avuçta ne varsa o satılıyor. AKP’li belediyelerle CHP’li belediyeler arasında bir fark var. Birinde; rant var, evlerine kapatılarak televizyonların başında algı yaratılma, diğerinde ise 24 saatlik yaşamda ne varsa CHP’li belediyelerde o var. Bizim belediyelerimizin olduğu yerde insanlar eğlenmeye, dinlenmeye geliyorlar. Çünkü oralarda birlik ve beraberlik, huzur var. Çünkü CHP’li belediyelerde Atatürk’ün yarattığı çağdaş kentler var.”

 

Seçim Ofisi açılışı için düzenlenen törende son olarak Milas Belediye Başkanı ve 31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimlerde, Millet İttifakı’nın Belediye Başkan Adayı olan Muhammet Tokat kürsüye çıktı.

Alkışlarla ve tezahüratlarla kürsüye, eşi ve kızı ile birlikte çıkan Başkan Tokat, uzun bir süre alandaki Milaslıları selamladı ve onların tezahüratlarına teşekkür ederek karşılık verdi. Başkanın ardından bu kez, Millet İttifakı’nın Milas Belediye Meclis Üyesi adayları anons edilerek, alandaki vatandaşlara tanıtıldı.

Nerdeyse alandaki tüm katılımcıları sayarak ‘hoş geldiniz’ diyen Başkan Tokat konuşmasının ilk bölümünde, başkan olduğu ilk dönemde Milas merkezde, ikinci dönemde ise kırsal mahallelere yaptığı hizmetleri anlattı.

“Ben gücümü Milas halkından alıyorum”

Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat şunları söyledi:

“Bir yerel yönetici, bir siyasetçi olarak her zaman bana olan güveniniz asla boşa çıkmayacaktır. Çünkü hayat felsefem, her zaman bana güvenenlerin güvenini boşa çıkarmamak olmuştur. Millet İttifakı adı altında bir araya gelerek bu memleketi hak ettiği hizmetlere kavuşturmak için İYİ Parti ile birlikte yola çıktık. Her iki partinin genel başkanlarına, il ve ilçe başkan ve yöneticilerine, bu memleketin ekmek gibi, su gibi ihtiyacı olan bu ittifakı gerçekleştirdikleri için yürekten teşekkür ediyorum.

Ortak sevdamız Milas’tır… Ortak sevdamız vatandır… Ortak sevdamız cumhuriyettir, Atatürk’tür.

Değerli hemşehrilerim. Bana iki dönem Milas’a hizmet etme onurunu bahşettiniz. Bu teveccühünüze karşılık sizlere şükran borçluyum. Hayatımın en güzel ve anlamlı dönemi, belediye başkanlığı yaptığım bu süreç olmuştur. İki farklı ve iki farklı usulde belediye başkanlığı yaptım. Birinci dönemim sadece Milas merkezdeki 13 mahalleyi, ikinci dönemim ise Büyükşehir yasası ile kapanan 5 belde ile birlikte tüzel kişiliğini kaybeden 114 köyümüzün katılımıyla 132 mahallemize hizmet verdik. İkinci dönemde, Türkiye’de en fazla köy sayısına sahip birkaç ilçeden biri olan ilçemizde, tüm olanaklarımızı seferber ederek, halkımızın ihtiyacı olan acil hizmetleri ulaştırmaya çalıştık.

İlk dönemde, kentimizin en acil ve en önemli sorunu olan altyapı sorununu, İller Bankası aracılığıyla çözdük. Yaklaşık 1,5 yılda tamamladığımız altyapı çalışmasında, toplam 272 km boruyu kentin altına döşedik.

Elbette kentin her tarafı bir anda kazılmış, insanlar evlerine ve işyerlerine ulaşmakta sıkıntılar yaşamıştı. Bu nedenle belki de Milas’ın tarihinde benim kadar küfür yiyen, hakaret işiten başka bir belediye başkanı olmamıştır. Ancak ben bugün o küfürleri, bir onur madalyası olarak taşıyorum. Neden mi? Geçtiğimiz ay içinde bölge olarak son yılların en fazla yağışını aldık. Çevremizdeki tüm ilçelerde, ilçemize bağlı birçok mahallemizde sel ve su baskınları yaşandı. İki canımızı yitirdik. Gözümüzün önünde büyük ve küçükbaş hayvanlar telef oldu. İnsanlar evlerinde mahsur kaldılar ama Milas’ın cadde ve sokaklarında neredeyse insanlar, ayakkabıları dahi ıslanmadan yürüdüler. O çekilen sıkıntı ve cefanın, bugün sefasını sürüyoruz.

Altyapı ile birlikte; sosyal ve kültürel alanda, sanat ve sporda da gerçekten önemli projelere imza attık. Bugün Milas, altyapısı sağlam ve üstyapısı gelişmiş bir kent olarak ışık saçmaktadır. Akıllı ve vicdanlı yatırımlarla Milas, gerçekten önemli bir gelişme kaydetti.

Altyapının ardından üstyapı için de 100 milyondan fazla para harcayarak; yolları, bisiklet ve yürüyüş yolları, sosyal donatı alanları, restore edilen tarihi mekânlarıyla Milas, değişen ve gelişen bir kent olmuştur.

Seçim sürecine girilmesiyle birlikte iktidar partisi AKP kanadından vatandaşa verilen vaatler havada uçuşuyor. Bir doğalgaz meselesini tutturdular gidiyorlar. Neredeyse Milaslılar doğalgazdan zehirlenecek! Nüfusu 50 bini geçen ilçelere 2023’e kadar doğalgaz gelecek denilen kanunu siz çıkardınız. Sanki 10 yıldır Milas’ı yöneten kaymakamlar, belediye başkanları ve diğer kurumlar, doğalgazın gelmesi için hiçbir çaba harcamamış! Bu nedenle doğalgazın, bir siyasi malzeme olarak kullanılmasına kesinlikle izin vermeyeceğiz.

24 Haziran seçimleri öncesinde AKP’lilerin seçim bildirgelerine baktım, hiç doğalgazdan söz edilmiyor. Bizden ayrılan ve AKP’den belediye başkan adayı olan değerli arkadaşımız, bildiğiniz gibi bir önceki seçimlerde bizim partimizden adaydı. Onun da konuşmalarına baktım, o da hiç doğalgazdan bahsetmiyor. Hâlbuki ben o dönemde doğalgaz mücadelesi veriyordum. Eğer doğalgaz hükümet desteğini arkasına alan belediyelerin getireceği bir şey olsaydı, bugün Muğla’daki doğalgazın olduğu üç ilçenin de AKP’li belediyeler olması gerekirdi. Oysa üç ilçe de CHP’li belediyelerdir. Bu nedenle ben de son günlerde espri olsun diye diyorum ki; eğer Milas’a doğalgaz gelecekse bunu ancak CHP’li bir belediye getirir… Bu nedenle doğalgaz isteyen hemşehrilerimizin bize oy vermesini söylüyorum.

Milas Belediye Başkanı olarak ilk dönemimde altyapı çalışmalarına başlamadan, doğalgaz hattının da döşenmesi için çok çaba harcadım. O gün elimden kimse tutmadı. O zaman Milas’ta hava kirliliği yok muydu? Ya da Milaslılar o zaman doğalgaza layık değil miydi? Siz o zaman neredeydiniz? Siz bugün Ankara’daki ağabeylerinize güvenerek konuşuyorsunuz, ben ise sadece Milaslı hemşehrilerime güveniyorum. Ben sadece onlardan güç ve destek alıyorum.”

Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat, konuşmasının ikinci bölümünde ise, 2014 yılından itibaren büyükşehir yasası ile birlikte 132 mahalleye hizmet götürmeye çalıştıklarını belirterek; “Yasa ile birlikte ilçe belediyesi olarak gelirimiz düştü ancak hizmet alanımız arttı. Belediyeler için en önemli gelir kaynağı olan su, otogar, otopark ve mezarlık gelirleri, büyükşehire devredildi. İller Bankası’ndaki gelirimiz azaldı. Köyden mahalleye dönüşen yerlere 5 yıl, daha sonra da 2023’e kadar emlak vergisi muafiyeti getirildi.

Her şeye rağmen, hiçbir konuda mazeret üretmeden vatandaşımıza hizmet götürmeye devam ettik. Önümüzdeki dönem oluşacak yeni meclis üyelerimizle birlikte halkımıza hizmet götürmeye devam edeceğiz. Bu projeleri de sizlerle paylaşacağız. Organize Sanayi Bölgesi, yeni Fuar Alanı, yapımına başladığımız Hacıilyas Meydanı, mesire alanı, gölet ve seyir terası gibi projelerimizi yakında sizlerle paylaşacağız.

Ne demişte Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk; ‘Milleti, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.’ Bu sebeple CHP ve İYİ Parti tarafından kurulan Millet İttifakı, Türk insanının ekmek ve su gibi istediği bir ittifaktı. Ben böyle bir ittifakın adayı olmaktan, güç almaktan onur ve gurur duyuyorum.”   

Yapılan konuşmaların ardından seçim ofisinin önünde ‘barış güvercinleri uçurularak, açılış kurdelası kesildi.

 

 

 

 

Editör: Adem KANKAYNAR
Beğendim 1 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık