Birliğim Gıda Sol Sabit
Sağ Sabit SARI KONAK

Herkese cinsel eğitim…

Cinsel eğitim çok hassas ve zor bir konu. Geçen hafta Milas’ta Menteş Remzi Ozan Mehmet Kadıoğlu Özel Eğitim Uygulama Okulu’nun katkılarıyla düzenlenen konferansta “Özel” (Zihinsel Engelli) bireylere cinsel eğitim konusu, Doç. Dr. Ayten Uysal Düzkantar tarafından anlatıldı.

Herkese cinsel eğitim…

ÖNDER HABER/ GÜLÇİN ERŞEN
Düzkantar, bir gazeteci olarak katıldığım konferansta, konuyu hem akademisyenlerin hem de eğitimsiz ebeveynlerin anlayabileceği şekilde, öyle ustaca anlattı ki; neredeyse tamamını izleyip, not tuttum. Şimdi, herkese yararlı olacağını umarak, notlarımdan bir kısmını burada aktaracağım:
Cinsel gelişim doğar doğmaz başlar. Doğru, uygun davranışları kazandırmak, yanlıştan, kötüden sakınmakla olur. Amacımız çocuklara istendik; toplumun kabul ettiği, toplumu rahatsız etmeyen davranışlar kazandırmak.  
Freud’un Psiko Seksüel Gelişim Kuramı’na uygun sırayla gidilir:
•         Oral (0-18 ay) Dönem
•         Anal (18-36 ay) Dönem
•         Fallik (36-60 ay) Dönem
•         Gizil – Latent (6-11 yaş) Dönem
•         Genital (11-18 yaş) Dönem
 
Kutsal kitabın ilk emri “Oku”. Biz insan yavrusunu okumayı öğreneceğiz. Burada öğrendiklerini herkes komşularına, yakınlarına anlatsın.
İlk 6 ay:
Çocuğa bir donanım verildiğinde, aslında size (ebeveynlere) yeni bir görev verilmeye başlanır. Dişleriyle birlikte nefsi de ortaya çıkıyor. (Annesini emerken, memeyi ısırmak istiyor.)
Birinci Kural: “İsteyebilirsin, yapabilirsin, ama kimseye zarar veremezsin.” Bu kural yetişkinlikte ve yaşamın her alanında geçerlidir.
1 Yaş:
Yürür, yatak odasından ayrılır. Kendi odasında emzirilir. Böylece odası “güvenli alan” haline gelir. Bezini banyoda açıp, odasında giydireceğiz. Artık, bezini ayakta değiştireceğiz.
“Bu dönemde çocuğu AR’ından utandırmayın. Nefsine karşılık arı büyümeli. (Bebeği yatırarak ve altını kirlettiği için azarlayarak bezini değiştirmeyin; ileride ırzına geçilirken, sesini çıkaramamasına, dolayısıyla rıza gösteriyormuş gibi algılanmasına neden oluyor.)
            ORAL dönem, meme bırakmakla biter. Meme bıraktırmak travmatik olursa, çocuğun ileride insanlara güveni ve inancı sarsılır. Arına ve aklına seslenerek, artık daha az haz almasını sağlarız; fiziksel etkileşimle güveni birlikte devreye sokup, başka keyifli etkinliklere, oyuna yönlendirmeliyiz.
 
Ar duygusu ve Mahremiyet
 
“Mahremiyet” in 3 önemli unsuru var: Örtülülük, Gizlilik, Dokunulmazlık.
ANAL dönemde (nörolojik gelişim) kişilik gelişimi eğitimi verilir.
FALLİK dönemde (Oedipus – Elektra Kompleksi Dönemi), çocuk cinselliğini fark ediyor. Çocuklara cinsel organların – yalnızca - tıbbi adlarını öğretin (Yalnız tıbbi adlarını öğrenselerdi, bunları kullanarak küfür de edemezlerdi). Her organın birer adı varsa, cinsel organın niye çok adı olsun?...
Cinsler arasında eksiklik – fazlalık durumu yoktur. Cinsel organların yapısı, üretimi dengeli kılmaya uygun yaratılmıştır. Bunu çocuklara iyi anlatmak gerekir.
Özürlülere karşı normal tutum da bu yaşlarda geliştirilir.
Üç buçuk – dört yaşlarından itibaren kendi yavrumuza bile sarılırken izin istemeliyiz. Ona da izin alması gerektiğini öğretmeliyiz.
Kızmadan, bağırmadan, aşağılamadan, pekiştirerek öğretmeliyiz.
Çocuğa, anne babasının niye birlikte, kendisinin niye yalnız yattığının anlatılması lazım.  (Bu yaşlarda kız çocuk kendisini annesiyle, erkek çocuk da babasıyla özdeşleştirmeye meyillidir.) Anne ve babalar çocuklarına sevgili muamelesi yapmamalı (“Aşkım” gibi sözcüklerle seslenmemeli, dudaklarından öpmemeli…)
Çocuğa bir “uyku arkadaşı” (oyuncak bebek, ayıcık) verilebilir.
Karşı cinsin tuvaletine sokulmamalı, başka cinsin mahremiyetine saygı duymalı. Mahremiyet algısı olmazsa, çocuğa ve kadına cinsel tacizler artar.
GİZİL (LATENT) döneme kadar her şey sağlıklı gittiyse, bu dönemde bir sorun yaşanmaz. Ama, “Özel Çocuklar” için bu dönem, “Silbaştan ve kalıcı eğitim” dönemidir.
Tacizden korunma eğitimi verilmeli. Çünkü, bu dönemde anne babadan vazgeçip, başka yetişkine (Genelde öğretmenine, ağabeyinin ya da ablasının arkadaşına) aşık olmaya meylediyor. Yapılan araştırmalara göre; birinci dereceden akraba tacizi yüzde 98, yabancı tacizi (babanın ya da ağabeyin arkadaşı) yüzde 1.5, yabancı biri tarafından kaçırılıp ırzına geçilen çocuklar yüzde 0.5 oranında.
“Güven Çemberi” ne giren 5 kişi dışında özel çocuğa kimse dokunamaz. Oyunla “kötü dokunma”, iyi ve kötü dokunmayı ayırt etme, kötü dokunmayı ihbar etme öğretilmelidir. Güven çemberindeki 5 kişi dışında kimseden hiçbir şey alınamaz.
 
Aşk ve seks ayrımı
 
İnsanın içinde aşkı arayış var. Aşk içinde seksi barındırmaz. Gerçek aşk; görmesen ve erişemesen de o varlığı sevmektir. Seçkisiz sevme yoktur. Seçerek sevmeyi öğrenecekler. Sevmeyi bilmezsen, nefret edersin; nefret şiddeti getirir. Oysa sevmediğimiz kişiye bile zarar vermemeliyiz.
Sevmek için izin istemeyiz, ama dokunmaya izin istemeliyiz. Sevmek zararsızdır. Çocukları aşklarından ötürü utandırmamalıyız.
Sakarlıklar bu dönemde başlar. Anlayış göstermeliyiz.
Tüy temizleme ve kızlarda ped kullanımı başlatılmalı. Özel çocuklarda “Model Alma” yöntemi kullanılır. (Doç. Dr. Düzkantar, bunun nasıl yapılacağını, salondaki uzmanlara ve ebeveynlere, anlayacakları şekilde, ayrıntılı anlattı.)
ERGENLİK döneminde erkek çocuğa sabah duş alma, rahatlama olanağı sağlanmalı. Aile eğitimlerine anne ve babayı birlikte almak lazım. Erkekler de hayatlarındaki kadınların (eşi, çocuğu, kardeşi) mens dönemini (Âdet döngüsünü) bilmesi ve ona uygun davranması gerekir. (Düzkandar, kadınların bu dönemde fiziksel ve ruhsal açılardan ne denli gergin olduğunu, bu dönemlerin cinayet suçunda hafifletici neden sayıldığını anlattı.)
Özetle; yalnızca özel çocukların aileleri ve uzmanlar için değil; herkes için yararlı bir konferanstı. Tekrarlanmasını, basında ve okullarda da cinsel eğitim konusunun işlenmesini, doğru biçimde anlatılmasını diliyorum.
 
Gülçin ERŞEN – 5 Aralık 2019
 

HABERE AİT RESİMLER

Editör: Gülçin Erşen
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık