Muhammet Tokat: “Güllük’ün su sorunuyla hiç bağlantımız yok..”

​​​​​​​Güllük’te yaşanan yüksek su faturalarına vatandaşlar tepkilerini sürdürürken, Radyo Gözlem’de programa katılan Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat 2006 yılında dönemin Belediye Başkanı Mehmet Yavuz Demir ve meclis oluruyla AKFEN Firması ile imzalanan sözleşme sebebiyle hiçbir itirazda bulunamadıklarını ve sözleşmeyi fesih etme yetkilerinin bulunmadığını söyledi.

Muhammet Tokat: “Güllük’ün su sorunuyla hiç bağlantımız yok..”

Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat, Radyo Gözlem’in konuğu oldu. Gizem Kapusuz tarafından hazırlanan ve sunulan program da Güllük’te yaşanan yüksek su faturaları da konuşuldu.

Milas Belediyesi’nin, Güllük’te yaşanan yüksek fiyatları ve su işletmesi ile ilgili bugüne kadar hiçbir bağlantısının olmadığını söyleyen Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat; “Su faturalarına Güllüklü vatandaşların tepkileri var. Bilinçli ya da bilinçsiz bu yüksek faturalarla ilgili şahsıma da hakaret noktasına varan söylemleri var. Ben bu iş içinçok emek sarf ettim, hatta hala da sarf ediyorum. Ama öncelikle şunu söylemem lazım. Güllük’ün su meselesiyle Muhammet Tokat’ın ya da Milas Belediyesi’nin doğrudan hiçbir ilgisi olmadı. Eskiden Güllük Belediyesi vardı. Büyükşehir Belediyesi kurulunca Güllük Belediyesi Büyükşehir’e MUSKİ’ye geçti. Bu olayın birinci sorumlusu olarak bizlerin gösterilmeye çalışılması gerçekten bizleri üzüyor. 1 yıl sözleşmeyi okudum. Ben Milletvekilimiz Mehmet Yavuz Demir ile de konuştum. Halkımızın konuyu anlaması anlamında birkaç şeyi izah etmem lazım. Milletvekilimizin açıklamaları çok talihsiz açıklamalar.

Güllük’te yaşanan olay bir imtiyaz devridir. İmtiyaz devri tehlikeli bir şeydir. Biz Belediye yönetiminde bulunduğumuz süre içerisinde değişik alanlarda bize çok imtiyaz devriyle ilgili tekliflerle gelen oldu. Biz imtiyaz devrine yanaşmadık. Kanunun sadece belediyelere tanıdığı bazı imtiyazlar var. Su gibi, altyapı gibi, imar, ulaşım gibi. Bu imtiyazı bir şirkete devrediyorsunuz. Ben bu imtiyazı kullanmıyorum, şirket kullansın diyorsun. Bu bir tercihtir ama özellikle su gibi hayati bir meselede bu çok tehlikeli bir tercihtir. Türkiye’de bunun Güllük’ten başka bir örneği yok. Niye Türkiye’de Güllük’teki gibi su imtiyazı devri yok. Peki Güllük halkı neden suyu bu kadar pahalı içiyor? Şunu net olarak söyleyebilirim. Milletvekilimizin Güllük halkını bir hizmetle buluşturma gayretini ve çabasını tabii ki bir Belediye Başkanı olarak ben de takdirle karşılıyorum. O da böyle bir hizmet getirmesine rağmen olayın bu noktada sıkıntılı hale gelmesinden muzdarip. Ama bu açıklama bu işi doğru yansıtan açıklama değil. Ben özellikle Milletvekilimizden bir dahaki açıklamasına kadar imzalamış olduğu sözleşmeyi bir daha okumasını istiyorum. Ben bir hukukçu olarak o sözleşmeyi okudum. MUSKİ Genel Kurulu’nda bu konu konuşuldu. Yaşanan bu sıkıntılara vesilesiyle halkın tepkilerini de anlıyoruz. Kırsal mahallelerde şuanda su ucuz. 1 lira, 2 liraya su içiyor kırsal mahallede yaşayan vatandaşlarımız. Onlar bile bu su fiyatına isyan ediyor. Ne zaman bir MUSKİ faturası gelse hemen sosyal medyada faturalar dolaşmaya başlıyor. 1, 2 liraya itiraz olan bir memlekette 11 lira olan ve şuan istenen sözleşme yenileme ücretlerine tabii isyan etmek doğaldır.

Vatandaşlarımızın net olarak şunu bilmelerini istiyorum biz her zaman vatandaşlarımızın yanındayız. Ama eski yapılan sözleşme sebebiyle bağlıyız.  Sözleşmeye baktığınız zaman eski Güllük Belediyesini, şimdi MUSKİ’yi o kadar bağlayan, hareket kabiliyetini kısıtlayan düzenlemeler var ki… Milletvekilimizin açıklamasında Belediye Meclisinin kararı olmadan bunlar zaman yapamazlar söylemi var. Bal gibi yapabilirler. Sözleşmeye göre sadece 2006 yılında ilk Güllük Belediyesi zamanında imtiyaz sahibi firmayla sözleşme yapılırken ilk tarifeyi Belediye Meclisi belirleyecek ve Güllük Belediye Meclisi 2006 yılında belirlemiş. Sonraki dönemlerde TEFE-TÜFE’ye göre 6 ayda bir değişecek. Artık Belediye Meclisinin bir karar alması, yetkisi yok. Sözleşme bu kararı bir kere belediyeye vermiş ve Sayın Mehmet Yavuz Demir 2006 yılında meclisiyle beraber kullanmış. Bugün eğer geldiğimiz noktada TEFE-TÜFE’ye göre çok yüksek fiyata su faturası ödüyorsa Güllük halkı demek ki ilk belirlerken yüksek belirlemişler.

Burada MUSKİ’nin ne suçu var, Osman Gürn’ün ne suçu var, Muhammet Tokat’ın ne suçu var? Şimdi diyorlar ki alın, HZR’nin elinden halkı kurtarın. Efendim sözleşmeye bakalım. Sözleşme MUSKİ’ye dava açma hakkı bile vermiyor. Tahkim Heyeti diye bir şey getirmişler MUSKİ ancak hakem heyetine gidebilir ve iki taraf ortaklaşa fes etmediği sürece tek tarafın fes hakkı yok. MUSKİ tazminatını ödüyorum tek taraflı fes ediyorum deme hakkına sahip değil şuan.

Şimdi bunu imzalarken eğer okuduysak o sözleşmeyi şimdiki yönetimi bununla suçlamak

Dün MUSKİ genel kurulunda yaptığım konuşmada hem Osman Gürün Başkanımıza hem de MUSKİ yöneticilerine, meclise dedim ki Güllük halkını bu dertten kurtaranın heykelini dikerler. Burada kurtaramayan değil suçlu. Burada bir sözleşme imzalanmış, özellikle firma açısından sağlam ve Uluslararası Tahkim Kurulu kurallarına göre düzenlenmiş. MUSKİ’nin fesih, itiraz ve dava hakları tamamen ortadan kaldırılmış. Yani şöyle bir şey mümkün değil. Güllük halkı da bize diyor. Aboneler olarak ne kadarsa katlanalım bizi kurtarın. Ancak vereceğim parasını alacağım ben bunu gibi bir şey sözleşmeye göre mümkün değil.  İmzalanan sözleşme ancak iki tarafın ortaklaşa feshi ile sonlandırılabiliyor. HZR ben bırakmam, devam edeceğim diyor ve bu şartlarla neden bıraksın ki? Herkes MUSKİ’ye yükleniyor. MUSKİ ne yapsın? Önünde imzalanmış bir sözleşme var. Bununla ilgili çok önemli çalışmalar yapıldı. Ben bu konuda çok uğraşmış bir Belediye Başkanı olarak çok üzgünüm. Bu işin sorumluluğu bendeymiş gibi bana bu kadar haksız yüklenilmesini anlamıyorum.

Ayrıca şunu belirtmek istiyorum. Özellikle bu en son yapılan sözleşme yenileme ücretine vatandaşlar dava açabilirler ve açan vatandaşlarımız da var. Su faturalarındaki artış sebebiyle, su birim fiyatının yüksek olması nedeniyle mağdur olan vatandaşlarımız da bu uygulamaya karşı dava açma hakkı var.  Tüketici Hakem Heyeti’ne giderek oradan sonuç bekleyip, dava sürecini daha sonra da başlatabilirler” dedi.

Editör: Celal DURGUN
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık